Tüp Bebek Merkezi
Prof Dr. Cem Fıçıcıoğlu web sitesine hoşgeldiniz.
WEB SİTEMİZE GİRİŞ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.
Prof Dr. Cem Fıçıcıoğlu web sitesine hoşgeldiniz.
WEB SİTEMİZE GİRİŞ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.
Sabah Gazetesi - Gurgan Clinic Tüp Bebek Merkezi
Türkiye’de ilk kez ilaçsız tüp bebek
Tüp bebek isteyen Emel Emir’in rahatsızlığı, hormon ilacı almasına engeldi. Genç kadın, Türkiye’de ilk kez ilaçsız tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi oldu.
Defne bebek tüp bebek tedavisinde çığır açtı. Çünkü annesi onu dünyaya getirirken, diğer tüp bebek sahibi olan annelerin kullandığı hormon iğne ve ilaçlardan bir tane bile almadı. Böylece tedavinin maliyeti de neredeyse yarı yarıya azaldı. Defne bebek de, tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen kadınların hormon ilacı almak zorunda olmadığını da kanıtlamış oldu. Çiçeği burnunda anne Emel Emir 27 yaşındaydı ve eşi ile beş yıldır bebek istiyorlardı. Ancak “Polikistik Over Sendromu” nedeniyle kısırlık tedavisi görmüş hatta bir kez başarısız tüp bebek denemesinde bulunmuştu. Emel Emir’in hormon ilacı alarak tüp bebek denemesi son derece riskliydi. Emir’in anne olması için, Prof. Dr. Timur Gürkan tarafından beş yıldır üzerinde çalıştığı ve dünyada son derece yeni bir yöntem oyan “ilaçsız tüp bebek yöntemi” uygulandı. Yöntem için uygunolduğunun belirlenmesinin ardından Emel Emir’in küçük bir operasyonla yumurtaları toplandı. İğne ve ilaçlarla anne karnında olgunlaştırılmak yerine, yumurtalar laboratuvarda olgunlaştırıldı. Yumurtalardan da yine laboratuvarda embriyo elde edildi. Üç embriyo anne rahmine yerleştirildi. Ve Emir çifti 31 Ağustos’ta bebeklerini kucaklarına aldı.
35 HASTADAN 5′İ GEBE KALDI
Prof. Gürkan polikistik yumurtalık hastalığı olan kadınlar için bu yöntemin alternatif tedavi olduğunun altını çiziyor. Yöntemin, aileleri bin YTL ilaç masrafından kurtardığını belirten Gürkan, yumurtaları erken yaşlanmış veya azalmış kişilerde de bu yöntemin uygulanabileceğini söylüyor. İlaçsız tedavi yöntemi, ilkin Kanada Montreal’de, McGill Üniversitesi’nde uygulandı. Türkiye’de ise bu yöntemi Prof. Gürkan yönetimindeki CLINIC Tüp Bebek Merkezi uyguluyor. Merkez, çalışmalarını McGill Üniversitesi ve Danimarka’nın Kopenhag Üniversitesi’yle birlikte yürütüyor. Şu ana kadar, yöntemin uygulandığı 35 hastadan 5′inde gebelik elde edildi.
ESRA TÜZÜN
Sabah
Tüp bebek

Büyükannelerin kızlarının çocukları için taşıyıcı annelik yapmasından sonra bu kez de 72 yaşındaki bir İngiliz, torununun hem babası hem de büyük babası olacak… Kısırlık tedavisine rağmen çocuk sahibi olamayan gelini ve oğluna “sperm vermeyi” kabul eden büyükbabanın, böylece torununun da biyolojik babası olacağı ifade edildi. İsmi gizli tutulan aile, bunun başka birinden sperm almaktan daha iyi olduğunu söylerken, uzmanlar ve psikologlar “Etik değil, çocuğun psikolojisi bozulur” diyerek, karşı çıkıyor… Bugüne dek her yolu denemelerine karşın son çare olarak “tüp bebek” yöntemine başvuran 30′lu yaşlardaki çift ise, “Biz bebeğimizin mümkün olduğu kadar kendimize benzemesini istiyoruz. Tanımadığımız birinden sperm almak yerine babamızın spermini kullanmak daha doğru. Hiç olmazsa çocuğumuz bize benzeyecek” diyor.
Tüp bebek

Tüp bebeğe miras yok
17 Ocak 2008 Perşembe 12:53
Tüpte döllenmiş bebeğin, babanın mirasçısı olamayacağına karar verildi.
ABD’nin Arkansas eyaletinde yüksek mahkeme, baba öldükten sonra ana rahmine yerleştirilen tüpte döllenmiş bebeğin, babanın mirasçısı olamayacağına hükmetti.
İlginç karar, doğal yollarla çocuk sahibi olamayınca tüp bebek yöntemine başvuran ancak suni döllenmeden kısa bir süre sonra kocasını kaybeden Amy Finley’in davası üzerine alındı. Yüksek mahkeme, bebeğinin kocasının mirasçısı olmasını isteyen annenin talebini reddederek, “Bu yolla doğan çocuğa varis olma hakkı verilemez” dedi.
İlaçsız tüp bebek yöntemi
06.12.2007
Çocukları olmayan aileler için tıpta çığır açan klasik tüp bebek yöntemine alternatif olarak geliştirilen ve anne adaylarına ilaç vermeden yumurtaların dış ortamda olgunlaştırılmasını sağlayan IVM’in (In Vitro Maturasyon) Türkiye’de ilk kez seri olarak uygulamasının başlatıldığı Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki (DEÜ) çalışmalar, 9. ayında olumlu sonuç verdi. Mart ayında hasta kabulüne geçen üniversitede, ilk bebek dünyaya geldi.
Alınan bilgiye göre, dünyada 1990’ların başında 7 yıl süreyle 56 kadında uygulanan, ancak 1998 yılına kadar vaka takdimi şeklinde kalan IVM, bu yıldan itibaren seri olarak Kanada Mc Gill Üniversitesi’nde uygulanarak, yüzde 40’lık başarı oranı yakalandı.
Bu yıllarda Mc Gill Üniversitesi’ndeki ekip içinde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Bülent Gülekli, bu yılın Mart ayından itibaren DEÜ’de seri olarak yöntemin uygulanmasını başlattı. Prof. Dr. Gülekli’ye ilk uygulamalarda, Kanada’da birlikte çalıştığı embriyoloji uzmanı Dr. Abdul Celil de eşlik etti.
Klasik tüp bebek yönteminde uygulanan ve bazı kadınlarda yumurtalıkların aşırı uyarılmasıyla ölümcül sonuçlara yol açabilecek ilaç kullanımı kaynaklı riskleri ortadan kaldıran IVM’in, Prof. Dr. Gülekli tarafından DEÜ’de başlatılan seri uygulamasında, ilk bebek dünyaya geldi.
Daha önce 2’si klasik tüp bebek yöntemi olmak üzere 10 kez çeşitli yöntemler uygulanan ve bu sırada ilaçlardan kaynaklanan yumurtalıkların aşırı uyarılması reaksiyonu nedeniyle hayati tehlike geçiren Işıl Çelik’in (26), IVM yöntemiyle 3 kilo 377 gram ağırlığında dünyaya getirdiği bebeğe, Elif Naz adı verildi.
Çelik’in doğumunu gerçekleştiren DEÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Sabahattin Altunyurt, annenin ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.
DEÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Gülekli, doğum sonrasında yaptığı açıklamada, halk arasında ilaçsız tüp bebek olarak adlandırılan IVM’in, bu yılın Mart ayından itibaren üniversitede seri uygulamasına başlandığını bildirdi.
Prof. Dr. Gülekli, “Ne mutlu ki, başladığımız aynı yıl gebeliklerimiz doğum aşamasına geldi. Bu, dünyada bir ilk aslında. Uygulamaya başladığı yıl doğumu gerçekleştiren ilk klinik burası” dedi.
Aynı durumun klasik tüp bebek yöntemine başladıkları zaman da gerçekleştiğini, bugün kliniğe gelen her iki hastadan birinin bu yöntemle gebe kaldığını ifade eden Prof. Dr. Gülekli, başarılarındaki tek nedenin, önceden yaptıkları ciddi hazırlıklar olduğunu, bunu IVM’de de yaşadıklarını kaydetti.
Kanada’da elde ettiği deneyimlerini burada sürdürmesinin de önemli bir avantaj sağladığını belirten Prof. Dr. Gülekli, IVM’in yararlarını şöyle özetledi:
“Klasik tüp bebek yönteminde, yumurtalar yumurtalıkta ilaçta verilerek olgun hale getiriliyor. IVM yöntemindeyse hastalar hiçbir ilaç kullanmıyor. Sadece bir-iki ultrason sonrasında yumurta toplama işlemine gidiliyor ve elde edilen olgunlaşmamış yumurtalar, laboratuvar ortamında olgunlaştırıldıktan sonra klasik tüp bebek işlemi yapılıyor. Bu yöntem ilaç maliyetini sıfıra indirdiği gibi hasta takibi maliyetini de düşürüyor. Ayrıca ilaçlara bağlı olarak yumurtalıkların aşırı uyarılması gibi ciddi reaksiyonlara da neden olmuyor.”