29. Şubat 2008
Akupunktur Tüp Bebek Tedavisinde
Akupunktur, Artık Tüp Bebek Tedavisinde Tamamlayıcı Tıp Yöntemi Olarak Kullanılıyor. Tüp Bebek Uygulamalarında Başarı Şansını Artırdığı Öne Sürülen Akupunktur, Tüp Bebek Yöntemi ile Çocuk Sahibi Olmak İsteyenlerin Yeni Umudu…
Akupunktur, artık tüp bebek tedavisinde tamamlayıcı tıp yöntemi olarak kullanılıyor. Tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırdığı öne sürülen akupunktur, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin yeni umudu…
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Bilgihan, akupunkturun, çocuk sahibi olamayan ailelerde, medikal tedavilere destek olan bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, ”Bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre akupunktur tedavisinin erkeklerde sperm sayı ve hareketliliğini artırdığı, kadınlarda ise yumurtaların olgunlaşmasına destek olup rahim kanlanmasını artırarak döllenmiş yumurtanın tutunmasını kolaylaştırdığı tespit edilmiştir” dedi.
9. Şubat 2008
GEBELİK
Adet kesilmesinden sonra gebelik olup olmadığı tespit edilebilir. Erken hamilelik döneminde gelişen plasenta tarafından yapılan HCG(human koryon gonodatropin) annenin kanında ve idrarında bulunmaktadır.Yapılan gebelik testleri de bu hormonun tayinine dayanır.
Evde yapılan gebelik testleri
Evdeki hamilelik test cihazlarının çoğunu eczaneden reçetesiz tayin edebilirsiniz. Eğer vücudunuzda yeterince HCG varsa,test cihazlarında bulunan kimyasal maddeler idrarınızdaki HCG ile reaksiyona girecektir. Testler HCG varlığını farklı yollarla gösterir.Bazıları sıvı içerisinde bir halka oluştururken bazıları da renk değiştirirler.Eğer usulüne uygun kullanılmazlarsa çok kolay yanlış sonuçlara ulaşılabilir. Bundan dolayı cihazlardaki bütün kurallara dikkatle uyulması çok önemlidir.Evde yapılan hamilelik testleri büyük ölçüde doğru olmalarına karşın %100 değillerdir.Yalancı negatif (hamile olduğunuz halde test olmadığınızı gösteriyor) sonuçlar az da olsa oluşa bilmektedir. Evde yapılan teste negatif sonuç aldığınız halde hamile kaldığınızı düşünüyorsanız zaman kaybetmeden hemen doktorunuza başvurun.Doktorunuz daha güvenilir testleri size uygulayacaktır.
Laboratuarda idrar testi
Tıpkı evde uygulanan test gibi,bu testte idrardaki HCG yi %100 e yakın bir doğrulukla ve hamile kalındıktan sonraki 7-10 gün gibi kısa bir sürede tespit eder.
Kan testi
Bu test %100 doğrulukla yapılmaktadır ve hamile kalındıktan sonraki ilk haftada pozitif sonuç verir. Bu testte serum yada kandaki HCG hormon düzeyinin artışı tespit edilir. Yalnız labratuvarda yapılan bu test en kesin sonucu verir.. Ayrıca bu test hamilelik süresinin saptanmasında da yardımcı olur. Bazı durumlarda (erken tespit istendiğinde) idrar testi ile görülmeyen hamileliği kan testi ile görürsünüz.
Gebelikte dikkat edilmesi gereken hususlar

Hamile kadınlar her zaman bir şeyleri dert ederler.Soluduğumuz hava kirli mi?İçtiğimiz su temiz mi? Eşimin içtiği sigara yada bu sabah içtiğim kahve bebeğimin sağlığına zarar verebilir mi? Ya dişçide çektirdiğim röntgen?Bu tür kaygılar hamileliği gereksiz yere sinir bozucu hale getirebilir. Ama bilgi; hem bunlardan kurtulmanızı sağlar hem de sağlıklı bir bebeğiniz olma olasılığını arttırır.Hamileliğiniz sırasında bebeğinize zarar vermemek istiyorsanız lütfen aşağıdakilere bir göz atın:
ALKOL
Hamileliğimizin ikinci ayına kadar genellikle hamile kalındığından habersiz olduğumuz için;bunu bilmemiz halinde asla yapmayacağımız şeyleri, bilmeden yaparız. Hamilelik süresince fazla içki içmenin bebekte birçok soruna yol açtığı gösterilmiştir.Bebeğin kan dolaşımına giren alkol miktarının anne kanındaki alkol yoğunluğuna yaklaşık olduğu ve annenin aldığı alkolü bebeğinde paylaştığı göz önüne alınırsa bu pek de şaşırtıcı sayılmaz. Alkolü bedenden atmak için gereken süre bebekte annenin iki katıdır.Yani anne hafif çakırkeyifken, bebek sarhoştur.Bazı kadınlar hamilelikleri süresince hafif örneğin geceleri bir kadeh içmelerine karşın sağlıklı bebekleri olabilir.Ancak bunun hiçbir garantisi yoktur. Hamilelikte güvenli alkol dozu, eğer varsa bile bilinmemektedir. Eğer gün sonunda yorgunluğunuzu atmak için bir kokteyl almayı veya akşam yemeğinde bir kadeh şarap içmeyi adet haline getirdiyseniz, belki de şimdi bu yaşam biçiminizi değiştirmenin tam sırasıdır.Gevşemek için içki alıyorsanız müzik, masaj, ılık banyo,spor, okuma gibi başka yöntemleri seçebilirsiniz.
SİGARA
Hamilelikten önce içtiğiniz süre ne kadar olursa olsun sigaranın gelişmekte olan bebeğe zarar verdiği konusunda kesin bir kanıt yoktur. Ama hamilelik sırasında içilen sigara kesin ve belgelenmiş hasarlar vermektedir. Sigara hamilelikte düşük ve ölü doğuma sebep olduğu gibi çeşitli komplikasyonlar da sigara içen annelerde çok daha sık gözlenmektedir.Bunlar arasında vajinal kanama, anormal plasenta yerleşimi,plasentanın erken ayrılması,erken kese yırtılması ve erken doğumdur.
X IŞINLARI (RÖNTGEN)
Hamilelik sırasında çekilen röntgenlerin güvenli olup olmadığı karmaşık bir konudur,ama tanısal amaçlı çekilen bu filmlerin bebeğe zarar vermesi çok nadirdir.Röntgen ışınlarından yayılan radyasyonun zarar verip vermeyeceğini üç etken belirler.Birincisi;radyasyon miktarıdır.Cenin ve bebekte ciddi hasar yalnızca çok yüksek dozlarda (50-250 rad)oluşur.Çağdaş röntgen araçları çok nadir olarak 5 rad dan fazla ışın yaydıkları için genellikle bir sorun oluşmaz.
İkinci etken, ışının ne zaman alındığıdır. Çok yüksek dozlarda bile yumurtanın rahme yerleşmesinden önce dokunun etkilenme riski yoktur.Bebeğin organlarının gelişiminin erken dönemlerinde (döllenme sonrası 3-4.haftalar) ve hamilelik boyunca merkezi sinir sisteminin zarar görme riski vardır. Ama bu yalnızca yüksek dozlarda gerçekleşir.
Üçüncü etken ise, rahmin gerçekten ışına maruz kalmasıdır.Günümüzün röntgen cihazları,görmek istenen alanı iyi belirlemekte ve diğer bölgeleri ışından korumaktadır.Röntgen filmlerinin çoğu annenin karın ve kalça bölümüne böylece rahme gelecek ışınları önlemek için kurşun bir levha ile çekilir.Ama karın röntgeninin bile zararlı olma olasılığı 10 rad dan fazla ışık yaymadığı için yoktur.
Ama tabi ki ne kadar küçük olursa olsun gereksiz risk almanın da bir mantığı yoktur.Bu nedenle genellikle acil önemi olmayan röntgen çekimlerinin doğumdan sonraya ertelenmesi önerilir. Bebeğin röntgen ışınlarından zarar görme olasılığı düşük olduğu için,anne adayının sağlığı açısından gereken bir röntgeninde çekilmesinden vazgeçilip anne tehlikeye atılmamalıdır.
Araba veya uçak seyahati Araba seyahatlerinizde sık mola vererek, tren seyahatlerinizde oturduğunuz yerden sık kalkıp kısa bir yürüyüş yaparak kan dolaşımınızın düzenlenmesine yardımcı olmalısınız.Yolculuklarınızda sık tuvalet ihtiyacınızı hatırlayarak tuvalete yakın yerleri tercih edin.Bu yolculuklarda emniyet kemerinizi takmayı unutmayın.Bu sarsıntılarda bebeğinize gelebilecek zararları önleyecektir. Uçak ile seyahat Eğer uçak yolculuğu yapacaksanız, uçak şirketinin hamile yolcular için olan tüm uygulamalarını öğrenin.Hamileliğinizin 28-36 haftalarında bu yolculuk için doktorunuzdan bir sakınca olmadığına dair belge almanız gerekecektir. 36. haftadan sonra ise muhtemelen uçuşunuza izin verilmeyecektir. Hamile kadınlar için basıçsız kabinleri olan küçük uçaklarla uçmak uygun değildir.Çünkü basınç değişiklikleri su keselerinin erken patlamasına neden olabilir.Uçak yolculuklarında bol sıvı alın. Uçarken vücudunuz daha kolay su kaybedip dehidrate olabilir.
GEBELİK
TÜP BEBEK MERKEZİ
BİLGİ PORTALI
9. Şubat 2008
KISIRLIK
İnfertilite (çocuk olmaması) günümüzde evli çiftlerin %15′inin karşılaştığı bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. İnfertiliteye sebep olan faktörlerin 1/3′ü kadına, 1/3′ü erkeğe ve 1/3′ü de her iki cinse aittir. Bu nedenle erkeğe bağlı faktörler sorunun yarısını oluşturmaktadır.
Kısırlık sorunu ile başvuran çiftlerin eş zamanlı olarak muayenesi gerekmektedir. Hastadan öncelikle iyi bir öykü alınması ve fizik muayenesi gereklidir. İyi bir öykü, doktora infertilitenin nedeni olabilecek bazı hastalıklar (hormonal bozukluk, geçirilmiş cerrahi veya enfeksiyonlar vb.) hakkında çok değerli bilgiler verir. Fizik muayenede hastanın genel görünümden başlayarak (sekonder seks karakterleri), testis ve üreme organlarının tam olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
İyi bir öykü ve fizik muayenenin ardından laboratuar ve gerekirse radyolojik değerlendirilme yapılmalıdır. Laboratuar değerlendirilmesinde ilk yapılması gereken spermiogramdır. Spermiogram dışında gerekli ise bazı hormon ve kan tetkikleride yapılmalıdır.
Kısırlık ve çaresi gebelik bilgi merkezi
tüp bebek merkezi bilgi portalı
5. Şubat 2008
Tüp bebek
Bebek hasreti, 19 yıl sonra Türkiye’de bitti Avustralya’da yaşayan Süreyya ve Bektaş Bişi’nin 1987 yılından beri duydukları çocuk hasreti 3 değişik hastanede toplam 15 kere aşılama ve tüp bebek denemesine rağmen dinmedi. Ancak bir yakınlarının tavsiyesiyle geldikleri Ankara’da Prof. Dr. Timur Gürgan’ın özel bir protokol düzenleyerek tedavi ettiği çift, 2006 yılında Mert adındaki oğullarını kucaklarına aldı. Henüz 35’ine bile gelmediği halde Avustralya’da tedavi olmak istediği merkezlerde “Artık denemeyin yaşınız geçti, yüzde 5 şansınız var” gibi moral kırıcı söylemlerle umutsuzluğa sevk edildiklerini ifade eden Süreyya Bişi, “Kararlılığımız bizi tedaviyi Türkiye’de denemeye yönlendirdi” diye konuştu.
HASSAS TEDAVİ YÖNTEMİ
Gürgan Clinic Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi’nde Prof. Dr. Timur Gürgan ile görüşen Bişi çifti, tedaviye başladığında Süreyya Hanım 35, Bektaş Bey ise 36 yaşındaydı. Prof. Dr. Gürgan, tedavi sırasında Süreyya Hanım’dan daha fazla sayıda yumurta alabilmek için özel bir protokol uyguladı ve yakın takiple sağlıklı yumurtalar elde etti. 22 Mart 2006’da da Mert doğdu. Bu yıl Türkiye’ye tatile gelen çift oğullarıyla birlikte Gürgan Clinic ekibini ziyaret etti.