Takip et: Tüp Bebek Forum | Facebook | Twitter

Buradasınız: Anasayfa » Ankara Tüp Bebek » Tüp Bebek İnfertilite Sonuçları

İnfertilite sonuçları

Erkeklerde kısırlık giderek artıyor!

Üreme çağındaki insanların yüzde 10 ilâ 15′i kısırlıkla karşı karşıya kalıyor. Her altı çiftten biri doÄŸal yollarla çocuk sahibi olamıyor. Kısırlık yüzde 40 kadına, yüzde 40 erkeÄŸe, yüzde 10 her ikisine baÄŸlı olarak, yüzde 10 da herhangi bir sebep olmaksızın ortaya çıkıyor. Ancak son yıllarda erkeklerde kısırlık çok daha dikkat çekici bir artış gösteriyor. Çünkü sperm sayısı ve sperm kalitesi gittikçe azalıyor.

Durum ilk kez 1991 yılında Danimarka’da yapılan bir araÅŸtırmayla ortaya konulmuÅŸtu. AraÅŸtırma son 50 yılda erkeklerin sperm sayılarının yarı yarıya düştüğünü ortaya koyuyordu. GeçtiÄŸimiz günlerde İngiltere’de Norwich Union Healthcare’in yaptığı açıklama da aynı noktaya parmak bastı: “Her 10 erkekten birinde kısırlık problemi var.” Ancak spermin son yıllarda güç kaybetmesinin nedeni kesin olarak açıklanamıyor. Yine de uzmanlar hormonlu gıdaları, sigara ve alkol tüketimini, Y kromozomunun zayıflamasını, tarımsal ilaçlar ve radyasyon gibi çevresel etkenleri bu durumdan sorumlu tutuyor.

Erkeklik kromozonu giderek küçülüyor
· Erkeklerde kısırlığın arttığı, sperm sayısının azaldığı ve kalitesinin düştüğü doğru mu?

Yaklaşık 50 – 60 yıl önceki sayımlara göre kısırlıkta ciddi bir artış var. 100 kiÅŸinin 15′i, 18′i çocuÄŸu olamaz hale geldi. Yani 6 çiftten biri kısırlık problemi yaşıyor! Hatta toplumda en sık görülen hastalık bu denebilir. Her 5 – 6 kiÅŸiden birinin doktora bu yüzden gittiÄŸini düşünün, dolayısıyla kısırlık büyük bir sosyo-ekonomik olay haline geldi. Özellikle erkeklerde sperm sayıları da son 50 – 60 senede yarı yarıya düştü. Son yıllarda erkek kısırlığının kadına göre daha çok arttığını da görüyoruz. Erkek kısırlığının oranı bundan 30 yıl önceki kitaplara bakıldığında yüzde 20 – 25 iken ÅŸimdi yüzde 40′a çıkmış durumda. Yani artık kadınla erkeÄŸin oranı eÅŸitlendi. Türkiye’deki oranlar da dünya ortalamasından çok farklı deÄŸil. Artık sperm sayıları azalıyor ve bu nereye kadar devam edecek bilinmiyor.

· Kısırlık neden artıyor peki?

Türkiye’de özellikle kuzeyden gelen kadınlarla Türk erkeÄŸinin yaygın iliÅŸkisi sonucunda gördüğümüz cinsel hastalıklardaki artış, sperm üretimini etkileyen bir faktör. Ayrıca günümüz toplumundaki yoÄŸun stres, özellikle Türkiye’de çok sigara içme, alkol kullanımı ya da çok sıcak ortamlarda bulunmak gibi etkiler sperm sayısını ve kalitesini düşürüyor, hareketini bozuyor. Yeni toplumun tercih ettiÄŸi slip tarzı çamaşırlar, dar blucinler de o bölgenin hararetini artırdığından etkili oluyor. Bu durumda döllenme daha zor oluyor ve çocuk sahibi olmak güçleÅŸiyor.

· Eskiye göre şimdi bu problemin daha çok görülmesinde başka ne etkili olabilir?

Evrim sürecinde Y kromozomu dediğimiz erkek kromozomu da küçüldü. Şu anda dişi olan X kromozomunun üçte biri kadar. Çünkü Y beceriksiz bir kromozom; diğer kromozomlar ürerken tam ikiye bölünüyor oysa Y kromozomu tam ikiye bölünemiyor ve daha çok fire veriyor. Böylece giderek kendinden kaybede kaybede kaybolmaya doğru gidiyor. Bu durum sperm sayısının düşmesi, kalitesinin azalması gibi konulara da etki ediyor.

Embriyo dondurma iÅŸlemi

Embriyo dondurma iÅŸlemi

· Peki erkekliğin tamamen yok olması mümkün mü?

Y kromozomunun günün birinde yok olacağı söyleniyor. Hayvanlar aleminde zaman içinde Y’si kaybolmuÅŸ birkaç tür de var. Ama bu erkekliÄŸin yok olacağı anlamına gelmiyor çünkü zamanla o görevleri baÅŸka kromozomlar üstleniyor. Ama Y’nin getirdiÄŸi erkeksi dış görünüş özelliklerinin deÄŸiÅŸeceÄŸi söyleniyor. Bu Y’si kaybolmuÅŸ hayvanlarda gözlemlendi. Y kayboldukça hatlar yuvarlaklaşıyor, tüyler azalıyor, geniÅŸ omuz gibi erkeksi yapısal farklılıklar kayboluyor. Tabii bu milyonlarca yıl sonrası için bir öngörü çünkü evrim süreci çok yavaÅŸ.

· Kısırlık ne zaman söz konusu oluyor?

Kısırlık dediÄŸimiz olay bir çiftin 6 ay – 1 yıl gibi bir süre denediÄŸi halde çocuk sahibi olamamasına deniyor. Bu noktaya gelindiÄŸinde ilk yapılacak olan çok kolay bir testle sperm sayımı yaptırmak. Bunu bir tüp bebek merkezinde yaptırabilirsiniz. Kısırlık nedenlerinin yüzde 50′si erkek faktörlü olduÄŸundan sorunu yüzde 50 oranında çözme ÅŸansınız var.

· Erkeklerin kısırlık konusunda tepkisi nasıl?

Erkeklerde de böyle bir sorun olabileceği daha kabullenilir hale geldi, doktora daha çok başvuruyorlar artık. Dahası çocuğu olmayacağını ya da zor olacağını anlayan bir erkek gururuna yediremediği bu işe daha çok sarılıyor, mutlaka çözüm alana kadar maddi, manevi her açıdan çok daha fazla uğraşıyor. Karısını da daha çok doktora getiriyor, bu sayede daha çabuk çözüme ulaşılıyor. Ama problem kadındaysa erkek karısı için o kadar çaba sarf etmiyor.

· Kısırlık söz konusuysa ne yapmak lazım?

Spermin sadece sayısı deÄŸil hareketi ve ÅŸekli de önemli. Åžekil bozukluÄŸu da kısırlığa sebep olabilir. Çok titiz bakılırsa yüzde 95′inin ÅŸekli zaten bozuk olarak tespit edilebilir ama yüzde 5′inin dört dörtlük olması lazım, o zaman yine çocuk sahibi olunabilir. Bozukluk yüzde 95′ten yüzde 99′a çıktığı zaman tüp bebeklik oluyor insan.

· Spermde şekil ve hareket bozukluğu nasıl oluyor?

Sayı olarak her mililitrede 20 milyon sperm olması lazım. Şekil olarak ise sperm üç bölümden oluşuyor. Spermin bir oval başı var, bir boyun kısmı var, ki o kısımda kuyruğunu sallamasını sağlayan aküsü bulunur, bir de sallayarak suda ileri doğru hareket etmesini sağlayan kuyruk kısmı var. Baş oval değil de top gibi olursa, çok büyük ya da çok küçük olursa, kuyruk kısa olursa, çift baş ya da çift kuyruklu olursa bunlar şekil bozukluğudur ve böyle sprem ile çocuk sahibi olunamaz. Bir spermin yüzde 40 oranında ileri doğru hareket ediyor olması lazım.

· Hiç sağlıklı sperm olmazsa ne oluyor?

Bazılarında sperm sıfır olabiliyor. Bunun iki sebebi var. Birincisinde doğuştan kanallar tıkalı oluyor ve sperm boşalma anında dışarı gitmiyor sadece su geliyor. Bu durumda yumurtalıktan sperm alınıp tüp bebek yapılıyor. İkincisindeyse yumurtalık doğuştan kasıkta kalabiliyor, testise hiç inmiyor. Dolayısıyla vücut ısısında tüm spermler daha bebeklikte haşlanıp gidiyor. Bunu önlemek için tek çare erkek bebeklerin testislerinin doğduğu zaman kontrol edilmesi. İlk bir yıl içinde bu durum tespit edilirse çözümü çok kolay, bir ameliyatla yumurtalık testise indiriliyor. Ama bir yaşına kadar müdahale edilmezse ileriki yaşlarda o kişinin çocuk sahibi olması için hiç umut kalmıyor. Anne ve babalara yeni doğan erkek çocuklarını muayene ettirmelerini şiddetle tavsiye ediyorum.

Tedavi gören bir erkeğin gözünden

“Spermin yok dediler, yıkıldım”

32 yaşındayım. 2001 yılında evlendim. Altı ay boyunca denememize rağmen hamilelik olmayınca bir sorun olduğunu anladık ve tetkikler yaptırdık. Bendeki sorunun azosperm olduğunu öğrendim. Yani hormon rahatsızlığı nedeniyle vücut sperm üretmiyordu. Hiç sperm yok denilince büyük bir umutsuzluğa kapıldık.

Tedavi için bütün üniversitelere, doktorlara hatta akupunkturculara bile gittim. Ama 4 yıl boyunca dozu ayarlanamadığı için hücre çıkışı bir türlü olmadı, hiçbir sonuç alamadık. Kısırlık ağır psikolojik etki yaratıyor. Evlendikten sonra arkadaÅŸlar yanımızda çocuktan bahsedince o ortamdan kaçıyorduk, kendimizi çevremizden soyutluyorduk, çocuk lafı duymayı bile istemiyorduk. Bize de ‘niye çocuÄŸunuz olmuyor’ diye soran çok oldu, ‘daha erken’ gibi sözlerle geçiÅŸtirmeye çalıştık. Ama bu sorularda imalar da çok oluyor. Çünkü böyle durumlar hastalık gibi görülüyor. ÇocuÄŸu olmayanlara deÄŸiÅŸik gözle bakılıyor, küçümseniyor.

Ama eÅŸim ve ben bunu bir hastalık olarak deÄŸil çözülmesi gereken bir konu olarak gördük. ‘Sorun sende ya da bende’ diye hiç konuÅŸmadık, bu sorunu çözmek için ortak çalıştık. Ben tedaviyi de gizlice oldum, sadece ailem biliyor.

Çevremize hiç duyurmadık. 4 yılın ardından sonunda 2006′da Dr. Emre BakırcıoÄŸlu’na gittik. Buradaki altı aylık tedavinin sonucunda doktorumuz iÄŸne ve ilaç tedavisinde dozu doÄŸru ayarlamayı baÅŸardı ve sperm hücresi çıkardık. Tedavi devam ettikçe 20 sperm üretildi ve doktorum bu spermler içinden saÄŸlıklıları seçip mikroenjeksiyon yöntemiyle eÅŸime enjekte etti. Ve sonunda eÅŸim hamile kaldı. Åžu anda 55 günlük bir oÄŸlum var. 5 kilo olarak doÄŸdu. OÄŸluma doktorumuzun adını verdik.

Bu tedaviler hem maddi hem de manevi anlamda çok büyük bir yük. Ama sonuca ulaşamamış olsaydım çocuk sahibi oluncaya kadar tedaviye devam ederdim. 100 bin YTL de deseler yine öder, sonuna kadar giderdim. Çünkü çocuğunuz doğunca anlıyorsunuz ki tüm sıkıntılara, harcanan paralara, çabalara, her şeye değermiş. Onu kucağınıza alınca yaşanan tüm zorluklar silinip gidiyor, unutuluyor. Çocuk sahibi olmak işte böyle bir duygu.

Bu Yazıyı Paylaş !!!

© 2009 Tüp Bebek – Tüp Bebek Merkezi , İnfertilite, Tüp Bebek Yöntemleri , Ankara Tüp Bebek , Kadın hastalıkları, İstanbul tüp bebek merkezleri, tüpbebek, tupbebek · Takip et:YazılarYorumlar · İletiÅŸim · Forum ·Site haritası

izmir İlaçlama Pet bardak su kaynak suyu böcek ilaçlama istanbul ilaçlama istanbul ilaçlama seo doğal kaynak suyu akrep ilaçlama