27. Ocak 2008
Sabah Gazetesi - Gurgan Clinic Tüp Bebek Merkezi
Türkiye’de ilk kez ilaçsız tüp bebek
Tüp bebek isteyen Emel Emir’in rahatsızlığı, hormon ilacı almasına engeldi. Genç kadın, Türkiye’de ilk kez ilaçsız tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi oldu.
Defne bebek tüp bebek tedavisinde çığır açtı. Çünkü annesi onu dünyaya getirirken, diğer tüp bebek sahibi olan annelerin kullandığı hormon iğne ve ilaçlardan bir tane bile almadı. Böylece tedavinin maliyeti de neredeyse yarı yarıya azaldı. Defne bebek de, tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen kadınların hormon ilacı almak zorunda olmadığını da kanıtlamış oldu. Çiçeği burnunda anne Emel Emir 27 yaşındaydı ve eşi ile beş yıldır bebek istiyorlardı. Ancak “Polikistik Over Sendromu” nedeniyle kısırlık tedavisi görmüş hatta bir kez başarısız tüp bebek denemesinde bulunmuştu. Emel Emir’in hormon ilacı alarak tüp bebek denemesi son derece riskliydi. Emir’in anne olması için, Prof. Dr. Timur Gürkan tarafından beş yıldır üzerinde çalıştığı ve dünyada son derece yeni bir yöntem oyan “ilaçsız tüp bebek yöntemi” uygulandı. Yöntem için uygunolduğunun belirlenmesinin ardından Emel Emir’in küçük bir operasyonla yumurtaları toplandı. İğne ve ilaçlarla anne karnında olgunlaştırılmak yerine, yumurtalar laboratuvarda olgunlaştırıldı. Yumurtalardan da yine laboratuvarda embriyo elde edildi. Üç embriyo anne rahmine yerleştirildi. Ve Emir çifti 31 Ağustos’ta bebeklerini kucaklarına aldı.
35 HASTADAN 5′İ GEBE KALDI
Prof. Gürkan polikistik yumurtalık hastalığı olan kadınlar için bu yöntemin alternatif tedavi olduğunun altını çiziyor. Yöntemin, aileleri bin YTL ilaç masrafından kurtardığını belirten Gürkan, yumurtaları erken yaşlanmış veya azalmış kişilerde de bu yöntemin uygulanabileceğini söylüyor. İlaçsız tedavi yöntemi, ilkin Kanada Montreal’de, McGill Üniversitesi’nde uygulandı. Türkiye’de ise bu yöntemi Prof. Gürkan yönetimindeki CLINIC Tüp Bebek Merkezi uyguluyor. Merkez, çalışmalarını McGill Üniversitesi ve Danimarka’nın Kopenhag Üniversitesi’yle birlikte yürütüyor. Şu ana kadar, yöntemin uygulandığı 35 hastadan 5′inde gebelik elde edildi.
ESRA TÜZÜN
Sabah
27. Ocak 2008
Tüp bebek

İngiltere, sınırları zorlayan bir “tüp bebek” tartışmasıyla çalkalanıyor…
Büyükannelerin kızlarının çocukları için taşıyıcı annelik yapmasından sonra bu kez de 72 yaşındaki bir İngiliz, torununun hem babası hem de büyük babası olacak… Kısırlık tedavisine rağmen çocuk sahibi olamayan gelini ve oğluna “sperm vermeyi” kabul eden büyükbabanın, böylece torununun da biyolojik babası olacağı ifade edildi. İsmi gizli tutulan aile, bunun başka birinden sperm almaktan daha iyi olduğunu söylerken, uzmanlar ve psikologlar “Etik değil, çocuğun psikolojisi bozulur” diyerek, karşı çıkıyor… Bugüne dek her yolu denemelerine karşın son çare olarak “tüp bebek” yöntemine başvuran 30′lu yaşlardaki çift ise, “Biz bebeğimizin mümkün olduğu kadar kendimize benzemesini istiyoruz. Tanımadığımız birinden sperm almak yerine babamızın spermini kullanmak daha doğru. Hiç olmazsa çocuğumuz bize benzeyecek” diyor.
23. Ocak 2008
Tüp bebek

Tüp bebeğe miras yok
17 Ocak 2008 Perşembe 12:53
Tüpte döllenmiş bebeğin, babanın mirasçısı olamayacağına karar verildi.
ABD’nin Arkansas eyaletinde yüksek mahkeme, baba öldükten sonra ana rahmine yerleştirilen tüpte döllenmiş bebeğin, babanın mirasçısı olamayacağına hükmetti.
İlginç karar, doğal yollarla çocuk sahibi olamayınca tüp bebek yöntemine başvuran ancak suni döllenmeden kısa bir süre sonra kocasını kaybeden Amy Finley’in davası üzerine alındı. Yüksek mahkeme, bebeğinin kocasının mirasçısı olmasını isteyen annenin talebini reddederek, “Bu yolla doğan çocuğa varis olma hakkı verilemez” dedi.
15. Ocak 2008
İlaçsız tüp bebek yöntemi
06.12.2007
Çocukları olmayan aileler için tıpta çığır açan klasik tüp bebek yöntemine alternatif olarak geliştirilen ve anne adaylarına ilaç vermeden yumurtaların dış ortamda olgunlaştırılmasını sağlayan IVM’in (In Vitro Maturasyon) Türkiye’de ilk kez seri olarak uygulamasının başlatıldığı Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki (DEÜ) çalışmalar, 9. ayında olumlu sonuç verdi. Mart ayında hasta kabulüne geçen üniversitede, ilk bebek dünyaya geldi.
Alınan bilgiye göre, dünyada 1990’ların başında 7 yıl süreyle 56 kadında uygulanan, ancak 1998 yılına kadar vaka takdimi şeklinde kalan IVM, bu yıldan itibaren seri olarak Kanada Mc Gill Üniversitesi’nde uygulanarak, yüzde 40’lık başarı oranı yakalandı.
Bu yıllarda Mc Gill Üniversitesi’ndeki ekip içinde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Bülent Gülekli, bu yılın Mart ayından itibaren DEÜ’de seri olarak yöntemin uygulanmasını başlattı. Prof. Dr. Gülekli’ye ilk uygulamalarda, Kanada’da birlikte çalıştığı embriyoloji uzmanı Dr. Abdul Celil de eşlik etti.
Klasik tüp bebek yönteminde uygulanan ve bazı kadınlarda yumurtalıkların aşırı uyarılmasıyla ölümcül sonuçlara yol açabilecek ilaç kullanımı kaynaklı riskleri ortadan kaldıran IVM’in, Prof. Dr. Gülekli tarafından DEÜ’de başlatılan seri uygulamasında, ilk bebek dünyaya geldi.
Daha önce 2’si klasik tüp bebek yöntemi olmak üzere 10 kez çeşitli yöntemler uygulanan ve bu sırada ilaçlardan kaynaklanan yumurtalıkların aşırı uyarılması reaksiyonu nedeniyle hayati tehlike geçiren Işıl Çelik’in (26), IVM yöntemiyle 3 kilo 377 gram ağırlığında dünyaya getirdiği bebeğe, Elif Naz adı verildi.
Çelik’in doğumunu gerçekleştiren DEÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Sabahattin Altunyurt, annenin ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.
DEÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Gülekli, doğum sonrasında yaptığı açıklamada, halk arasında ilaçsız tüp bebek olarak adlandırılan IVM’in, bu yılın Mart ayından itibaren üniversitede seri uygulamasına başlandığını bildirdi.
Prof. Dr. Gülekli, “Ne mutlu ki, başladığımız aynı yıl gebeliklerimiz doğum aşamasına geldi. Bu, dünyada bir ilk aslında. Uygulamaya başladığı yıl doğumu gerçekleştiren ilk klinik burası” dedi.
Aynı durumun klasik tüp bebek yöntemine başladıkları zaman da gerçekleştiğini, bugün kliniğe gelen her iki hastadan birinin bu yöntemle gebe kaldığını ifade eden Prof. Dr. Gülekli, başarılarındaki tek nedenin, önceden yaptıkları ciddi hazırlıklar olduğunu, bunu IVM’de de yaşadıklarını kaydetti.
Kanada’da elde ettiği deneyimlerini burada sürdürmesinin de önemli bir avantaj sağladığını belirten Prof. Dr. Gülekli, IVM’in yararlarını şöyle özetledi:
“Klasik tüp bebek yönteminde, yumurtalar yumurtalıkta ilaçta verilerek olgun hale getiriliyor. IVM yöntemindeyse hastalar hiçbir ilaç kullanmıyor. Sadece bir-iki ultrason sonrasında yumurta toplama işlemine gidiliyor ve elde edilen olgunlaşmamış yumurtalar, laboratuvar ortamında olgunlaştırıldıktan sonra klasik tüp bebek işlemi yapılıyor. Bu yöntem ilaç maliyetini sıfıra indirdiği gibi hasta takibi maliyetini de düşürüyor. Ayrıca ilaçlara bağlı olarak yumurtalıkların aşırı uyarılması gibi ciddi reaksiyonlara da neden olmuyor.”
19. Aralık 2007
Tüp bebek Tüp bebek merkezi
Tüp bebek isteyenlere müjde
SSK’dan devlet memuru başta olmak üzere Bağ-Kur’lu ve Yeşil kart sahiplerine müjdeli haber. SSK tüp bebek sahibi olmak isteyenlerin tedavi masrafını karşılayacak.
SSK’lılar da devlet memurları, Bağ-Kur’lu ve Yeşil Kartlılar gibi tüp bebek uygulamasından yararlanabilecekler.
SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığı’nca yayımlanan genelgeyle SSK’lıların bundan sonra tüp bebek uygulamaları tedavi giderlerinin kurum tarafından karşılanmasının yolu açıldı.
Genelgeye göre, tüp bebek uygulaması sevk ve esasları ve tedaviye başlama kriterleri, ilgili mali yılın Bütçe Uygulama Talimatı ve Sağlık Bakanlığı’nın tüp bebek genelgesinde belirtilen hükümler doğrultusunda gerçekleştirilecek.
Buna göre, SSK’lılar öncelikle Sağlık Bakanlığı’nın eğitim ve araştırma ile üniversite hastanelerinden tüp bebek tedavisinin zorunlu olduğuna dair durumlarını belgeleyen bir rapor alacaklar.
Genelge ayrıca, 40 yaş ve en fazla 3 uygulama yapılması sınırı getirilirken, tüp bebek yöntemiyle bir defaya mahsus çocuk sahibi olunabilecek.
SSK ilacın yüzde 80′ini, tedavi giderlerinin ise yüzde 20’sini karşılayacak. Bu da kurumun tüp bebek tedavisi için her hastaya yaklaşık bin 140 YTL’lik ödeme yapacağı anlamına geliyor.
Genelgeyle devlet memurları, Bağ-Kur’lu ve Yeşil Kartlılardan farklı olarak, SSK’lıların sadece anlaşmalı özel merkezlerden yararlanabilmesi koşulu da getirildi.
Tüp bebek tedavileri SSK dışındaki kurumlarca karşılananlar, herhangi bir sözleşmeye gerek duyulmaksızın Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlandırılmış merkezlere başvurabiliyor.
15. Aralık 2007
TÜP BEBEK YÖNTEMLERİ
Klasik tüp bebek yöntemleri alternatif olarak geliştirilen ve anne adayına ilaç verilmeden yumurtaların dış ortamda olgunlaştırılmasını sağlayan IVM’in (In Vitro Maturasyon), Türkiye’de ilk kez Dokuz Eylül Üniversitesinde (DEÜ) başlanılan seri uygulamasında, ilk gebelik sonuçlarının alındığı bildirildi.
IVM’i 1998 yılında seri olarak Kanada Mc Gill Üniversitesinde uygulayan ve bu çalışmaların ilk olarak 1999 yılında bilim dergilerinden New England Journal of Medicine’de yayınlanmasını sağlayan DEÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Gülekli’nin, DEÜ’de 1.5 ay önce başlattığı seri uygulamada, dünya standartları yakalandı.
IVM’in, hastaların yumurtalarını herhangi bir ilaç kullanmadan vücut dışına alıp, bunları dış ortamda olgunlaştırdıktan sonra, klasik tüp bebek işlemiyle oluşturulan embriyonun rahim içine yerleştirilmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gülekli, bu işlemin hangi hastalarda uygulandığını şöyle anlattı: “Bu işlem, klasik olarak başlangıçta dünyada bir grup hastaya uygulandı. Bu hasta grubu, yumurtalıklarının içinde fazla sayıda yumurta olan polikistik over denilen hastalardı. Ama bugün için başka hastalara da uygulanabilir hale geldi. Biz burada IVM’i, kocasında hiç sperm olmadığı için çocuk sahibi olmada güçlük çeken hanımlar ile yumurtalıklarındaki yumurtalarında ilaç kullanımı sonrası olgunlaşma problemi olan, ayrıca klasik tüp bebek yönteminde ilaca kötü cevap veren hastalara da uygulanmaya başladık.” Prof. Gülekli, “kanser korkusu taşıyan veya kanserli olup tedavisi gereken” yeni bir hasta grubunun çıktığını belirterek, bu durumda IVM’in yeni bir uygulama alanının daha doğduğunu bildirdi.
tüp bebek yöntemleri
12. Aralık 2007
Sperm Analizi
Sperm Analizi Tüp Bebek Tedavisinde Önemli Bir Yere Sahptir. Bundan Dolayı İyi Bir Merkezde İşin Ehli Kişiler Tarafından Yapılmalıdır. Yanlış Yapılan Bir Tahlil tedavinin Yanlış Planlanmasına Yol Açabileceği İçin Sperm Analizi Son Derece Önem Taşımaktadır.
5. Aralık 2007
Kısırlık ve Tüp bebek tedavisinin yan etkileri
Kısırlık ve tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların istenmeyen bazı yan etkileri olabilir. Başarılı bir yumurtlama tedavisi için, follikül gelişimi sırasında dikkatli ve özenli takip gereklidir. Ultrason ve hormon testlerinden yararlanarak izleme, tedavi protokollerinin uygun olarak seçilmesi, istenmeyen etkileri azaltabilir.
Kısırlık tedavilerinin ne tür yan etkileri vardır?
OHSS ( Over hiperstimulasyon sendromu):
Yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıkların aşırı uyarılmasına yol açabilir. Bu durumun belirtileri yumurtalıkların aşırı büyümesi, karın içinde sıvı toplanmasına bağlı olarak karın şişkinliği, mide ve barsak problemleri ( bulantı, kusma ishal gibi) şeklinde olabilir. %1-2 vakada OHSS ciddi boyutlara ulaşarak hastanede yatarak gözetim altına alınma ve tıbbi tedavi uygulanmasını gerektirebilir.
Çoğul gebelikler :
Kısırlık tedavisi ve özellikle tüp bebek tedavisi görenlerde, çoğul gebelik oluşması normal çiftlere göre daha fazladır. IVF uygulamalarında birden fazla embriyo transfer edildiği için gebeliklerin dörtte biri çoğul olabilir. (%20-30 ikiz, %3-4 üçüz). Çoğul gebeliklerin getirdiği sağlık problemleri, sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle, bu riski azaltmak için giderek daha az sayıda embriyo transfer etmeyi tercih etmektedirler. Türkiye’de son düzenleme ile halen en fazla 3 embryo transferine izin verilmektedir.
Lokal ve yan etkiler :
Kas içine uygulanan ilaç enjeksiyonları nadiren enjeksiyon bölgesinde yanma, kızarma, kabarma ve ağrılara neden olabilmektedir. Yeni teknolojilerle elde edilen ve cilt altına uygulanan ilaçlarla bu etkiler azalmaktadır.
Yumurtlama tedavileri, yumurtalık kanseri riskini arttırır mı ?
Yumurtalık kanseri, her kadının hayatı boyunca karşılaşma riskinin %1.5 olduğu bir hastalıktır. Soyaçekim ve beslenme alışkanlıkları gibi bazı faktörler yumurtalık kanserine yatkınlığı arttırmaktadır. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, kısır kadınlarda yumurtalık kanserine daha sık rastlandığını, bunun tersine, geçirilen her gebelik ile yumurtalık kanseri riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yumurtalık kanseri arasında bir ilişki bulunamamıştır. Bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma, 1964-1974 yılları arasında tedavi gören ve 12 yıl boyunca izlenen 2600 kadının takibi ile yapılmış ve yumurtlama tedavisi ile yumurtalık kanseri arasında bağlantı bulunamamıştır.
Kısırlık tedavisi sonucu doğan bebekler sağlık açısından bir risk taşırlar mı ?
Yumurtlama tedavisi için ilaç kullanımını takiben doğan çocuklarda doğumsal problemler, normal toplumda görüldüğünden daha fazla değildir. Ancak, tüp bebek tedavisinin bebeklerin sağlıklı doğmaları için özel bir tedavi olmadığı, ayrıca anne ve babanın genetik problemlerinin kalıtım yoluyla bebeğe geçeceği bilinmelidir.
3. Aralık 2007
Lucrin (GnRH analogları)
Bu grup ilaçlar, normalde beyinde salgılanan ve yumurtalıkları uyaran LH ve FSH hormonlarını kontrol altına almak için kullanılır. Bu şekilde hem yumurtalık ların uyarılması bizim denetimimize girer, hemde gelişen follikül lerin vaktinden önce çatlamaları önlenmiş olur. Tüp bebek için en önemli ilaçtır..
Cetrotide, Orgalutran (GnRH antagonistleri)
Foliküllerin yumurta toplama zamanına kadar çatlamadan kalabilmesi için göbekaltı veya bacaktan ciltaltı enjeksiyonu şeklinde kullanılır. Tüp bebek te lucrin alternatifi ilaçlardır.
Puregon, Gonal-F, Menogon
Tüp bebek te yumurta sayısını artırmak ve gelişimi desteklemek amacıyla kullanılırlar. İlaç toz ve sulandırıcı içeren ampullerden oluşur, etken madde toz kısmındadır. Adetle başlanıp yumurtalar istenilen olgunluğa ulaşana kadar yaklaşık 10-14 gün süreyle, enjeksiyon şeklinde uygulanır. Vücut için gerekli dozun ayarlanabilmesi için, ultrason ve hormon ölçümleri ile takip altında kullanılmalıdırlar.
Pregnyl, Profasi (HCG)
Folliküller istenilen büyüklüğe ulaştığında, yumurtaların döllenebilir olgunluk safhasına geçmelerini sağlamak için kullanılır. Kullanımını takiben belli bir süre sonra folliküllerin çatlayıp yumurtlamanın gerçekleşmesine neden olur. Bu nedenle ilacın kullanımı ve yumurtaların toplanma saatlerine dikkatle uyulmalıdır. Tüp bebek tedavisinde yapılış saati özellikle dikkat edilmesi gereken ilaçtır.
1. Aralık 2007
Tüp bebek tedavisi çok değişik nedenlerden dolayı yapıldığı için gebelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. Daha önce bahsedildiği gibi özellikle:
-
Kadının yaşı
-
Uzun evlilik süresi
-
Erkek spermi ile ilgili bazı faktörler. Ör: azospermi, varikosel, oligosperm, immotil sperm
-
Hormonal faktörler
-
Üreme organları dışında bazı özel hastalıklar
-
Geçirilmiş eski hastalıklar
-
Daha önce gebelik olup olmadığı
-
Daha önce doğum veya düşük olması
gibi pek çok faktör tedavinin başarı şansını etkilemektedir.
Tüp bebek yönteminin başarı şansından bahsederken, öncelikle tedavi gören çiftin kendi özel şartlarını göz önüne almak gerekir. Bu şekilde bakıldığında, gebelik oranları bazı gruplarda % 5-10, bazılarında %25-40, bazı gruplarda ise % 50-70 olmaktadır. Çok küçük bir hasta grubunda ise gebelik elde etmek mümkün olmamaktadır.
Diğer taraftan, her merkezin tüp bebek için bir ortalama gebelik oranı vardır. Yani, hep genç ve problemsiz, veya kısırlık sebebi kolayca aşılan hastaları programa alan bir merkez ile, gebeliğin zor elde edildiği hastaları da kabul eden bir merkezin gebelik oranları farklı olacaktır. Bir merkezi değerlendirirken ne tür hastaları kabul ettiğini de göz önüne almak gerekir.
O halde, tüp bebek merkezleri nin gebelik oranı yaklaşık % 25-60 arasında değişebilir.
Tabii, burada merkezlerin laboratuar şartlarının normal olduğunu varsayıyoruz. Tüp bebek merkezi nin laboratuar şartları da başarı sansını etkileyen önemli faktörlerdendir.
Tüp bebek uygulaması için belli bir gebelik şansının olduğunu biliyoruz, uygulamaların bir kaç kez denemesinde fayda vardır. Fakat, çiftin özel durumuna göre, 1-3 denemede gebelik elde edilemezse yeni bir denemeden önce durumun tekrar değerlendirilmesi, gerekiyorsa yeni tetkikler yapmak, ve çifti durumları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilendirmek uygun olur.
Tüp bebekte başarı bilinen faktörler yanında bilinmeyen pek çok faktörün etkisi altındadır. Bilinmeyen konularda araştırmalar halen yoğun olarak sürmektedir. Gebelik oranları, bu nedenlerden dolayı sürprizlere de açıktır.
Gebelik oranlarındaki değişiklikler hakkında bazı örnekler fikir verebilir:
-
Kadın yaşı 40 ve üzeri ise gebelik oranları % 10-20 civarına inebilir
-
Erkekte azospermi hücrelerin yapım aşamasındaki bir durumla ilgili ise gebelik oranı % 10-40 arasında değişebilir
-
Hem kadın yaşı ileri, hem de azospermi varsa gebelik oranı % 0-20 arasında olabilir
-
Daha önce 2-3 ten fazla erken düşük varsa başarı sansı azalabilir
-
Herşeyin normal olduğu vakalarda defalarca tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilemeyebilir.
-
Muayene ve tetkik sonuçlarına göre başarı şansı düşük olacağı varsayılan bir denemede çok olumlu sonuçlar alınabilir
-
Bazen, tüpbebekte gebelik elde edilemezken, tedaviye ara veren çiftlerde daha sonra kendiliğinden gebe kalanlar olabilir.
-
Tüp bebek merkezleri ni veya doktorları arayan hastaların büyük bir kısmı doğrudan gebelik oranlarını sorarak bir karar verme eğiliminde olmaktadırlar. Halbuki, kendi özel durumlarının değerlendirilmesinden sonra bir karara varmaları daha doğru bir tutum olacaktır.