7. Mayıs 2008
Tüp bebek için acele edenler cebinden ödeyecek!
Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olacakların giderlerini ödeme kapsamına alan Bütçe Uygulama Talimatı’nın yayımlandığı 9 Şubat’tan önce, tüp bebek uygulamasına başlayanların giderleri devletçe karşılanmayacak. Bu tarihten önce
doğal yolla veya tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olan, ancak daha sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyip olamayanların masraflarını da devlet ödemeyecek.Sağlık Bakanlığı, devletin tüp bebek uygulamasını ödeme kapsamına almasının ardından uygulmada yaşanan sıkıntıları çözmek için genelge yayımladı. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünüvar imzasıyla illere gönderilen genelgede, 2005 yılı Bütçe Uygulama Talimatında ödeme kapsamına alınan tüp bebek tedavisinin uygulaması sırasında birtakım yorum farklılıkları ve tereddütlerin oluştuğunun tespit edildiği belirtilerek, sorunların giderilmesi için bazı konulara açıklık getirildi.
40 yaşını aşmış kadının masrafı ödenmeyecek
Tüp bebek giderlerinin ödenmesinin kadın hastanın 40 yaşına kadar en fazla üç uygulamayla sınırlı olduğunu anımsatan Ünüvar, “40 yaşını aşan hastalar için tüp bebek tedavisi görmesinin gerekli olduğu resmi sağlık kurulu raporuyla belgelendirilse dahi, bu tedaviye ait giderleri devlet bütçesinden karşılanmayacaktır” dedi.
Çocuk sahibi olanın yeni tüp bebek masrafı ödenmeyecek
Genelgeye göre, Talimatın yayım tarihi olan 9 Şubat 2005′ten önce doğal yolla veya tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olan ailelerin, daha sonra yeniden çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle tüp bebek tedavisi yaptırmaları durumunda, masrafları devlet bütçesinden karşılanmayacak.
9 Şubat’tan önce başlayanların masrafı karşılanmayacak
Genelgede, 9 Şubat 2005 tarihinden önce tüp bebek uygulamasına başlanmış çiftlerin tüp bebek masrafının ödenmeyeceği bildirildi. Ünüvar genelgede, Talimatın geriye dönük olarak işletilmediğine dikkat çekti.
Sağlık kurulu raporuyla belirlenmiş açıklanamayan kısırlık vakalarında en az üç “intrauterin inseminasyon” uygulaması yapılmadan tüp bebek tedavisine başlanmayacak. Genelgeye göre, tüp bebek uygulaması öncesinde yumurtlamayı sağlamak amacıyla yapılan tedavide bir uygulama başına en fazla toplam 1.500 ünite gonadotropin kullanılabilecek. Tüp bebek tedavisinde devlet bütçesinden karşılanacak ilacın maksimum dozu 9.000 üniteyi aşamayacak.
Tüp bebek tedavisine esas oluşturacak resmi sağlık kurulu raporları, bünyesinde kadın hastalıkları ve doğum kliniğiyle üroloji kliniği bulunan üniversite hastaneleriyle bakanlıkça eğitim yetkisi verilmiş eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından düzenlenebilecek.
Kategori
bebek istiyorum,
tüp bebe,
estetik,
tüp bebek fiyatı,
tüp bebek fiyatları,
tüp bebek tedavi,
cem fıçıcıoglu,
tedavi,
tüp,
tüpbebek,
tüp bebek,
tüp bebek tedavisi,
tüp bebek raporu,
gebelik,
ankara tüp bebek,
Tüp Bebek Merkezi |
Yorum Yap
6. Mayıs 2008
Tüp bebek BİLGİ PORTALI: Kadından alınan yumurtalar ile, erkekten alınan spermlerin birlikte laboratuvar alanında birleştirilerek , döllenme sağlanması ile oluşan embryoların kadının rahmi içerisine transfer işlemidir.
Tüp bebekte yumurtalar ve spermler bir tüp içine konur ve spermin kendisi yumurtaya girerek döllenme işlemini gerçekleştirir, diğer bir deyişle mikroenjeksiyonda ise spermler direkt olarak yumurtaya yerleştirilir.
Eğer erkekte kısırlık söz konusu ise , mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilir. Ayrıca sperm sayısında bozukluk olan diğer kısırlık durumlarında da tercih edilmektedir.

TÜP BEBEK BİLGİ PORTALI .
22. Nisan 2008
Tüp bebek sürecinde psikoloji
TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE PSİKOLOJİK DESTEK
Eşlerin birlikte yola çıktıkları bu süreç evlilikleri için önemli bir sınavdır. Tüp bebek tedavisinde eşlerin
birbirine yaklaşım biçimi, tedavi sürecine bakış açısı ve evliliklerinde yükledikleri anlam oldukça
önemlidir. Tedavi sürecindeki ilk başarısızlıklar sonucunda yaşanan hayal kırıklıkları, suçluluk
duyguları problemi ortadan kaldırmadığı gibi evlilik için de oldukça zorlu bir süreç yaratmaktadır.
Kategori
tüp bebe,
saç ekimi,
estetik,
bebek istiyorum,
tüp bebek fiyatı,
cem fıçıcıoglu,
tüp bebek fiyatları,
lazer epilasyon,
tedavi,
ankara tüp bebek,
tüp bebek raporu,
tüp bebek tedavisi,
istanbul tüp bebek,
gebelik,
bebek,
tüp,
tüp bebek |
Yorum Yap
9. Şubat 2008
KISIRLIK
İnfertilite (çocuk olmaması) günümüzde evli çiftlerin %15′inin karşılaştığı bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. İnfertiliteye sebep olan faktörlerin 1/3′ü kadına, 1/3′ü erkeğe ve 1/3′ü de her iki cinse aittir. Bu nedenle erkeğe bağlı faktörler sorunun yarısını oluşturmaktadır.
Kısırlık sorunu ile başvuran çiftlerin eş zamanlı olarak muayenesi gerekmektedir. Hastadan öncelikle iyi bir öykü alınması ve fizik muayenesi gereklidir. İyi bir öykü, doktora infertilitenin nedeni olabilecek bazı hastalıklar (hormonal bozukluk, geçirilmiş cerrahi veya enfeksiyonlar vb.) hakkında çok değerli bilgiler verir. Fizik muayenede hastanın genel görünümden başlayarak (sekonder seks karakterleri), testis ve üreme organlarının tam olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
İyi bir öykü ve fizik muayenenin ardından laboratuar ve gerekirse radyolojik değerlendirilme yapılmalıdır. Laboratuar değerlendirilmesinde ilk yapılması gereken spermiogramdır. Spermiogram dışında gerekli ise bazı hormon ve kan tetkikleride yapılmalıdır.
Kısırlık ve çaresi gebelik bilgi merkezi
tüp bebek merkezi bilgi portalı
27. Ocak 2008
Tüp bebek

İngiltere, sınırları zorlayan bir “tüp bebek” tartışmasıyla çalkalanıyor…
Büyükannelerin kızlarının çocukları için taşıyıcı annelik yapmasından sonra bu kez de 72 yaşındaki bir İngiliz, torununun hem babası hem de büyük babası olacak… Kısırlık tedavisine rağmen çocuk sahibi olamayan gelini ve oğluna “sperm vermeyi” kabul eden büyükbabanın, böylece torununun da biyolojik babası olacağı ifade edildi. İsmi gizli tutulan aile, bunun başka birinden sperm almaktan daha iyi olduğunu söylerken, uzmanlar ve psikologlar “Etik değil, çocuğun psikolojisi bozulur” diyerek, karşı çıkıyor… Bugüne dek her yolu denemelerine karşın son çare olarak “tüp bebek” yöntemine başvuran 30′lu yaşlardaki çift ise, “Biz bebeğimizin mümkün olduğu kadar kendimize benzemesini istiyoruz. Tanımadığımız birinden sperm almak yerine babamızın spermini kullanmak daha doğru. Hiç olmazsa çocuğumuz bize benzeyecek” diyor.
5. Aralık 2007
Kısırlık ve Tüp bebek tedavisinin yan etkileri
Kısırlık ve tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların istenmeyen bazı yan etkileri olabilir. Başarılı bir yumurtlama tedavisi için, follikül gelişimi sırasında dikkatli ve özenli takip gereklidir. Ultrason ve hormon testlerinden yararlanarak izleme, tedavi protokollerinin uygun olarak seçilmesi, istenmeyen etkileri azaltabilir.
Kısırlık tedavilerinin ne tür yan etkileri vardır?
OHSS ( Over hiperstimulasyon sendromu):
Yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıkların aşırı uyarılmasına yol açabilir. Bu durumun belirtileri yumurtalıkların aşırı büyümesi, karın içinde sıvı toplanmasına bağlı olarak karın şişkinliği, mide ve barsak problemleri ( bulantı, kusma ishal gibi) şeklinde olabilir. %1-2 vakada OHSS ciddi boyutlara ulaşarak hastanede yatarak gözetim altına alınma ve tıbbi tedavi uygulanmasını gerektirebilir.
Çoğul gebelikler :
Kısırlık tedavisi ve özellikle tüp bebek tedavisi görenlerde, çoğul gebelik oluşması normal çiftlere göre daha fazladır. IVF uygulamalarında birden fazla embriyo transfer edildiği için gebeliklerin dörtte biri çoğul olabilir. (%20-30 ikiz, %3-4 üçüz). Çoğul gebeliklerin getirdiği sağlık problemleri, sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle, bu riski azaltmak için giderek daha az sayıda embriyo transfer etmeyi tercih etmektedirler. Türkiye’de son düzenleme ile halen en fazla 3 embryo transferine izin verilmektedir.
Lokal ve yan etkiler :
Kas içine uygulanan ilaç enjeksiyonları nadiren enjeksiyon bölgesinde yanma, kızarma, kabarma ve ağrılara neden olabilmektedir. Yeni teknolojilerle elde edilen ve cilt altına uygulanan ilaçlarla bu etkiler azalmaktadır.
Yumurtlama tedavileri, yumurtalık kanseri riskini arttırır mı ?
Yumurtalık kanseri, her kadının hayatı boyunca karşılaşma riskinin %1.5 olduğu bir hastalıktır. Soyaçekim ve beslenme alışkanlıkları gibi bazı faktörler yumurtalık kanserine yatkınlığı arttırmaktadır. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, kısır kadınlarda yumurtalık kanserine daha sık rastlandığını, bunun tersine, geçirilen her gebelik ile yumurtalık kanseri riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yumurtalık kanseri arasında bir ilişki bulunamamıştır. Bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma, 1964-1974 yılları arasında tedavi gören ve 12 yıl boyunca izlenen 2600 kadının takibi ile yapılmış ve yumurtlama tedavisi ile yumurtalık kanseri arasında bağlantı bulunamamıştır.
Kısırlık tedavisi sonucu doğan bebekler sağlık açısından bir risk taşırlar mı ?
Yumurtlama tedavisi için ilaç kullanımını takiben doğan çocuklarda doğumsal problemler, normal toplumda görüldüğünden daha fazla değildir. Ancak, tüp bebek tedavisinin bebeklerin sağlıklı doğmaları için özel bir tedavi olmadığı, ayrıca anne ve babanın genetik problemlerinin kalıtım yoluyla bebeğe geçeceği bilinmelidir.