<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tüp Bebek - Tüp Bebek Merkezi , İnfertilite, Tüp Bebek Yöntemleri , Ankara Tüp Bebek , Kadın hastalıkları, İstanbul tüp bebek merkezleri, tüpbebek, tupbebek</title>
	<atom:link href="http://www.tupbebegim.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tupbebegim.org</link>
	<description>Tüp Bebek</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Mar 2012 17:25:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>A’dan Z’ye Tüp Bebek Uygulamaları-3</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2012/01/24/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-3/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2012/01/24/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 13:09:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek Merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=1201</guid>
		<description><![CDATA[ÇOĞUL GEBELİK OLUŞURSA? Tüm yardımcı üreme metodlarında çoğul gebelikler fazla oranda görülmektedir. Son çalışmalar genellikle gebelik oranını düşürmeden çoğul gebeliği (ikiz-üçüz ve daha fazla) engellemeye yöneliktir. Çiftin durumu detaylı incelenip verilecek embriyo sayısı ona göre belirlenirse gebelik oranı düşmeden çoğul gebelik önlenebilir. Ancak herşeye rağmen üçüz gebelik gelişebilir ve bu durumda fe-tüs sayısı ikiye indirilebilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>ÇOĞUL GEBELİK OLUŞURSA?</h3>
<p>Tüm yardımcı üreme metodlarında çoğul gebelikler fazla oranda görülmektedir. Son çalışmalar genellikle gebelik oranını düşürmeden çoğul gebeliği (ikiz-üçüz ve daha fazla) engellemeye yöneliktir. Çiftin durumu detaylı incelenip verilecek embriyo sayısı ona göre belirlenirse gebelik oranı düşmeden çoğul gebelik önlenebilir. Ancak herşeye rağmen üçüz gebelik gelişebilir ve bu durumda fe-tüs sayısı ikiye indirilebilir. Bu işlem ultrasonografi altında yapılır. Yapılan bu işleme fetosit adı verilir.</p>
<p><a href="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/anne_bebek.jpg"><img class=" size-full wp-image-1202" title="anne_bebek" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/anne_bebek.jpg" alt="anne ve bebek resmi" width="410" height="274" /></a></p>
<h4>
TÜP BEBEK UYGULAMASI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER</h4>
<p>* Normal çiftlerde her ay için gebe kalma şansı yüzde 20-25&#8242;dir.</p>
<p>* Yetişkin erkekte sperm yapımı devamlıdır. Sperm yapıldıktan 70-80 gün sonra atılmaya hazır hale gelir.</p>
<p>* Kadınlar doğduklarında yaklaşık 400 bin yumurta ile doğarlar. Ayda yaklaşık 1000 tanesi harcanır.</p>
<p>* Kadının yumurtaları tükenince menopoz olur. Adet görme biter.</p>
<p>* Infertılite ilaçları menopoz süresini etkilemez.</p>
<p>* İlişki sonunda erkek, kadın vagina-sına 100 milyon civarında sperm bırakır. Bunların yalnızca 15-100 kadarı yumurtaya ulaşabilir.</p>
<p>* Çocuksuz ailelerde sorun yüzde 30 erkekte, yüzde 30 kadındadır, yüzde 40 oranında ise ortaktır.<br />
* Uygun tedavi seçildiği takdirde çiftlerin en az yüzde 60&#8242;ı gebe kalır.</p>
<p>* Her 10 çiftten biri çocuk sahibi olmakta sorun yaşar. Bunların yüzde 15-20&#8242;sinde neden belli değildir.</p>
<p>* Bu grup hastaların yaklaşık yüzde 25 kadarı tedavi sırası beklerken 1-2 yıl içinde gebe kalmaktadır.</p>
<p>* Gebe kalan kadının gebeliğinin düşük ile sonlanma ihtimali yaklaşık yüzde 10-30&#8242;dur.</p>
<p>* Tek bir spermin mikroskop altında özel bir mekanizma ile tek bir yumurta içerisine enjekte edilmesi işlemine mikroenjeksiyon denir. Bunüıfeiip</p>
<p>literatüründe geçen ismi ICSI&#8217;dir.</p>
<p>* Bu işlemde anne adayının yumurtası ve baba adayının spermi kullanılır. Başka kişilerin yumurta veya spermini kullanmak Türkiye&#8217;de yasal değildir.</p>
<p>* Klasik tüp bebek ile döllenmesi olan çiftlere mikroenjeksiyon yapmak başarı oranını arttırmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/dogum_sonrasi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1203" title="dogum_sonrasi" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/dogum_sonrasi.jpg" alt="dogum sonrasi" width="300" height="426" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2012/01/24/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A&#8217;dan Z&#8217;ye Tüp Bebek Uygulamaları-2</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2012/01/15/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-2/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2012/01/15/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 14:44:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek Merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[HANGI HASTALARA TÜP BEBEK YAPILIR? Yumurtalıklardan atılan yumurta normalde, tüplerde döllenir ve döllenmiş yumurta rahim içerisine yaklaşık 1 hafta içinde gelir. Bu döllenme devresi vücut dışında yapıldığı zaman buna vücut dışı döllenme (Invitro fertilizasyon), basında sıkça geçtiği deyim ile Tüp Bebek diyoruz. En önemli tüp bebek yaptırma nedenlerinin başında: * Tüplerin (fallopan tler) tıkanık olması. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>HANGI HASTALARA TÜP BEBEK YAPILIR?</h2>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1193" title="tupbebek_uygulamalari1" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/tupbebek_uygulamalari1.jpg" alt="" width="583" height="285" />Yumurtalıklardan atılan yumurta normalde, tüplerde döllenir ve döllenmiş yumurta rahim içerisine yaklaşık 1 hafta içinde gelir. Bu döllenme devresi vücut dışında yapıldığı zaman buna vücut dışı döllenme (Invitro fertilizasyon), basında sıkça geçtiği deyim ile Tüp Bebek diyoruz. En önemli tüp bebek yaptırma nedenlerinin başında:<br />
* Tüplerin (fallopan tler) tıkanık olması.<br />
* Erkek sperm sayısının azlığı veya kalitesinin kötü olması. Bu işlemde gereken sperm miktarı doğal yoldan gebe kalmaya yeten sperm miktarından çok daha azdır. Bu nedenle erkek tarafının sorunlu olduğu çiftlerde de denenebilir.<br />
* Erkekte menide hiç sperm olma-dığı durumlar. Erkeğin testisinden (yumurtalık) alınan parçada bulunan spermin yumurta içine enjeksiyonu ile gebelik elde edilebilir.<br />
* Immunolojik sorunlar yaşanıyorsa.<br />
* Direkt olarak tüp bebek tedavisi gerektirmese de uzun süreli diğer infertilite tedavilerinden (Suni dölleme. yumurtlama ilaçlar v.s.) sonuç alınmamış ise tüp bebek uygulaması yapılabilir.</p>
<h2>HANGI HASTALARA TÜP BEBEK YAPILMASI UYGUN DEĞILDIR?</h2>
<p>Yaşlı kadınlarda ve sperm sayısının çok kötü olduğu durumlarda başarı oranı çok düşüktür. Bu nedenle:</p>
<p>*45 yaş üzeri kadınlarda tüp bebek uygulaması uygun değildir.<br />
* Meniden ve yumurtalıktan (testis) alınan parçada sperm bulunamayan çiftlere tüp bebek yapılamaz. Türkiye&#8217;de başka kişilerin sperm veya yumurtaları alınarak yapılan <a href="http://www.tupbebegim.org"> tüp bebek</a> uygulaması yasal değildir. Hastalar. başta K.K.T.C olmak üzere yurtdışında bu işlemi yaptırabilirler.<br />
* Rahmi herhangi bir nedenle olmayan (doğuştan veya sonradan ameliyat ile alınmış) kadınlara tüp bebek uygulaması yapılamaz. Ancak yurt-dışında bazı ülkelerde bu sorun için &#8220;kiralık anne&#8221; uygulamaları vardır.<br />
* Yapılan tetkiklerle yumurtalıkları olmayan veya yumurtlaması imkansız olduğu anlaşılan hastalara tüp bebek uygulaması yapılamaz.</p>
<h2>KAÇ DEFA TÜP BEBEK DENEMESI YAPILMASI UYGUN OLUR?</h2>
<p><a href="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/tupbebek_uygulamalari2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1196" title="tupbebek_uygulamalari2" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/tupbebek_uygulamalari2.jpg" alt="tüp bebek uygulamaları a'dan z'ye tüp bebek" width="286" height="339" /></a>Bunun belli bir sınırlaması yoktur. Alınan yumurtaların döllenmesinde sorun olduğu durumlarda gebelik şansı her denemede aynıdır. Bu tıpkı zar atıp 6 getirmeye çalışmak gibidir. Bir defada altı getirebiliyorsan şanslısınız demektir. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi ne kadar çok zar atarsanız şansınız o kadar artar. Yani 10-12 kez bile tüp bebek deneyebilirsiniz.</p>
<h4>TÜP BEBEK ASAMALARI NELERDIR?</h4>
<p>1- Hormonların baskılanması<br />
2- Ovulasyon induksiyonu (Yumurtlamanın sağlanması-uyarılması)<br />
3- Yumurtaların alınması<br />
4- Yumurtaların döllenmesi<br />
5- Embriyoların hastaya verilmesi<br />
6- Gebelik testi yapılması</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hormonların baskılanması:</strong> Bu iş için Suprefact. Lucrin, Cetrotide. Orgalut-ron gibi bazı ilaçlar ve/veya doğum kontrol hapı kullanılır. Tedaviye başlandığında ilaçların dozu ve kullanılma yolu klinik tarafından size detaylı olarak anlatılır. Bu iğneler cilt altına uygulanıp kısa bir eğitim sonrası hasta tarafından yapılabilir.</p>
<p><strong>Yumurtlamanın uyarılması:</strong> Bu iş için hastanın durumuna göre Gonal-f. Pergonal. Metrodin. Puregon. Me-nogon adındaki ilaçların biri, bazen birkaçı birlikte kullanılır. Genellikle bu 8-15 gün süren bir işlem olup. içinde yumurtanın bulunduğu. yumurtalıkta gelişen follikul kesesinin büyüklüğü 15 mm&#8217;yi geçince çok sık takip gerektirir. Hastanın yaşına daha evvelki tedavi sonuçlarına ve yapılacak işleme göre her hasta için ayrı ayrı doz tayini yapılır. Foliküller uygun boyuta ulaştığı zaman çatlatmak için Pregnyl veya Ovitrelle adlı son bir iğne yapılır. Bu ilacın yapılmasından 34-40 saat sonra yumurtanın ultrason ile toplanması işlemi yapılır.</p>
<p><strong>Yumurta toplanması:</strong> Bu işlem, çatlatıcı iğne yapılmasından 34-40 saat sonra yapılır. Örnegin Pazartesi gece saat 24.00&#8242;de son iğne yaptırılmış ise yumurta toplanması işlemine Çarşamba günü sabah 10.00&#8242;da başlanır. Yumurta toplanması işlemi sırasında genel anestezi verilmesi gerekebileceğinden hasta, işlem saatinde en az 6 saat süresince bir şey yememiş ve içmemiş olmalıdır. Operasyon yaklaşık 15-30 dakika sürmektedir. Genel anestezi (tam bayılma) veya lokal anestezi ve sedasyon (uyku hali) ile işlem tamamen ağrısız olarak yapılmaktadır. Bu işlem, ultrason eşliğinde vajen içinden iğne ıle yumurtalıklara ulaşıp yumurtaları içinde bulundukları sıvı ile birlikte alma esasına dayan-maktadır. Hastanın eşinden bu arada sperm vermesi istenmektedir. Işlem oldukça tehlikesiz olmakla birlikte çok kanama olduğu takdirde daha büyük bir ameliyata ihtiyaç olabilir. Hasta genellikle aynı gün işlemden birkaç saat sonra evine dönebilir.</p>
<p><strong>Embriyo verilmesi:</strong> Yumurtalar vücut dışında eşin spermi ile döllenır. Döllenmenin olup olmadığı 2 gün sonra sabah belli olur. Örneğin Çarşamba günü saat 10.00da yumurta alınmış ise Cuma günü sabah yumurtalar incelenir ve döllenme varsa hangi gün hastaya verileceği (embryo transferi) belirtilir. Bu işlem anestezi (uyuşturma) gerektirmez ve tamamen ağrısızdır. Tüm işlem 10 dakika kadar zaman alır. Embriyo sayısı ve kalitesine göre embriyo transferi yumurtaların toplanmasından sonraki ikinci ile beşinci günlerde yapılır. Transferden sonra hastanın yarım saatle 1 saat arası kadar yatması istenir ve takip eden 2 gün cinsel ilişki yasaklanır. Hasta transferden sonraki gün normal aktivitesine dönebilir. Aynı gün başlayarak hastanın bazı ilaçlar alması gerekmektedir. Hastanın özelliğine göre değişik ilaçlar kullanılabilir. (Progesterone in oil ampul. Pregnyl, Profasi ampul veya Pro-gestan tablet. Duphaston tablet. Proluton-depot ampul). Ilaç kullanı-mına gebelik testi yapılana kadar devam edilir. Gebelik tesi negatif ise ilaç kullanımı kesilir. Pozitif ise bebek 8-10 haftalık olana kadar uygulamaya devam edilir.</p>
<p><strong>Gebelik testi ve ultrasonografi:</strong> Gebelik testi genellikle yumurta toplandıktan sonraki 12inci ve 14&#8242;üncü günler arasında kandaki Beta-hCG tayini ile yapılır. Gebelik testi pozitif olan hastaların gebelikleri vajinal yoldan yapılan ultrasonografide fetüsün kalp atımları görülerek teyit edilir. Yumurta toplanan gün referans olarak alındığı takdirde 28-30 gün sonra bebeğin kalp atımlarını ultrasonografide görmek mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu konudaki yazılarımız devam edecek..</p>
<p>Kaynak: Baby &amp; You</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2012/01/15/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A&#8217;dan Z&#8217;ye Tüp Bebek Uygulamaları</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2012/01/14/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2012/01/14/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 15:06:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek Merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=1176</guid>
		<description><![CDATA[A&#8217;dan Z&#8217;ye Tüp Bebek Uygulamaları Dünyada hiçbir duygu çocuk sahibi olmanın verdiği hazın önüne geçemez. Belki de aşkla yaptığınız evliliğinizde başınıza gelebilecek en güzel şey kucağınıza alacağıniz bebeğinizin kokusunu içinize çekmek kucağınızda tuttuğunuz küçücük meleğin sizin ve aşkınızın bir parçası olduğunu bilmektir. Fakat ne yazık ki bazı çiftler diğerleri kadar şanslı olamıyor ve bebek sahibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/adan_zye_tupbebek1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1177" title="adan_zye_tupbebek1" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/adan_zye_tupbebek1.jpg" alt="tüp bebek hakkında a'dan Z'ye rehber " width="595" height="345" /></a></p>
<h2>A&#8217;dan Z&#8217;ye Tüp Bebek Uygulamaları</h2>
<p>Dünyada hiçbir duygu çocuk sahibi olmanın verdiği hazın önüne geçemez. Belki de aşkla yaptığınız evliliğinizde başınıza gelebilecek en güzel şey kucağınıza alacağıniz bebeğinizin kokusunu içinize çekmek kucağınızda tuttuğunuz küçücük meleğin sizin ve aşkınızın bir parçası olduğunu bilmektir. Fakat ne yazık ki bazı çiftler diğerleri kadar şanslı olamıyor ve bebek sahibi olma konusunda bir takım problemler yaşıyorlar. Gelişen tıp onların da imddına yetişiyor. Son yıllarda hızla gelişen tüp bebek teknolojisi, çocuk sahibi olmak isteyen anne babaların umudu oluyor. Fakat tüp bebek uygulamalarının hangi aşamalarda yapıldığı, klinik seçimi nin önemi, kimlerin tüp bebek sahibi olabileceği gibi konular anne babaların kafasında bulunan soru işaretlerini oluşturuyor. Eğer sız de tüp bebek uygulamalarıyla çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız bu konudaki tüm sorularınıza yanıtı. Ka-dın Hastalıkları ve Doğum Uzmanının hazırladığı yazımızda bulabilirsiniz. İçinde bulunduğumuz yüzyılda pek çok hastalığa çare bulunurken, bazı hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Aynı şekilde enfeksiyon hastalıklarından pek çoğu tarihe karışırken yeni sorunların görülme sıklığinda bir artış gözleniyor. Çevre koşulları, geç aile kurma gibi nedenler, üreme sorunlarının eskisine göre daha sık rastlamasına sebep oluyor. Ancak bu sorunların çözümünde de büyük gelişmeler oluyor. Tüp bebek yöntemleri infertilite sorunlarının çözümünde ulaşılmış en son noktadır. Kadının tüplerinin tıkall olması, sperm hareket yeteneğinin az veya hiç olmaması. sperm sayısının yetersiz olması, hatta menide hiç sperm olmadığı durumlarda bile testis dokusunda sperm bulunursa bu hüjcrelerle bebek sahibi olmak günümüz koşullarında mümkün. Tüp bebek uygulamasına. kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarında döllenme işlemi diyebiliriz.</p>
<p>Bu işlemde erkek (sperm) ve kadın (yumurta) üreme hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyolar rahim içine ince plastik bir boru yardımı ile yerleştirilir.</p>
<p><strong>KLINIK SEÇIMININ ÖNEMI</strong></p>
<p><a href="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/adan_zye_tupbebek2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1180" title="adan_zye_tupbebek2" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2012/01/adan_zye_tupbebek2.jpg" alt="tüp bebek klinik seçimi" width="597" height="417" /></a>Bugün Türkiye&#8217;de önemli bir kısmı özel olmak üzere yüzün üzerinde Tüp Bebek ve infertilite Merkezi bulunuyor. Tüp bebek ve infertilite tedavisi yakın takip gerektiren ve stresli bir tedavi olduğundan sizlere tıbbın tüm olanakları ile birlikte yakın takip ve sıcak bir atmosfer sunan bir kliniğe ihtiyacınız olacaktır. Tüp Bebek Klinigi seçerken dikkat etmeniz gerekenler:<br />
* Kliniğinizde sizlerle yakından ilgileniliyor mu? Her türlü sorunuza cevap alabiliyor musunuz?<br />
* Klinik personelinin ve hekimlerinin ilgisi sizi tatmin ediyor mu? Randevu zamanında hekiminizi görebiliyor musunuz? Hekiminiz sizinle gerektiği şekilde ilgilenebilecek zamana sahip mi? yoksa zamanı çok sınırlı ve aşırı meşgul mü?<br />
* Yardımcı Üreme Tekniklerinin tümü uygulanabiliyor mu? Klinik hekim-!erinin tüp bebek alanındaki yeni gelişmeleri takip ettiğine inanıyor musunuz?<br />
*Başarı oranı nedir? Sizin özel durumunuz için bu oran nasıldır? Kliniğin rapor ettiği başarı oranı ne anlama geliyor? Bu size izah edildi mi?<br />
Pek çok hasta, artık yukarıdaki sorulara cevap aramakta ve bilinçli olarak klinik ve hekirn seçimi yapmaktadır. Yukarıdaki kriterlerin yanında her hasta için o hastanın yaşı. ekonomik ve psikolojik durumuna uygun bir tedavi planlaması yapılmalıdır. Bazen pahalı yöntemler uygulanarak gebelik şansının arttırılması yerine, daha ekonomik yöntemlerin arka arkaya birkaç ay uygulanması toplamda daha iyi bir gebelik şansı verebilir. Hastanın bu işleme ayırdığı bir büt çe olmalıdır.<br />
Hekim hastanın ekonomik ve tıbbi durumunu düşünerek ailenin katılımı ile gerekirse bir ekonomist gibi planlama yapmalı, hastanın olanaklarına göre en yüksek başarıyı nasıl elde edebileceği konu-sunda bilgi verebılmelidir. Bazen tek yumurta çıkan bir siklus tüp bebek denemesinin maliyeti ile üç dört deneme yapmak mümkün olabilir.</p>
<p>Bunlarla birlikte tüp bebek deneme sıklığının ne olması gerektiği planlanmalıdır. Örneğin genç yumurta ve sperm sayısı açısından sorunu olmayan ve nedeni belli olmayan kısırlığı olan bir çift için sık sık tüp bebek denemesi yerine yılda bir kez deneme daha uygun olabilir. Bu denemeler arasında kendi kendine gebelik şansının olduğu çifte anlatılabilir. Ancak aynı çift sosyal baskı altında olup uzun bekleme dönemlerine tahammül edemeyebilirler. Özetle tüp bebek tedavisi kişiye özgün olmalı ve planlanmalıdır. Fabrikasyon tüp bebek tedavisi olmaz.</p>
<p>Bu konudaki yazılarımız devam edecektir&#8230;<br />
Kaynak:Baby &amp; You</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2012/01/14/adan-zye-tup-bebek-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşılama mı Tüp Bebek mi ?</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/asilama-mi-tup-bebek-mi-2/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/asilama-mi-tup-bebek-mi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 11:35:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=1048</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi yapılan araştırmalarda gösterilebilir hiçbir problemi olmayan yani açıklanamayan kısırlık tanısı alan çiftler için ilk yaklaşım, birkaç kez aşılama ve eğer sonuç alınamazsa tüp bebek tedavilerine geçilmesidir.  Ülkemizde de bu tanıyı alan hastalara Tüp bebek Tedavisi Raporu verilmesi için yönetmelik iki kez aşılama yapılmasını şart koşmaktadır. Ancak günümüzde bu yaklaşımın geçerliliği tüm dünyada sorgulanmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2011/05/deneme.jpg" alt="" title="deneme" width="585" height="303" class="alignleft size-full wp-image-1063" /><br />
Bilindiği gibi yapılan araştırmalarda gösterilebilir hiçbir problemi olmayan yani <strong>açıklanamayan kısırlık</strong> tanısı alan çiftler için ilk yaklaşım, birkaç kez <strong>aşılama</strong> ve eğer sonuç alınamazsa <strong>tüp bebek</strong> tedavilerine geçilmesidir.  Ülkemizde de bu tanıyı alan hastalara Tüp bebek Tedavisi Raporu verilmesi için <strong>yönetmelik iki kez aşılama</strong> yapılmasını şart koşmaktadır. Ancak günümüzde bu yaklaşımın geçerliliği tüm dünyada sorgulanmaya başlanmıştır.<br />
Yapılan araştırmalar ile çocuk arzusu olan ve görünür bir problemi olmayan çiftlerde doğrudan tüp bebek tedavisi de düşünülebileceği gösterilmiştir. Bu çalışmalara bir örnek de aşağıdaki çalışmadır.<br />
Dünyanın en saygın kısırlık dergilerinden birisi olan <strong>Fertility &amp; Sterility</strong> dergisinin <strong>2010</strong> yılı <strong>Ağustos</strong> ayında yayınlanan çok merkezli çalışmaya(1)göre <strong>doğrudan Tüp Bebek tedavisi 3 kez aşılama ve ardından tüp bebek tedavisine göre daha ekonomik ve üstün bulunmuştur.</strong> <br />
Çalışmanın detayları ise şöyle belirtilmiştir;<br />
 ABD&#8217;de yaşları 21 ile 39 arasında değişen ve yapılan testlerle açıklanamayan kısırlık tanısı alan <strong>503</strong> kadın rastgele iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba 3 kez klomifen sitrat (klomen, serophene, gonaphene )hapı kullanılarak aşılama, FSH (enjeksiyon tedavisi)kullanılarak aşılama ve yine sonuç alınamazsa ardından tüp bebek tedavileri uygulanmış diğer gruba ise doğrudan tüp bebek tedavisi uygulanmış ve gruplar başarı ve maliyet açısından karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonunda doğrudan tüp bebek tedavisi diğer tedavilere oranla daha başarılı ve daha ekonomik bulunmuştur.<br />
Ağızdan hap + aşılama tedavisinin başarı oranı deneme başına <strong>% 7.6,  iğne + aşılama tedavisinin başarı oranı % 9.8, doğrudan tüp bebek tedavisinin başarı oranı ise % 30.7</strong> olarak hesaplanmıştır.  Maliyet analizinde ise gebelik isteyen bir çift için doğrudan tüp bebeği seçmek <strong>2624 Dolarlık</strong> bir kazanç anlamına gelmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/asilama-mi-tup-bebek-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mini Tüp Bebek Nedir ?</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/mini-tup-bebek-nedir/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/mini-tup-bebek-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 11:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=1043</guid>
		<description><![CDATA[Mini Tüp Bebek Mini İVF ya da mini tüp bebek tedavisi daha düşük dozda ilaç kullanılarak daha az sayıda ancak daha kaliteli yumurta geliştirilmesi mantığına dayanır. Geliştirilen bu yumurtalar alındıktan sonra yine mikroenjeksiyon tekniği uygulanarak döllenme sağlanır. Döllenme sonrasında oluşan embriyoların tutunma olasılığının daha yüksek olduğu düşünülerek hastaya transfer edilir. Aslında tedavide farklı olan yumurta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mini Tüp Bebek</strong><br />
<img class="alignleft size-full wp-image-982" title="hamile_bebek" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2010/12/hamile_bebek.jpg" alt="" width="205" height="184" /><br />
Mini İVF ya da mini tüp bebek tedavisi daha düşük dozda ilaç kullanılarak daha az sayıda ancak daha kaliteli yumurta geliştirilmesi mantığına dayanır. Geliştirilen bu yumurtalar alındıktan sonra yine mikroenjeksiyon tekniği uygulanarak döllenme sağlanır. Döllenme sonrasında oluşan embriyoların tutunma olasılığının daha yüksek olduğu düşünülerek hastaya transfer edilir. Aslında tedavide farklı olan yumurta geliştirme yöntemidir.<br />
Ancak bu tedavi de ilaçsız tüp bebek tedavisi gibi genellikle yüksek doz ilaç kullanılmasına rağmen fazla sayıda yumurta elde edilemeyen ve kaliteli embriyo gelişmeyen bayanlarda tercih edilebilir. Özellikle ileri yaştaki ve yumurtalık rezervi azalan bayanlarda mini-ivf tedavisinin başarı oranları diğer klasik tedavilerden daha az değildir. Bu hastalarda çok yüksek doz ilaç kullanılırsa yumurta kalitesi de genellikle düşmektedir. Mini tüp bebek tedavisinde mantık hastanın kendi hormonları ve düşük doz ilaçlarla yumurtaların gelişmesidir.<br />
FSH hormonu yükselmiş olsa da eğer normal adet görülüyorsa mini-ivf ile gebe kalmak için şansınız var demektir.<br />
Tedavide genellikle diğer klasik tedaviler gibi adetin 3. Günü klomifen veya letrozol ilaçları kullanılır ve vücudun kendi FSH hormonunun yükselmesi ve yumurtaların uyarılmaya başlaması beklenir..yaklaşık 4-5 günlük bir tedaviden sonra genellikle yumurtalar 10 mm ve daha büyük boyutlara varırlar..tedaviye ara verilmeden FSH v/veya Lh hormonuyla devam edilir..yaklaşık olarak 2-4 günlük bir tedavi sürecinden sonra yumurtalar toplanmaya hazır hale gelir..<br />
Mini-İVF tedavisinde diğer önemli bir avantaj da maliyetinin düşük olmasıdır..Çünkü tüp bebek tedavisinde yüksek doz ilaç kullanımı nedeniyle tüp bebek masrafına ek olarak ciddi bir maliyet oluşmaktadır<strong>..Düşük doz ilaç kullanımıyla toplam tedavi masrafları % 30-40 azaltılabilmektedir..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/05/11/mini-tup-bebek-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebek Tedavisi Başlangıç Aşamaları</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/04/12/tup-bebek-tedavisi-baslangic-asamalari/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/04/12/tup-bebek-tedavisi-baslangic-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 13:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=981</guid>
		<description><![CDATA[Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları Tüp bebek tedavisinde ilk olarak sistemli bir tetkikle ki bu tetkikler erkek­te sperm, kadında rahim filmi, rahim ağızı salgısının incelenmesi, yumurtlama olup olmadığının araştırılması ve bunları taki­ben laparoskopi ve histeroskopi denilen görüntüleme yöntemlerini kapsamaktadır. Yapılan bu işlemler sonucunda yüzde 90 oranında infertilite sorunu ortaya çıkartılabilmektedir. Çiftlerin yüzde 10&#8242;unda ise tüm tetkiklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-982" title="kisirlik-tedavi" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2011/04/kisirlik-tedavi.jpg" alt="" width="220" height="175" />Tüp bebek tedavisinde ilk olarak sistemli bir tetkikle ki bu tetkikler erkek­te sperm, kadında rahim filmi, rahim ağızı salgısının incelenmesi, yumurtlama olup olmadığının araştırılması ve bunları taki­ben laparoskopi ve histeroskopi denilen görüntüleme yöntemlerini kapsamaktadır. Yapılan bu işlemler sonucunda yüzde 90 oranında infertilite sorunu ortaya çıkartılabilmektedir. Çiftlerin yüzde 10&#8242;unda ise tüm tetkiklere rağmen sorunu ortaya çı­kartmak mümkün olmamaktadır. Sorun ortaya çıkartılınca ona uygun tedavi proto­kolünün tespit edilmesi gerekir. Çiftlere de mutlaka sorunun ne olduğu, tedavideki başarı oranının ne olabileceği ve yaklaşık maliyeti konusunda açıklayıcı bilgiler ver­mek gerekir. Burada hastaya da görev düşmektedir. Hekim gerekli açıklamaları yapmadıysa veya yapmakta geciktiyse, hasta kendine ait bu sorunu öğrenmek i çin doktoruna bu konuda sorular sorup  açıklayıcı bilgiler talep etmelidir.</p>
<p>Kısırlık tedavisindeki başarı oranı nedene bağlı olarak  değişmektedir. Bazı sorunları ilaç tedavisiyle veya cerrahi tedaviyle yüz­de 100  oranında düzeltmek mümkün olur­ken, bazılarının düzelmesi daha zor ol­makta, çok  az bir kısmında da bugünkü tıbbi imkanlarla başarılı olunamamaktadır. Bazı  hastalar ilaç tedavisini veya cerrahi tedaviyi takiben gebe kalırken, bazılarına  daha karmaşık tedavi yöntemleri uygulan­ması gerekmektedir. Bu yöntemler,  suni döllerime (inseminasyon), tüp bebek, mikroenjeksiyon uygulamalarını  kapsa­maktadır. Bu uygulamalarla başarı oranları yüzde 15 &#8211; 50 arasında değişmektedir.  Tabi bu durum genel bir orandır şahsa göre bu oran artabilir veya  azalabilir.</p>
<p>Malesef hastaların büyük bir kısmı da<em><strong> tüp bebek</strong></em> veya mikroenjeksiyon gibi yön­temleri her derde deva gibi görüyorlar ve bu yöntemlerden yüzde 100 bir başarı beklentisi içinde olduğunu hissettiriyorlar. Halbuki bu metotlar belirli sorunları çöz­mek için kullanılan yöntemlerdir. Başarı oranı da genel olarak yüzde 100 değil yu­karda belirttiğim sınırlardadır. Ayrıca mali­yeti de bir hayli yüksektir. Hastaya bütün bunlar işleme başlamadan açıklanmalı, hasta aşırı bir beklenti içerisinde olmama­lıdır. Yüzde 20 &#8211; 50 başarı oranı demek yüzde 50 &#8211; 80 başarısızlık demektir. Hasta eğer tamamen başarıya şartlanır ve tedavi başarısızlakla sonuçlanırsa, bu durum has­tayı psikolojik olarak son derece olumsuz etkilemektedir. Bütün bu nedenlerle tüp bebek teda­visine başlarken hastaya gerekli açıklamalar yapılmalı ve psikolojik destek sağlanmalı­dır. Stres tedavideki başarı oranını olum­suz yönde etkilemektedir. Bu bakımdan tüp bebek tedavisinde psikolojik destek ayrıca tedavinin başansı yönünden de faydalı olmaktadır.</p>
<p>Bu konuda bilimsel araştırmalar yoğun bir şekilde devam etmekte ve teknolojideki gelişmelerden de en üst düzeyde yararla­nılmaktadır. Yukarıda belirttiğim gibi, 3-5 yıl önce hiç umut görülmeyen hastalarda bügün başarılı sonuçlar elde  edilebilmek­tedir. Bu nedenle bazı ekstrem sorunlar dışında hastaları ümitsizliğe sevk etmemek gerekir. <em><strong>Tüp bebek </strong></em>tedavisine bakarken karamsar olmamak gereklidir. Çok  hızlı gelişen teknoloji ile birlikte tüp bebek alanında başarı oranları  gün geçtikçe artmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/04/12/tup-bebek-tedavisi-baslangic-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danışma Formu</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/tup-bebek-maliyeti/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/tup-bebek-maliyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Mar 2011 20:47:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Guncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=928</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayfaya tüp bebek merkezleri tarafından flash reklam veya tanıtım yazısı verilerek kendi sayflarındaki danışma formuna yönlendirme yapılabilir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sayfaya tüp bebek merkezleri tarafından flash reklam veya tanıtım yazısı verilerek kendi sayflarındaki danışma formuna yönlendirme yapılabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/tup-bebek-maliyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken Menopoz</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/erken-menopoz-2/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/erken-menopoz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Mar 2011 20:46:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=971</guid>
		<description><![CDATA[Erken Menopoz Erken Menopoz Nedir? Menopoz genellikle 40 yaş ve üstü bayanlarda görülür fakat erken menopoz dediğimiz ise 40 yaş altı bayanlarda görülmektedir. Erken menopoz oranı düşüktür şöyle ki 100 bayandan sadece birinde görülmektedir. Erken menopoz tanısı konulan hastaların yaşayabileceği sağlık problemlerinden dolayı hastaların normal menopoz süresine kadar tedavi görmeleri gerekmektedir. Biz burada genel olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Erken Menopoz</strong></h2>
<p><strong>Erken Menopoz Nedir?</strong></p>
<p>Menopoz genellikle 40 yaş ve üstü bayanlarda görülür fakat erken  menopoz dediğimiz ise 40 yaş altı bayanlarda görülmektedir. Erken  menopoz oranı düşüktür şöyle ki 100 bayandan sadece birinde  görülmektedir. Erken menopoz tanısı konulan hastaların yaşayabileceği  sağlık problemlerinden dolayı hastaların normal menopoz süresine kadar  tedavi görmeleri gerekmektedir. Biz burada genel olarak erken menopoz  hastalığı ve sebeplerinden bahsedeceğiz. <img class="alignleft size-full wp-image-972" title="ereken_menepoz" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2011/03/ereken_menepoz.jpg" alt="" width="300" height="305" />Eğer erken menopoz dönemine  girmiş hasta iseniz mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir ve  sizlere uygun olacak hormon destek tedavisi uygulayacaklardır. Erken  menopoza girdiğinizden emin değil veya kesin teşhis isterseniz, erken  menopoz tanısı kanda beyinden salgılanan FSH, LH ve yumurtalıklardan  salgılanan E2 hormonlarının düzeyleri ile konmaktadır.</p>
<p>Kadınlarda yumurtalıkların yaşam süresi yaş ile ters orantılıdır  ayrıca kullanılan genel bir tıbbi tabir ise doğmadan yaşlanan organ  olmasıdır. Şöyle ki daha kız çocuk annesinin karnında ve gebeliğin 20.  haftasında iken her yumurtalığında yaklaşık 2-3 milyon yumurta vardır Bu  oran 40’lı yaşlara geldiğinde ise 10.000’e düşmektedir. Bunun sonucu  olarak 40 yaşından sonra yumurta sayısının çok fazla azalmasıdır bu  durumda hormon üretmeme, menopoz, adet görmeme gibi fiziksel olaylar  oluşur.</p>
<p><em><strong>Erken Menopozun Nedenleri?</strong></em></p>
<p><strong>Genetik Nedenler</strong></p>
<p>Bazı hastalarda genetik sorunlardan kaynaklı erken menopoz dönemine  girebilmekteler. Erken menopoz dönemine girmiş bayanların büyük bir  kısmı bu nedene bağlıdır. Genetiksel hastalık olduğu için ailede bu  sorunu yaşayan varsa daha dikkatli olmalıdırlar ve mümkünse çocuk sahibi  olmayı ertelememeleri gerekebilir. Şuanda kesin tedavi yöntemi  olmamakla birlikte alternatif tedavi yöntemleri gelişmektedir.</p>
<p><strong>Yumurtalıkların Virüse bağlı Enfeksiyonları</strong></p>
<p>Yumurtalıklar bazı hastalıklardan dolayı etkilenmektedir ve  yumurtalıkların azalmasına sebep olmaktadırlar. Bunlar arasında örnek  vermek gerekebilirse kabakulak gibi hastalıklar olabilir. Eğer virüse  bağlı enfeksiyonlardan kaynaklı menopoz belirtileri yaşıyorsanız  hekiminize başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p><strong>Diğer Erken Menopoz Nedenleri</strong></p>
<p>Kanser tedavisi gören bayanlarda kemoterapi, radyoterapi gibi  tedaviler bağışıklık sistemini zayıflatma ve bağışıklık sistemine dair  sorunlar yaşanılabilmektedir bu durum yumurtalıklara zarar  verebilmektedir. Bu tip tedaviler görüyorsanız erken menopoz riski  altında olabilirsiniz.</p>
<p>Erken over (yumurtalık) yetmezliği hastalarda da bazı hastalıklarla  birlikte erken menopoz risk altında olabileceğini hatırlatalım.</p>
<p><strong>Erken Menopoz Tedavisi</strong></p>
<p>Erken menopozun yoğun yaşanılan sebeplerine değinmiştik. Net olarak  bir tedavi yönteminden bahsedebilmek için tanının kesin olması  gerekmektedir. Bu durum her hastaya göre farklı bir tedavi yöntemi  uygulanabileceği anlamına gelmektedir. Bahsettiğimiz üzere en sağlıklı  yöntem doktorunuza başvurmaktır.</p>
<p>Erken menopoz dönemine girmiş bayanlarda çocuk sahibi olmak  isteyenlerin kanda FSH ve LH düzeylerine bakılmalı, FSH/LH oranı 1’den  küçük ise yumurtalıkları uyarıcı ilaçların verilmesi denenmelidir.</p>
<p>Ayrıca erken menopoz yaşayan bayanların %10 ila %20 arasındakilerin bu hastalığı doğal olarak atlattıkları da unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/03/12/erken-menopoz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Tüp Bebek</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/02/04/istanbul-tup-bebek/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/02/04/istanbul-tup-bebek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2011 17:59:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek Merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=954</guid>
		<description><![CDATA[Tüp Bebek Merkezimizin İstanbul ilinde 4 adet şubesi vardır. Ayrıca Ankara tüp bebek merkezimiz de hizmetinize girmiştir. Tüm merkezlerimizde kadın ve erkek kısırlığı, jinekolojik hastalıklar konusunda her türlü hizmeti vermekteyiz. Ayrıca tüm merkezlerimiz en son teknoloji ve otomasyon sistemleri ile donatılmıştır. Tüp bebek merkezimiz hayallerinizin gerçeğe dönüşebilmesi için tedavinizin başlangıcından sonuna kadar her zaman yanınızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft  wp-image-955" title="istanbul-tup-bebek" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2011/02/istanbul-tup-bebek.jpg" alt="istanbul tüp bebek" width="300" height="250" /> Tüp Bebek Merkezimizin İstanbul ilinde 4 adet şubesi vardır. Ayrıca Ankara tüp bebek merkezimiz de hizmetinize girmiştir. Tüm merkezlerimizde kadın ve erkek kısırlığı, jinekolojik hastalıklar konusunda her türlü hizmeti vermekteyiz. Ayrıca tüm merkezlerimiz en son teknoloji ve otomasyon sistemleri ile donatılmıştır. Tüp bebek merkezimiz hayallerinizin gerçeğe dönüşebilmesi için tedavinizin başlangıcından sonuna kadar her zaman yanınızda olarak tüm tedavi sürecinde size destek olmaktadır.</p>
<div style="display: none;">
<p><a title="akrep ilaçlama  " href="http://www.bursailaclama.com/akrep-ilaclama.html">akrep ilaçlama </a><a title="akrep ilaçlama  " href="http://www.bursailaclama.com/akrep-ilaclama.html">akrep ilaçlama </a><br />
<a title="fare ilaçlama" href="http://www.fareilaclama.web.tr">fare İlaçlama</a><a title="pet bardak su" href="http://www.kayalarsu.com">Pet bardak su</a><a title="ilaçlama fiyatlari" href="http://www.ilaclamafiyatlari.net">İlaçlama fiyatlari</a><br />
<a title="böcek ilaçlama  " href="http://www.bursailaclama.com">böcek ilaçlama </a></p>
</div>
<p>En son teknikler kullanılarak her çifte standart bir tedavi uygulamaktansa , çiftlere ve tedavinin durumuna göre çiftlere özel tedavi yöntemleri geliştirilmektedir. İstanbulda bulunan tüp bebek tedavi merkezlerimizden size en uygun olanının arayarak ücretsiz danışmanlık hizmetimizden yararlanabilirsiniz, ayrıca sitemizdeki danışma formumuzu doldurarak doktorlarımıza merak ettiğiniz soruları sorabilirsiniz.</p>
<p>İstanbul tüp bebek merkezlerimiz;</p>
<p>- Çamlıca tüp bebek<br />
- Bahçelievler Tüp bebek<br />
- İstanbul international<br />
- Ankara international</p>
<p>Bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/02/04/istanbul-tup-bebek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte 13 Problem ve Çözümü</title>
		<link>http://www.tupbebegim.org/2011/01/20/hamilelikte-13-problem-ve-cozumu/</link>
		<comments>http://www.tupbebegim.org/2011/01/20/hamilelikte-13-problem-ve-cozumu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 08:31:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>www.tupbebegim.org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tupbebegim.org/?p=947</guid>
		<description><![CDATA[HAMİLELİKTE 13 SORUN VE ÇÖZÜM, Bir varlığın, küçücük bir insanın oluşma¬sında aracı olmak, 1 yıla yakın bir za¬man zarfında onu karınımızda sımsıkı muhafaza etmek ve ömrünüzün sonuna ka¬dar bu kopamayacak parçanızı sevgi¬nizle beslemek .. Anne olmak bu kelimelerin de yetersiz kaldığı, anlatılması çok güç bir duygu aslında.  Tüp bebek tedavisi ile artık bu mümkün&#8230;Bu duygular [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HAMİLELİKTE 13 SORUN VE ÇÖZÜM,</strong></p>
<div id="attachment_948" class="wp-caption alignleft" style="width: 316px"><img class="size-full wp-image-948" title="hamile_tup-bebek" src="http://www.tupbebegim.org/wp-content/uploads/2011/01/hamile_tup-bebek.jpg" alt="Hamilelik Tüp bebek" width="306" height="400" /><p class="wp-caption-text">Hamilelik Tüp bebek</p></div>
<p>Bir varlığın, küçücük bir insanın oluşma¬sında aracı olmak, 1 yıla yakın bir za¬man zarfında onu karınımızda sımsıkı muhafaza etmek ve ömrünüzün sonuna ka¬dar bu kopamayacak parçanızı sevgi¬nizle beslemek .. Anne olmak bu kelimelerin de yetersiz kaldığı, anlatılması çok güç bir duygu aslında.  Tüp bebek tedavisi ile artık bu mümkün&#8230;Bu duygular içerisinde çocuklu bir yaşama adım atmak, yani anne olmak bir kadın için hayatının en önemli deneyimle¬rinden ve görevlerinden biridir. Bu kutsal gö¬revin ilk aşaması olan hamilelikte, anne adayı çok özel duygular hissetmenin yanı sıra pek çok sorunla karşılaşabilir. Bu dönemde karşı¬laşılabilecek en önemli 13 sorunun neler oldu¬ğunu, nasıl geliştiğini ve nasıl önlemler alın¬ması gerektiğini uzman doktorumuz sizler için anlattı.</p>
<p><strong><br />
İDRAR KAÇIRMA</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
İdrar kaçırma, idrarın kontrolsüz olarak dışarı çıkması şeklinde tarif edilebilir. Hamilelik ve hamilelik dışı idrar kaçırmalar temelde ya idrar çıkışını kontrol eden kas demetlerinin iyi çalışmamasına bağlı olarak öksürüp hapşırmakla ya da idrar torbasının aşırı imitasyonuna bağlı olarak sıkışma hissi ile birlikte tuvalete yetişme ihtiyacının ön planda olduğu şekilde gözlenebilir.<br />
Tüp bebek merkezinde yapılan tedaviden sonra hamilelikte kan hacminin artması ve buna bağlı böbreklerden süzülen kan miktarının artış göstermesi nedeniyle saatlik idrar yapımı artar. Ancak hamilenin rahmi ile idrar torbası arasındaki yakın komşuluk rahim mesanesine yukarıdan bastırır. Hamilelik haftası arttıkça idrar torbasıda yukarı doğru çekilir. Bu gibi idrar torbası konumunun değiştiği durumlarda idrarın tam olarak boşaltılamamasına bağlı olarak idrar yolu enfeksiyonları daha sık görülür. İdrar yolu enfeksiyonları mesane iç duvarını olumsuz etkileyerek mesane kaslarının is¬temsiz kasılmasına ve ani sıkışma hissi ile birlikte idrar tutulmasının kontrol edilememesi ile birlikte idrar kaçırmaya neden olur. Bazen me¬sanenin büyüyen rahim ile birlikte yukarı asıl¬ması idrar çıkışını kontrol eden kasların dizilimini etkileyebileceğinden etkili kasılmayı önleyerek öksürük hapşırık gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda idrar kaçışına sebep olabilir. Daha önceden normal doğum yapmış veya aşırı kilolu bayanlar, kas rahatsızlığı olanlar, sık idrar yolu enfeksiyonu olan hamilelerde de id¬rar kaçırma daha sık görülür. Hamileliğin ileri haftalannda ise artık bebek doğum kanalına girmeye başladığından idrar torbasına baskı yapar. İdrar torbası kapasitesi azalır. Sık idrara çıkma ve idrar kaçırma görülür.<br />
Öneriler<br />
Böyle bir durumun varlığı aslında çoğu za¬man tüp bebek tedavisini yapan doktordan gizlenir. Çünkü idrar kaçırma, toplumda ayıp olarak değerlendirilir ve çoğu hasta idkar kaçırdığını söylemek istemez. An¬cak hamilelik de  karşılaşılan bu durum, risk fak¬törleri ortadan kaldırıldığında çoğu zaman dü¬zelir. Basit bir idrar yolu enfeksiyonunun teda¬visi, çoğu irritasyona bağlı sıkışma hissini ve idrar kaçırma durumunu önleyebilir. Çoğu ha¬mile bu tür enfeksiyonların tedavisinde ilaç kullanmak istemez. Oysa bilinmelidir ki idrar yolu enfeksiyonu olduğu halde tedavi edilmezse erken doğum riski olabilir. Lokal enfeksi¬yonlar rahim içeriğini ve fetal yapıları etkileyebilecek derecede ciddi br hal alabilirler. Hatta ileri haftalarda amniyotik suyu gelmeye başla¬yan hamileler bunu fark etmeyip idrar kaçırdık¬larını zamedebilirler ve bu nedenle fetal yapıların enfeksiyonu ile beklenmeyen erken doğumlar gözlenebilir.<br />
<strong>KABIZLIK</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Tüp bebek sonrasında hamilelik, kadının yapısının değiştiği yeni bir ortamın kurulduğu bir sistem olarak düşü¬nülmelidir. Bu değişiklikler içerisinde kabızlık çoğu hamilede sıkça karşılaşılan durumlardan birisidir. Temelinde değişen hormonal denge, tüketilen besinlerin değişmesi ya da kullanılan ilaçlar olabilir.<br />
Hamilelikte artan progesteron hormonu düz kas üzerinde rahatlatıcı, kasılmayı önleyici etkiye sahiptir. Bu nedenle düz kas hücrelerin¬den oluşan içi boşluklu organlarda örneğin bağırsaklar, safra kesesi, idrar taşıyan kanallar gibi yapılarda gevşeme söz konusudur. Ka-bızlıkla ilgili olarak gevşeyen ve hareketi azalan bağırsaklarda dışkı daha uzun süre kalır. Bu artan süre nedeniyle içerisindeki su miktarı vü¬cuda geri emildiğinden kıvamı sertleşir ve atıl-ması zorlaşır. Kullanılan bazı vitamin ve demir ilaçları bağırsak sistemi üzerine kabızlığı artırıcı etki gösterebilirler.<br />
Öneriler<br />
Hamileler bol su içmelidirler. Bu, altın ku¬raldır. Su alımının artmasıyla hem bağırsak ha-reketleri artar hem de dışkı içeriğinin yumuşa¬ması sağlanır. Aşırı kabızlık durumunda ise dışkı yumuşatıcı ilaçlar ya da lavmanlar hami¬leliğe zararı olmadan güvenle kullanılabilirler. Bol sebze, meyve ve lifli gıda tüketimi de ba¬ğırsak hareketlerini artırarak kabızlığı önleye¬cektir.</p>
<p><strong><br />
HEMOROİT</strong><br />
Nasıl Gelişir?<br />
Kilolu olmak, kabızlık ve buna bağlı ıkın¬malar, hamilelik haftasının büyümesiyle karın iç basıncının artması, çoğul hamilelikler, damar sisteminin hormonlar etkisiyle genişleyip akımlarının azalması gibi durumlar hemoroit oluşumunu arttırır.<br />
Değişen hamilelik fizyolojisi nedeniyle düz kas içeren bağırsak dokusu gibi damar dokusunda da genişlemeler ve gevşemeler olur. Artan kan miktarı, karın içi basıncın artması ve kabızlığa bağlı aşırı ıkınma gibi durumlarda makat çevresi damarlarda genişlemeler oluşarak hemoroitin oluşmasına neden olur.<br />
Öneriler<br />
Yumuşak gıdalar ile beslenme, kabızlığın gaita yumuşatıcılar hemoroit oluşumunu önleyebilir. Hemoroitler bazen içlerindeki kasın pıhtılaşması ile ağrı oluşumuna yol açabilir. Gerekli olgularda cerrahi müdahale önerilebilir. Oturma banyoları hemoroit sancısını azaltabilir.</p>
<p><strong><br />
MANTAR ENFEKSİYONU</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Hamilelik, değişen hormonal denge nedeniyle vajinal enfeksiyonların, özellikle de mantar enfeksiyonlarının artış gösterdiği bir dö¬nemdir. Değişen akıntı özelliği ve vajinal ortam dengesinin değişip vajinal ph dengesini asidik ortamda tutan yararlı bakterilerin azalmasıyla mantar enfeksiyonu baş gösterir.<br />
Mantar mikrobu aslında vücudumuzda devamlı yaşayan bir organizmadır. Ancak çoğalması vücut tarafından alınan önlemleri azaltılır. Vajinal ph değerinin asidik olması ile bu asiditeyi sağlayan özelleşmiş mikroorga¬nizmaların (Laktobasiller) vajinada bulnması mantar enfeksiyonlarını önler. Ancak hamilelikte annenin bağışıklık sisteminde bir miktar zayıflamanın olması, süt ve süt ürünlerinden yetersiz beslenme, hamilelikte kan şekeri düzeylerinin artış göstermesi, idrar yolu patojen¬lerinin artması gibi durumlar mantar enfeksiyonunu oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Öneriler<br />
Kontrolsüz vajinal enfeksiyonların olası fetal yapılara ulaşabileceği düşünülerek mutlaka doktora haber verilmelidir. Akıntı şikayeti ya¬nında kaşıntı, idrar yaparken yanma gibi şikayetler olabilir. Hamilelikte mantar tedavisi için sistemik ilaçlar yerine, lokal etkili, kana geçen ilaç miktarının çok az olduğu fitiller kullanılabi¬lir. Bazen mantar enfeksiyonunu tedavi ede¬cek antibiyotikli fitiller yerine o bölgede Laktobasil miktarını artıracak doğal yapıda fitil şek¬linde ilaçlar da kullanılabilir. Ancak tedavi ile geçmeyen, nükseden durumlarda vajinal en-feksiyon açısından kültür alınarak ileri tetkik yapılması gerekir. Süt ve süt ürünleri Laktobasil üremesini çoğaltacağından hamilelerde va¬jinal va¬jinal kandada enfeksiyonunun önlenmesinde etkili olduğu düşünülür.<br />
<strong>KAŞINTI</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Başarılı bir Tüp bebek tedavisi sonrasında hamilelerde kaşıntı karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına bağlı olabileceği gibi der- motolojik olarak cildin kuruması, çatlaklar oluşması nedenryie de görülebir. Kaşıntı cildin gerilmesine bağlı karın bölgesinde ya da ödem nedeniyle bacaklarda ve el özerlerinde daha fazla olabilir.<br />
Hamilelikte karaciğer enzimlerinin artrması nedeniyle kaşıntı miktarında artış olabilir. Ba¬zen alerjen gıdaların (örneğin yumurta gibi) aşırı tüketilme durumunda karaciğer üzerine olumsuz etkileri nedeniyle kaşıntı oluşumu görülebilir.<br />
Öneriler<br />
Kaşıntı şikayeti olduğunda tüp bebek merkezlerindeki doktorla görü¬şü lmelidir. Karaciğer fonksiyon testleri kontrol edildikten sonra her şey normal ise cildin kuruluğuna bağlı kaşıntılar nemlendirici losyonlar  giderilebilir.<br />
<strong>CİLT PROBLEMLERİ</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Kanda artan hamilelik hormonları, özellik¬le östrojen hormonu; ciltte kızarmalar, damar genişlemeleri, kırmızı benler, avuç içi kızarıklık, yüzde kızanklık yapabilir. Hamilelikte melanin sentezi artışına bağlı yüzde maske görünümü olabilir. Karında gerilmeye bağlı çatlaklar olu-şabilir.<br />
Kilo alımının artması ile birlikte esneyeme- yen cilt altı bağ dokusunda yırtılmalar olur. Bu nedenle cildin inceldiği bölgelerde alttan ge¬çen damarsal yapılar nedeniyle kırmızı renkte<br />
çizgiler oluşur. Bu çatlaklar doğum sonrası beyazlaşır, ancak ortadan kaybolmaz, Bunun için çeşitli kremler uygulanabilir. Fakat oluşma eğiliminde ise ne yazık ki bunu önlemek pek de mümkün değildir. Yüzde görülen hamilelik maskesi ve karın ortasında görülen kahveren¬gi çizgi, artan melanin hormon sentezine bağ¬lıdır. Çoğu leke, geri dönüşlü olsa da doğum sonrası bazen iz kalabilir. Bu lekeler güneşten korunmalıdır. Kanda östrojen artışı ile el avuç¬larında ve yüzde burun etrafında ya da karın¬da kırmızı ben şeklinde oluşumlar gözlenebilir. Hepsi geri dönüşlüdür. Karaciğer rahatsızlıkla¬rında rahatsızlıkla¬rında ciltte safra asiti birikimi nedeniyle kaşıntı ve buna bağlı kaşıntı izleri olabilir. Cilt kurulu¬ğu yine sıkça görülebilir.<br />
Öneriler<br />
Kuruluk için bol su içmek, çatlak oluşumu için losyon kullanmak ve ciidi tahriş edecek derecede şiddetli kaşımalardan uzak durmak gerekebilir.<br />
<strong>KRAMPLAR</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Bebeğin büyümesiyle rahmi yerinde tutan bağların gerilmesi kramp olarak algılanır, ileri haftalarda ise rahmi doğuma hazırlayan hazır¬lık sancıları kramp şeklinde belirti verir. Bağır-saklar, idrar yolları problemleri nedeniyle de kramplar hissedilebilir. Bacaklardaki kramplar ise çoğunlukla magnezyum ve kalsiyum ek¬sikliği nedeniyle olur, Bazen sinir sıkışmaları ve bel fıtığı da kramplara yol açabilir.<br />
Hamilelik materyali büyümeye başladığın¬da ilk haftalarda hamilelerde sanki regl ola¬cakmış gibi kasık ağrısı olabilir, Bu henüz ha¬mileliğe adapte olmayan rahmi yerinde tutan bağ dokularının gerilmesi nedeniyledir, ileri haftalarda ise vücutta su miktarının artması ile ellerde, ayaklarda yer çekimi etkisiyle ödem artar. Bu ödem ve benzeri dolgu maddelerinin yumuşak dokularda artması nedeniyle uzuvla¬ra giden sinirlerde sıkışmalar izlenebilir. Dirsek¬teki sinir sıkışması elde ve kolda hissizlik, ağrı, uyuşma yapabileceği gibi, bacaklardaki sinir sıkışmalarında bacak krampları gözlenebilir. Yine kalsiyum ve magnezyumdan fakir bes¬lenme durumunda kas krampları görülebilir. Vaktinden önce rahim kasılmalarının başlama¬sı çoğu hastada fark edilmez olabilirken bazı hamilelerde kramp şeklinde algılanabilir.<br />
Öneriler<br />
Diyette kalsiyum, magnezyum alınması, süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebze tüketilmesiyle sağlanabilir. Kalsiyum ve magnezyum içeren ilaçlar hamilelikte rahatlıkla kullanılabilir. Ödem nedeniyle ayaklardaki şişlikler ayaklan yukarı kaldırıp istirahat ettirmek ya da buz kompresi uygulayarak azaltılmaya çalışılır. Si¬nir sıkışmaları ise çok ciddi olmadıkları durum¬larda önemli değildirler. Ancak sıkışma nede¬niyle nörolojik olarak tanı konulan uzuvda fonksiyon kaybı olacak düzeyde ciddiyet oldu¬ğu durumlarda küçük cerrahi müdahalelerle sinir serbestleştirilmesi yapılabilir.<br />
<strong>REFLÜ</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Hamilelikte artan progesteron hormonu etkisiyle bağırsaklarda görülen gevşeme mide ve yemek borusu bileşkesinde de izlenir. Rah¬min büyümesi ile iç organların mideyi sıkıştır¬ması, çok sık ve fazla miktarlarda beslenme gibi durumlarda mideden yemek borusuna kaçış artar. Yemek borusuna gelen mide içe¬riği ağza kadar gelebilir ve asit içeriği nedeniy¬le hem yanma hem de ağızda acı tat bırakma hissi olabilir.<br />
Yağlı gıdalar, çikolata, karbonhidratlardan zengin beslenme, protein içeriği az gıda ile beslenme, sık ve fazla miktarda yemek yeme mide boşaltılmasını yavaşlatan durumlardır. Hamilelikte zaten mide boşaltımının yavaşladı¬ğı düşünülecek olursa bu koşulların artan ka¬rın içi basıncı ile reflüyü artıracağı düşünülebi¬lir. Yatar pozisyonda olma reflüyü daha da ar¬tırır.<br />
Öneriler<br />
Az ve sık beslenme, protein içeren gıdala¬rın alınması, yağlı gıdalardan uzak kalma, ye-meklerden sonra yatmanın engellenmesi, ya¬tarken başın yüksek yastıklar ile desteklenme¬si önerilebilir. Mide yanması durumlarında ra¬hatlatıcı anti asit şuruplar sınırlı olarak tüketile¬bilir.<br />
<strong>KANSIZLIK</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Öncelikle tüp bebek tedavisi başlangıcında ve hamilelikte artan su miktarı ne¬deni ile kanda rölatif olarak kırmızı kan hücre azalması olur, yani kan sulanır. Ayrıca annede artan kan hücre yapım miktarı ve fetal kan ya¬pımı nedeniyle de demir ihtiyacı artar. Depo demirin yetersiz kalması ya da demir içeren besinlerden uzak kalmak gibi durumlarda an¬nede kansızlık olmaya başlar. Hamilelikte gö¬rülen vajinal kanamalar fazla miktarda oldukla¬rında yine anemiye yol açarlar.<br />
Hamilelikte total vücut suyunun artması her dokuda olduğu gibi damar sisteminde de dola-şan kanda su miktarının artmasına neden olur. Kan hücresi yapımı artmasına rağmen su artı-şındaki rölatif fazlalık, hamilelikte aslında total miktarı yeterli düzeyde olmasına rağmen he-moglobinde azalmaya neden olur. Ancak eşlik eden depo demir yokluğunda, sürekli olan kan kayıplarında ya da yetersiz demir içeren gıda¬lardan oluşan diyet alınmasında hemoglobin değerlerlndeki düşüş daha fazla olur. Bu du¬rumda anemi dediğimiz sorun ortaya çıkar.<br />
Öneriler<br />
Anemik olan anne kolay yorulur, iştahsız¬dır, baş ağrısı, depresyon, keyifsizlik hali, cid¬di durumlarda çarpıntı hissi gözlenebilir. Yapı¬lacak tetkik basit olup kan sayımından ibaret¬tir. Kan sayımında ciddi düşüklük görülen an¬ne adaylarına demir takviyesi gerekir. Hamile¬lik komplikasyonu olan ani ve ağır vajinal ka¬namalarda ise kan transfüzyonu gerekir<br />
<strong>BEL AĞRILARI</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Hamilelik haftası ilerledikçe vücut postürünün değişmesi ve eklem hareketliliğinin art¬ması ile oluşur. Hamilelikte İlerleyen haftalarda doğuma hazırlık olarak kanda plasentadan yapılan bir-takım hormonlarda artış oltır. Bu hormonlar özellikle kalça ve bel bölgesindeki eklemleri etkiler. Tüp bebek  tedavisinin başarısı sonrasındaki bel ağrısının önemli bir nedeni de ha¬milelik yaşıyla beraber vücut postürünün de- ğişmesidir. Hamilelerin karnının öne doğru çı¬kık olmasıyla bel kavsi daha da artar. Bu du¬rum kalça ve bacak kemiklerine binen yük dağılımını bozar ve ağrı oluşur.<br />
Öneriler<br />
Yatarak istirahat etmek, hareket araların¬da uygun pozisyonlarda mola vermek, uyur¬ken bacak arasına yastık yerleştirmek ve bel bölgesini desteklemek, ovalayıcı masaj yap¬mak ve gerekli olduğu durumlarda paraseta mol içeren ağrı kesicileri almak önerilebilir.</p>
<p><strong><br />
MİDE BULANTISI VE KUSMA</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Hamilelikte değişen hormonal denge eğer kişide ülser, gastrit yoksa bulantı ve kusmanın yegane nedenidir. Kusmanın şiddetli olduğu durumlarda vücut suyunda kayıp yaşanır. Mi¬de sıvısı içerdiği elektrolit yükü nedeniyle önemli bir depodur. Bu deponun azalması eş¬lik eden elektrolit dengesizliklerine neden ola¬bilir. Kusma ve bulantı nedeniyle hamile yemek yiyemez ise, anne bebeğini beslemek için kendi enerji depolarını kullanır. Bu gibi du¬rumlarda kanda keton adını verdiğimiz enerji¬si düşük yakıt miktarı artar. Ancak çoğu doku bu enerji maddesini kullanamaz. Aşırı kusma¬ya bağlı annede halsizlik, baş dönmesi ve kan asit yapımında artış olur. Bu durum önce an¬neyi etkiler. Daha ciddi durumlarda ise bebe¬ği etkileyebilir. Su kaybı fazla olan annelerde ateş yükselmeye başlayabilir.<br />
Öneriler<br />
Günde 3&#8242;ten fazla kusması olan anneler mutlaka doktora başvurmalıdırlar. Gerekirse serum tedavisi ile vücut su açığının dengelen¬mesi gerekebilir. Bulantı için ise az az sık bes¬lenme, yataktan kalkınca kuru bisküvl-galeta, birden aşırı sıvı alımının önlenmesi önerilebilir. Sulu gıdalar fazla ve birden tüketildiğinde mi¬de gerilmesine bağlı kusmayı tetikleyebilir. Bu nedenle kuru gıda önerilir. B vitaminlerinin desteği alınabilir. Ciddi durumlarda mide bu-lantısını önleyen ilaçlar anneye verilebilir. Aşırı tatlı, acı, tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak dur-mak gereklidir.<br />
<strong>PREEKLAMPSİ</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Plasenta adını verdiğimiz yapının anne da¬marları ile olan ilişkisinin uygun biçimde oluş-maması durumunda annede tansiyon yük¬sekliği olur.<br />
Önceden bilinen tansiyon yüksekliği olan hamilelerde ve tansiyon şikayeti ilk defa ha-milelikte ortaya çıkan hastalarda preeklamp- si-eklemsl dediğimiz durum ortaya çıkabilir. Hem anne hayatını tehlikeye attığından hem de fetal gelişmeyi olumsuz etkileyeceğinden anne ve bebek için ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir durumdur. Kanda pıhtılaşma¬yı sağlayıcı hücrelerin azalması, idrarda pro¬tein kaybı buna bağlı özellikle yüzde ve eller¬de ödem olması, yüksek tansiyon varlığı, tan¬siyona bağlı baş ağrısı, karaciğer ve böbrek gibi organların fonksiyon kaybı, nöbet geçir¬me gibi durumlar olabilir. Yüksek tansiyona bağlı organ hasarları görülebilir. Bebek yeterli beslenemediği İçin gelişme geriliği saptanabi¬lir. Annenin hayatını korumak için erken do¬ğum yaptırmak gerekebilir ve bu durum be¬bek hayatını olumsuz etkileyebilir.<br />
Öneriler<br />
Doktora her gittiğinde tansiyon ölçümü ve kilo alımının takip edilmesi gerekir. Hızlı kilo alı¬mı, önceden tansiyon yüksekliği şikayeti olan¬lar ya da ailede benzer durumların, olduğu du-rumlarda dikkatli olmak gerekir. Hamileler ev¬lerinde haftada en az 2 kez sabah ve akşam tansiyon değerlerini ölçtürmelidirler. Hızlı kilo alınmamalıdır. Tansiyon yüksekliği saptanan hastalara tansiyon düşürücü ilaçlar başlanma¬lıdır. Tansiyon değeri çok yüksek olan ve an¬ne için hayati tehdit oluşturan durumlarda do¬ğum yaptırılmalıdır.<br />
<strong>TÜKRÜK BEZİNİN FAZLA ÇALIŞMASI</strong><br />
Nasıl gelişir?<br />
Hamilelikte değişen hormonlar, vücut sıvı¬sında artış olması ve bazen psikolojik neden-lerden dolayı tükürük salgısında artış olur.<br />
Hamilelerin yüzde 5 kadarında tükürük miktarında değişik miktarlarda artış görülür. Tükürük bezlerinin aşırı çalışması nedeniyle olan ve çoğunlukla zararsız olan bu durum, bazen mide asit içeriğinin artması, gastrit, bu¬lantı, kusma durumlarında da görülür.<br />
Öneriler<br />
Bebeğe zararı olmayan bu durum genellikle 5. Aya kadar devam eder ve sonra geçer. Dişleri fırçalamak, ağız hijyenine dikkat etmek, sık ve az yemek ve bol sıvı tüketmek bu sorunu hafifletir. Mide asidini azaltan ilaçları kullanmak da fayda vardır.</p>
<div style="display:none">
<p><a href="http://www.izmirilaclama.com" title="izmir ilaçlama" >izmir İlaçlama</a><br />
<a href="http://www.kayalarsu.com" title="pet bardak su" >Pet bardak su</a><br />
<a href="http://www.kaynaksuyu.net" title="kaynak suyu">kaynak suyu</a><br />
<a href="http://www.bursailaclama.com" title="böcek ilaçlama  ">böcek ilaçlama </a><br />
<a href="http://www.bursailaclama.com/istanbul-ilaclama.html" title="istanbul ilaçlama  ">istanbul ilaçlama </a><br />
<a href="http://www.bursailaclama.com/bursa-ilaclama.html" title="bursa ilaçlama  ">istanbul ilaçlama </a><br />
<a href="http://www.death-system.org/" title="seo">seo</a><br />
<a href="http://www.kayalarsu.com" title="pet bardak su">pet bardak su</a><br />
<a href="http://www.bursailaclama.com/akrep-ilaclama.html" title="akrep ilaçlama">akrep ilaçlama</a>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tupbebegim.org/2011/01/20/hamilelikte-13-problem-ve-cozumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

