Adet düzensizlikleri

Adet düzensizlikleri

Adet düzensizliği terimini kullanırken öncelikle normal adet kanamasını ve bunun oluşması için gerekli koşulları tanımlamak gerekir. Normal bir adet kanaması için gerekli fizyolojik şartlar şöyle özetlenebilir:

•Beyinden sağlıklı bir şekilde yumurtalıklara uyarım gelmesi, Bu uyarımın yumurtalıkları etkileyerek yumurtalıklardan kadınlık hormonu olan estrojen salımını ve yumurtlamayı sağlaması ve kesinlikle ardından ikinci önemli hormon olan progesteron hormonunu salgılaması Adet kanaması için normal bir rahim ve genital sistem, Psikolojik olarak sağlıklı olma Fizyolojik koşulların herhangi bir nedenle etkilenmesi sonucu ortaya çıkan kanamalara düzensiz kanamalar olarak adlandırılır.

Genellikle 21-35 gün arasında kesin olarak düzenli olarak gerçekleşen ve 3-7 gün süren kanamalar son derece normal sınırlarda kabul edilebilir. Ortalama kan kaybı ise bir adet döneminde yaklaşık olarak ortalama 35-40 ml civarındadır. Bu da genellikle günde 3-5 pet olarak ifade edilebilir. Genellikle 80 ml’nin üzerindeki kanamalar anormal olarak değerlendirilir. fakat miktar olarak kanamanın normal olup olmadığını kesin olarak tespit etmek aslında pekte kolay değildir. Kan kaybını değerlendirirken titizlik nedeniyle kişiden kişiye yorum farklılıkları objektif olmayı engellemektedir.

İlk adet ve ergenlik döneminde adet düzensizlikleri

İlk adet kanaması kız çocuklarında ortalama 12-13 yaşında görülür. İlk adetin görülmesiyle birlikte genç kızlığa adım atılır. fakat hormonal sistemin olgunlaşması bir-iki yıl gibi bir sürede tamamlandığından adetlerin bir kısmı ovulasyon (yumurtlama) olmadan gerçekleşir. Bu yüzden ergenlik döneminde adet gecikmelerine ve/ya da adetlerin normalden çok daha uzun sürmesine kesin olarak sık rastlanır.

Bazen bu dönemlerde düzensiz ve uzun süren kanamalar ilaçlarla tedaviyi gerektirecek kadar şiddetli de olabilir.

İlk adetin 9 yaşından önce görülmesi durumunda hormonal bir bozukluk söz konusu olabileceği gibi, 16 yaşına kadar adetin görülmemesi durumunda hormonal bir bozukluk ya da yapısal bazı kusurlar da kesin olarak söz konusu olabilir. Dolayısıyla böyle bir durumda kesin olarak detaylı bir jinekolojik değerlendirme gerekir.

Doğurganlık dönemindeki düzensizlikler

Ergenlik döneminin belli bir aşamasından itibaren yumurtlama düzenli hale gelir ve adetler de düzene girer. Bu dönem kadının gebe kalabileceği dönemdir ve menopoza kadar devam eder. Aslında tedaviyi gerektiren ve kadınları jinekoloğa götüren düzensizlikler kesinlikle esas olarak bu dönemde gözlenir.

Adet düzensizlikleri; gecikmeler, ara kanamalar, adetin fazla olması ve uzun sürmesi veya az olması ve kısa sürmesi şeklinde olabilir.

Spiral taşıyan kadınlarda kanama düzensizliği spiral takılmasından sonra ortaya çıkmış ise bazı hekimler için ilk yaklaşım RIA’yı çıkarmak olabilir fakat genellikle ilk aylardan sonra kanamalar düzene girdiğinden başka korunma alternatifleri de cazip görünmüyor ise spiralin çıkarılması konusunda kesinlikle çok da aceleci olmamak gerekir. Bazı haplarla tedavi etmek bu dönemin atlatılmasını sağlayacaktır.

Bu dönemde en sık karşılaşılan ve genellikle seyrek adet görme ile kendini gösteren önemli bir problem Polikistik yumurtalık (Polikistik Over) dediğimiz problemdir. Bu hastalıkta yumurta gelişiminin başladığı dönmede herhangi bir nedenle yavaşlaması ya da duraklaması durumunda yumurta gelişip çatlayacağı yerde bir kist oluşur ve çatlamadan kalır. Bu durum her ay tekrarlar ve yumurtalıklardaki kist sayısı da artar. Bu tabloya erkeklik hormonu fazlalığına bağlı tüylenme, yüzde sivilcelenme, ayrıca kilo fazlalığı da kesinlikle sıklıkla eşlik edebilir. Ultrasonografi ile muayenede tipik bir yumurtalık görüntüsüne rastlanır. Elbette bu bayanların gebe kalmalarında da sıkıntılar yaşanır, ve kedin kesin olarak sıklıkla tedavi gerekir.

Bir özel kanama şekli de yumurtlama kanaması (siklus ortası kanama) dır. İki adetin ortasında yumurtlamayı takiben estrojende azalma sonucunda oluşan lekelenme tarzı kanamalardır. Nadiren adet kanaması kadar fazla da olabilir. Pek önemli bir sorun ve problem değildir ve gerekirse o döneme özgü 1-2 günlük hormon desteği alınabilir.

Adet öncesi lekelenme tarzında kanamalar genellikle hormonal bir yetmezliğin göstergesi olduklarından adet öncesi dönemde başlayan ve 1 hafta ya da 10 gün süren ilaç alımı gerektirebilirler.

Adet Gecikmeleri

Aslında aktif cinsel yaşamı olan her kadında adet gecikmesiyle karşılaşıldığında öncelikle düşünülmesi gereken konu kesinlikle gebelik olup olmadığıdır.

İkinci olası sebep ve neden de herhangi bir sebeple o dönemde yumurtlama olmaması ve buna bağlı kanamanın gecikmesidir. Yumurtlama olmadığında ise çatlaması gereken ve yumurta hücresini içeren su keseciği büyümeye ve hormon salgılamaya devam edeceğinden hem adet gecikir hem de muayenede sağ ya da sol yumurtalıkta kist olarak adlandırılan içi sıvı dolu yapılar oluşur.

Uzun süren adet gecikmesini takiben ise rahim içersindeki doku kalınlaşmış olduğundan gelecek olan adet de uzun sürecek ve çok daha fazla olacaktır. Bu konuda hekimin hastasını uyarmasında mutlaka fayda vardır.

Düzenli adet gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni ise genellikle psikolojik etkilenmeler olabilir.

Adet kanamasının fazla olması ve uzun sürmesi

Adet kanamasının fazlalaşması sıklıkla tedavi gerektiren bir durumun varlığına işaret eder. Adet kanamasının fazlalaşması kadını da kansız bırakacak ve genel sağlığını bozacaktır. Böyle durumlarda altta yatan sebebin ortaya konması açısından bir jinekoloğun muayenesi kesin olarak şarttır.

Atta yatan nedenler ve sebepler ise sıklıkla myom dediğimiz iyi huylu urlar, hiperplazi dediğimiz rahim iç tabakasının aşırı kalınlaşması, endometrit dediğimiz rahim iç tabakasında iltahaplanma ya da polip olarak adlandırılan et parçaları gibi sebeplere bağlı olabilir. Bunların hepsinin hekim tarafından tedavisi şarttır. Myomlar hakkında çok daha fazla bilgi edinmek için lütfen myomlar konusunu okuyunuz

Ara kanamalar

Doğurganlık döneminde sık görülen diğer bir adet düzensizliği de beklenmeyen ara kanamalardır. En muhtemel neden yine psikolojik etkiler olabilmekle birlikte öncelikle kesin olarak çok daha ciddi bir sebebin bulunup bulunmadığının mutlaka araştırılması gerekir. Hormonal dengesizlikler, rahim ağzındaki iltahaplar, myomlar (rahimdeki iyi huylu urlar) ve rahim ağzında bulunan polip denen et parçaları neden ve sebep olabilir. Ayrıca spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımının ilk ayları, menopozda hormon tedavisi alımı, aylık ya da üç aylık iğneler ve kola cilt altına uygulanan gebeliği önleyici çubuklar da lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.

Özellikle ilişki sonrası kanamalarda rahim ağzındaki problemlerin, yaraların sorumlu olduğu sık görülmektedir. Burada en önemli yaklaşım, rahim ağzında görülen yaranın kanser ya da kanser öncesi gelişen görüntülerle ilişkili olup olmadığının ortaya konmasıdır. Bu da rahim ağzından alınan smear adı verilen tarama yöntemi ile mümkündür. Smear (rahim ağzından sürüntü alma) ile kanser öncesi anormallikler dışlandıktan sonra kanama veya rahatsız edici bir akıntı şikayeti varsa yakma veya dondurma yöntemleriyle bu yaranın tedavisi gerekir.

Yine unutulmamalıdır ki menopoza girmek üzere olan kadınlarda da adet düzensizlikleri çok sık yaşanır bunlar genellikle beklenmeyen ara kanamaları yerine adet aralarının sıklaşması ya da sonraki dönemlerde de araların açılması şeklinde görülmektedir.

Menopoz sonrası Kanamalar

Bu dönemde hiçbir kanama normal değildir ve bu dönemdeki kanamaların genellikle hücre zayıflığından kaynaklanmalarına karşın, yaklaşık olarak ortalama 10-15’inin de kanser sebepli olabileceği akıldan çıkartılmamalı ve mutlaka en detaylı bir şekilde araştırılmalıdır. Rahim içersinden örnekleme mutlaka ve kesinlikle yapılmalı, rahim ağzı iyi değerlendirilmeli, ilaç alımı sorgulanmalıdır.

Beklenmeyen bir ara kanaması olan her kadının oyalanmadan mutlaka jinekoloğuna görünmesi ve altta yatan ciddi bir neden ve sebep olup olmadığını inceletmesi kesinlikle gereklidir.

Doç. Dr. Selman LAÇİN

Kadın Hastalıkları ve Doğum