Botox Zararlı mı ? Botox’tan Korkmalı mıyız ?

Botox Zararlı mı ? Botox’tan Korkmalı mıyız ?

Botox olarak bildigimiz ilacın etken maddesi “Botulinum Toksin A”. Toksin latince zehir demek. Botulinum ise bir mikrobun adıdır. Bu mikrop özellikle bozulmuş konservelerin içinde üreyebiliyor. Hiç bozuk konserve yediği için zehirlenmiş kimse gördünüz mü bilmiyorum. Ben gördüm. Zehirlenen insanlarda yüksek ölüm riski oluşuyor. Nedeni ise, solunum durması.

Hocalarımız bize okulda botulinum toksinini anlatırken şöyle anlatmışlardı; “Bilinen en güçlü zehirdir, 1. kilogramı dünyadaki bütün insanları öldürmeye yeter”.

Korkunç değil mi?. İşte biz bu toksini bugün kırışıklıkları düzeltmede kullanıyoruz. Peki nasıl oldu bu?, yoksa ateşle mi oynuyoruz?

Önce size bu zehirin vücuda girince ne yaptığını anlatmak istiyorum. Bedenimizdeki kasların çalışması için uyarılmaları gerekiyor. Bu uyarıyı beyindeki ve omurilikteki merkezlerden kaslara uzanan sinirler yapıyor. Bu sinirlerin kaslarla buluştuğu uçlar vardır. Sinire vücut bir uyarı verince sinir ucundan Asetil Kolin olarak adlandırılan bir madde salınıyor, bu madde kaslara ulaşıyor ve kasların kasılmasını, yani iş yapmasını sağlıyor. Botulinum Toksin ortamda olursa; sinir uçlarına giriyor ve Asetil Kolin olarak adlandırılan bu maddenin salınımını engelliyor. Böylece sinir istese de kası uyaramıyor ve kas kasılamıyor.

Şimdi düşünelim; Biz kas deyince genelde kollarımız, bacaklarımızdaki kaslar, pazularımız vb.. aklımıza geliyor genelde. Peki mesela Görmemizin, Konuşmamızın, Yutmamızın, İdrar Yapmamızın, Kalbimizin atmasının ve Nefes almamızın kaslarla mümkün olduğunu, bu fonksiyonları yerine getiren pek çok kasın biz farkına varmadan çalıştığını biliyor musunuz?.

Peki Botulinum Toksini bu kasları etkilerse ne olacak?

İşte konserve zehirlenmesi gibi bu toksinin vücuda bolca ve kontrolsüzce yayıldığı durumlarda işte bu kasların tümü etkileniyor ve insanlar soluk alamadıkları için ölebiliyorlar (eğer solunum cihazlarına bağlanmazlarsa)

Ancak öyle hastalıklar da var ki, istenilmediği halde kaslar kendiliğinden ve gereğinden fazla kasılıyorlar. Hıçkırık tutmayanınız veya hepinizin gözü seğirmiştir. Hıçkırık da diyafram kasının (Akciğerler ile karın boşlukları arasındaki kas) kasılması, seğirme göz çevresindeki bir kasın kontrolsüz kasılmaları sonucu oluşur. Peki devamlı olarak seğirmeleri olan kimse gördünüz mü? veya tikleri olanlar mesela. İşte bazı hastalıklar var ki Kas Spazmları ile, yani kasların aşırı kasılması ile insanları rahatsız ediyorlar. İşte bu durumları tedavi etmek için bu toksinden faydalanılması düşünülmüş. Bu toksin laboratuar şartlarında üretilmiş, dozlanması sağlanmış ve aşırı kasılma olan yerlere az miktarlarda yapılmış. Sonuç başarılı olmuş. Bu çalışmaların yapıldığı zamanlar 25 yıl kadar öncesine dayanıyor.

Şaşılık durumu da gözü hareket ettiren kaslarla ilgili bir durum genelde. Bu durumu düzeltmek için gözü bir taraf çeken kaslardan birisine Botox yapılmış ve yine sonuç başarılı olmuş.

Bu şekilde Şaşılık Tedavisi yapılırken bir şey farkedilmiş; Hastaların göz çevresindeki kırışıklıklar da kayboluyormuş. İşte bu tesadüfi farkedilen etki bizim bugün yaşadığımız “Botox fenomenine” yol açtı.

Botulinum Toksini bugün pek çok Plastik Cerrah, Dermatolog, Medikal Estetik alanıyla ilgilenen Pratisyen Doktor arkadaşlar ve hiç yetkisi olmadığı halde bazı Estetisyenler tarafınca Kozmetik amaçlarla kullanılıyor. Yüzdeki kırışıklık bölgelerine toksin enjekte ediliyor ve kırışıklarınız 4. ila 5. ay süreyle kayboluyor.

Botox ile ilgili olarak kendi uygulamalarımdan ve aldığım eğitimlerden öğrendiğim daha pek çok şey var. Ayrıca kendi uygulamalarım dışında başka doktorlarca Botox uygulanmış daha pek çok kişi ile deneyimleri hakkında da konuştum. İyi deneyimler dışında kötü deneyimler yaşayanların da oldukça çok olduğunu biliyorum.

Birisine kendisi hiç düşünmediği halde Botox önerdiğim zaman genelde şu tepkiler ile karşılaşıyorum;

  • Botox vücuduma, özellikle beynime yayılabilir, o nedenle korkuyorum.
  • Vücuduma zehir enjekte ettirmek istemiyorum.
  • Mimiklerimi ve doğallığımı kaybetmek istemiyorum.
  • Etkisi çabuk geçiyor, tekrar tekrar yaptırmak istemiyorum, kalıcı bir çözüme ihtiyacım var.

Bu korkuların hepsinin temelinde gerçeklikler var. Ben de sizler gibi televizyonda mimikleri tamamen kaybolmuş ya da kaşları alnının ortasına çıkmış tuhaf bakışlı insanlar görüyorum. Bu ilacın bir zehir olduğunu ve ne denli tehlikeli olduğunu biraz önce anlattım.

Ancak yine de kullanıyorum. Çünkü doğru kullanıldığı zaman güzel bir ilaç olduğunu düşünüyorum.

Yanlış kullanımı şunlara yol açabilir

  • Yutma, konuşma, nefes alma, idrar yapma problemleri.
  • Çift görme, bulanık görme, göz kapağı düşüklüğü.
  • Tüm vücuttaki kaslarda güçsüzlük.
  • Ciddi allerjik reaksiyonlar.

Yanlış kullanım genellikle yeterli bilgiye sahip olmadan bu ilacın kullanımı sonucu olabiliyor. Maalesef tanıdığım pek çok meslektaşım var ki; bir iki bir şey okuma ve bir kez görme (ve hatta kendine yaptırma) sonrası ilacı uygulamaya başlıyorlar. Genellikle bilinçsiz insanlarca ve ucuz fiyatlara bu uygulamalar yapıldığı için bu kişiler tercih ediliyor. Oysa aslında hemen hiç kimse çok aşırı uygulama ücretleriyle Botox yapmıyor. Fiyatın ucuz olması demek size yeterli dozun yapılmaması demek. Çünkü aslen maliyeti yüksek olan bu ilacı çok az dozlarda ve fazla sayıda insana bölerek kullanırsanız maliyeti ucuza getirebiliyorsunuz. İlac yetersiz yapılırsa istediğiniz etkiyi görmezsiniz ya da istemediğiniz şeyler görebilirsiniz.

Peki Botulinum toksini kullanılarak neler düzeltilebilir;

  • Yüzünüzde mimiklerle oluşan çizgiler (yatay alın çizgileri, kaz ayakları, kaş çatma çizgileri, dudak çevresi sigara çizgileri) azalır ya da yok olur.
  • Boyundaki çizgiler azaltılabilir, yüzünüzde aşağı doğru olan sarkma azaltılabilir.
  • Gülünce üst dişetlerinin ortaya çıkması sorunu (Gummy smile)giderilebilir.
  • Düşük kaşlar kaldırılabilir.
  • Koltukaltı, avuç içi ve ayak tabanındaki bölgesel aşırı terlemeler düzeltilebilir.
  • Migren ağrılarınızın sıklığı azaltılabilir.
  • Her türlü kas spazmı durumunu çözmek için bu ilaç kullanılabilir. Size belki de hiç duymadığınız bir örnek vermek isterim; Vaginismus.

Vaginismus gerçekten oldukça çok can sıkıcı bir sorun. Vagina içten çepeçevre bir kas ile sarılı. Bazı insanlarda bu kas istemsiz olarak kasılıyor. Öyle güçlü bir kasılma oluyor ki cinsel birleşme hiçbir şekilde olamıyor. İşte bu durum Botoxla çözülebiliyor. Başka tedavileri de var ama hiç biri bence Botulinum Toksin kadar hızlı ve etklili çözüm sağlayamıyor.

Botulinum Toksin özellikle Estetik amaçlı uygulamalarda çok düşük dozda kullanıldığı için vücut için bir tehlike oluşturmuyor ve enjekte edilen yer dışında ciddi hiç bir etkilere yol açmıyor. Ancak özellikle büyük kas (bacak, kol kası gibi) spazmlarını çözmek için yüksek dozlarda kullanımı hayati tehdit oluşturabiliyor.

Bazı hastalarımdan duyduğum için açıklama gereği duyuyorum. İlaç beyine yayılmaz. Yayılsa da hiç bir şey olmaz. Çünkü beyinde kas yok.

Kozmetik amaçlı kullanımlarında şu sorunlar görülebilir;

  • Göz çevresine yaparken üst göz kapağına ilaç kaçarsa göz kapağı düşebilir.
  • İlaç yapılan yerde geçici morluk olabilir (deri altına küçük kanamalar)
  • Ağız çevresine yaparken dudak hareketleri bozulabilir. Bu konuşurken bazı harfleri (P gibi) çıkaramamanıza ya da bir şey yer içerken üstünüze dökülmesine sebep olabilir.
  • Ağız çevresi ve boyuna yaparken yutma güçlüğü, ses kısıklığı oluşabilir.
  • Çok nadiren geçici başağrısı ortaya çıkabilir.
  • Çok nadiren allerjik reaksiyonlar olabilir.

Son iki madde hariç, diğerlerinin doğru uygulamalar ile ortaya çıkmayacağına inanıyorum. İyi bir anatomi bilgisi ve ne yaptığınızı biliyor olmak, hangi etki için hangi dozu kullandığınızı biliyor olmak bu sorunların ortaya çıkmamasını sağlamaya yetiyor.

İlacın etkisi aslında dört ay sürüyor. Ancak tekrarlayan uygulamalarda bu süre uzuyor gibi görünüyor.

Bunun nedeni şu; toksinin bloke edici etkisi nedeniyle dört ay kasılmadan duran kas lifleri zayıflıyor ve tembelleşiyor. Tekrar kendilerine gelmeleri zaman alıyor. Tekrar tekrar yapıldığında kas iyice tembelleşiyor ve belki ilacı yapmasanız bile tekrar eskisi kadar güçlü kasılamaya biliyor. Bu da şu demek çizgileriniz tekrar ortaya çıkamıyor. Peki tamamen felç mi oluyor kaslarınız ; Hayır, çünkü uygulama sırasında işimize yarayacak kas lifleri uygulama dışında tutuluyor ve bu da normal mimiklerinizin korunması anlamına geliyor.

Makalemi bitirirken Botox yaptıran kişilere pratik, yararlı olabilecek bir bilgi vermek istiyorum. İlaç yaptırdıktan sonraki ilk üç gün içinde ilacın etkilemesini istediğiniz mimiklerinizi ne kadar çok yaparsanız ilaç o kadar etkili oluyor.

Şöyle ki; ilaç enjekte edildikten sonra etkili olabilmesi için sinir uçları tarafınca içeri alınması gerekiyor. Bu ise, ancak kaslara uyarı verildikçe mümkün oluyor. Yani siz mimik kaslarınızı kullandıkça ilaç sinir ucunda depolanıyor. İlaç verildikten sonraki ilk üç veya beş gün içinde alınabildiği kadar alınıyor kalanları doku arasında yok oluyor. Dolayısıyla siz ilaç yok olmadan sinir uçlarına ne kadar çok aldırırsanız, etki o kadar artıyor. Yani etki güçlü oluyor ve uzun sürüyor.

Çoğu insan yaptırdıktan sonra hareket etmek yerine, tersine hareketsiz duruyorlar, bu durumda da ilacın etkisi daha az oluyor. O yüzden ilk günlerde fırsat buldukça egzersiz yapar gibi kaslarınızı hareket ettirin.

  • Op. Dr. Cemil TUGAY
  • Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi