Bu hafta vizyona giren filmler – 16 Ağustos

Bu hafta vizyona giren filmler – 16 Ağustos

Percy Jackson: Canavarlar Denizi

Olympos’un Deniz tanrısı Poseidon’un oğlu Percy Jackson’ın maceraları, Thor Freudenthal’ın yönettiği ikinci filmle devam ediyor. İlk filmde güçlerini keşfeden ve annesini kurtarmak için arkadaşlarıyla birlikte uzun bir yolculuğa çıkan Percy Jackson, bu kez mitolojik bir efsane olan Altın Post’u bulmaya çalışacaktır. Görevi başarıyla tamamlarsa, ihanet uğramış kamplarını ve Olympos’u kurtaracaktır. Bir kez daha arkadaşlarıyla birlikte, bu kez ‘Canavarlar Denizi’ne doğru yelken açan Percy Jackson, Titan saldırıları ve mistik varlıklarla dolu bu yolculukta, hem kuzeni Luke’u durdurmalı hem de uyanmakta olan eski bir şeytanı durdurmak zorundadır.

Çok satan roman serisinden uyarlanan fantastik gençlik filminin başrolünü Logan Lerman üstlenirken, kadroda kendisine Alexandra Daddario, Brandon T. Jackson ve Jake Abel gibi genç isimler eşlik ediyor.

 

Tepenin Uşakları

Trabzon’un Çiçeklidüz köyünde, 12 Eylül 1980 darbesinin yaklaştığı bir dönemde geçen filmin başkarakteri genç Hikmet’tir. Hikmet’in babası Almanya’da çalışmaktadır ve bu nedenle evin reisi Hikmet’tir. Kışın okuluna devam edip yaz aylarında çobanlık yapmakta olan Hikmet’in en büyük hayallerinden biri öğrenimini ilerletip doktor olabilmektir. Ne var ki hem okuyup hem çalışmak iki önemli yüktür onun için. Hele bir de köyün en nüfuzlu ailesinin kızı Züleyha’ya duyduğu aşk eklenince işler iyice zorlaşmaktadır. Yıllardır içinde sakladığı bu aşkı, arkadaşlarından aldığı telkinlerle Züleyha’ya anlatmaya karar veren Hikmet’in karşısında Züleyha’nın babası, Sabri Ağa gibi zorlu bir engel bulunmaktadır. Sabri Ağa’nın kızı için başka planları vardır. Öte yandan çevre köylerin birleşip üzerinde maç yaptıkları ‘tepe’ de en büyük takıntılarından biridir ve bu tepe üzerinden köylülere karşı adeta bir savaş açmıştır. 

Eşsiz Karadeniz manzaraları eşliğinde komedi ve hüznü bir araya getiren filmin yönetmen koltuğunda, ilk yönetmenlik deneyimiyle İsmet Eraydın bulunuyor.

 

jOBS

Steve Jobs üniversite öğrenimini yarıda bırakıp kendisini evlatlık edinen ailesinin yanına, Kalifornia’ya geri döner. Bu hamle sadece kendisinin değil, teknoloji dünyasının da talihine yön verecek önemli bir adımı doğurur. Jobs, ailenin garajında arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte yürüttüğü çalışmalarla o dönemki adı Apple Computer olan teknoloji devini kurduğunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Başrolünde Ashton Kutcher’ın yer aldığı film, Apple’ın kurucusu olan ve 2011 yılında kanser nedeniyle hayatını kaybeden teknoloji ve endüstri dahisi Steve Jobs’un gençlik yıllarından başlayan hayat hikayesine odaklanıyor. Filmde Jobs’un özel hayatından kesitler, kendini motive ediş şekli, onu yönlendiren kişiler anlatılırken özellikle Jobs’un gençlik yıllarına odaklanılıyor. Jobs’un ilk başarılarını izleyeceğimiz filmde aynı zamanda düşüşlerini ve tekrar ayağa kalkışlarını izleyerek bu önemli mucidin mücadelesine tanık olacağız. 
Yönetmenliğini Joshua Michael Stern’in üstlendiği filmin senaryosunu ise Matt Whiteley kaleme aldı.

 

Göster Gününü 2

Çokça beğenilen Kick-Ass filminin devamı niteliğinde çekilen yapıtta ilk filmde yaşananların ardından bir yıl geçmiştir. Mindy/ Hit-Girl, babasının da yönlendirmesiyle süper kahramanlar ekibinden ayrılır ve normal bir hayat kurmaya çalışır. Dave / Kick-Ass de normal hayata nispeten dönmüş olsa da Justice Forever isimli kendisine benzeyen kahramanlardan oluşan bu grubu gördüğünde onlara katılmaya karar verir. Justice Forever bir gece yeni bir görev kararı alır; bu seferki hedefleri Mr. Kim tarafından yönetilen ve çocukları pazarlayan bir çetenin izini sürmektir. Bu kötücül lider bir grup Latin Amerikalı çocuğu kaçırır; Kick-Ass, Battle Guy ve diğerlerinin yapması gereken şey ise daha fazla geç olmadan onları kurtarmaktır.

Filmin yönetmenliğini ve çizgi roman uyarlamasını bu sefer Jeff Wadlow üstlenirken ilk filmde seyrettiğimiz Aaron Taylor-Johnson, Chloë Moretz, Christopher Mintz-Plasse, Nicolas Cage ve Yancy Butler da karşımıza çıkacak isimler arasında.

 

Kirli Oyun

Malo lakaplı Jonas Maldonado, görev başında öldürüldüğüne inandığı New York Polis Departmanı’nı mensubu babasının izinden gitmektedir. Malo, babasının ‘iyi bir polis’ olduğuna inanarak katillerinin izini sürebilmek için yaşadığı hayatı geride bırakmış ve polis akademisine girmiştir. Mezuniyet sonrası babasının eski ortağı olan Vito Sarcone’nin liderlik ettiği bir polis ekibine dâhil olur. Fakat bu grup, teşkilatı yolsuzluklardan çıkar sağlamak için kullanmaktadır. Ahlaksızlığın ve şiddetin hüküm sürdürdüğü bu ortamı daha da kurcalayan Malo babasını ölüme götüren gerçeklerin de peşinden gider; tüm olan bitenin arkasında adamdan intikam alma planları yapar….
Filmin yönetmenliğini Jessy Terreo üstlenirken, senaryo L. Philippe Casseus’a ait.

Başrollerde Curtis Jackson, Forest Whitaker ve Robert De Niro’yu seyrederken kadroda yer alan diğer isimler arasında Ryan O’Nan, Matt Gerald, Beau Garrett, Malcolm Goodwin, ve Robert Wisdom da var.

 

Ailem İçin

Henry Whipple, sahip olduğu mısır çiftliği sayesinde hatırı sayılır bir servetin sahibi olmuştur. Ne var ki yıllardır rakibi Jim Johnson’ın gerisinde kalmaktan bir türlü kurtulamamıştır. Whipple, artık artan yaşının getirdiği yorgunluğun da etkisiyle emeklilik vaktinin geldiğine karar vermiştir. Böyle bir durumda da daima çiftliğin sorumluluğunu en büyük oğlu Grant’e vermeyi tasarlamıştır. Ancak Grant’in ardında hiçbir geri dönme belirtisi bırakmadan çekip gitmesi bu planı ters yüz eder. Whipple artık bu iş için diğer oğlu Dean’i görevlendirmek zorunda kalır. Dean tek hayali NASCAR yarışlarına katılmak olan ve hayatını otomobil tutkusu üzerine kuran bir gençtir. NASCAR yarışlarına giden yolun bir önceki basamağı olan ARCA yarışına katılmaya hak kazanınca bu tutkusu perçinlenir. Tam da bu sırada büyük bir skandal patlak verir. Babası Henry Whipple adına ürünlerini genetiğiyle oynanmış tohumlarla yetiştirme suçlamasıyla soruşturma başlatılır. Dean artık kendi hayalleri ya da ailesinin geleceği arasında bir seçim yapmak zorundadır.

Filmin yönetmen koltuğu Man Push Cart, Chop Shop ve Goodbye Solo filmleriyle büyük ses getiren Ramin Bahrani’ye ait.

 

Savaşın Gölgesinde

İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanyası’nda Nazi güçleri faaliyetlerini durdurmuş, ülke artık müttefik kuvvetlerin işgali altına girmiştir. Genç Lore, anne ve babasının yaşadıkları yeri terk etme üzerine tartıştıklarını duymuş, babasını kimi belgelerini ateşe verirken görmüştür… Vakit evlerini terk etme vaktidir. Bu kaçışta Nazi görüşlü anne ve babası karşıt güçler tarafından tutuklandığında, Lore ve dört küçük kardeşi bu acımasız atmosferde yapayalnız kalırlar. Genç kız anne ve babasının öğrettiği şekilde dört kardeşini de yanına alarak büyükannesinin Hamburg’taki evine ulaşmaya çalışacaktır. Hamburg’a giden yol tehlikelerle doludur ve bu tehlikelerden korunabilmek için gizemli bir Yadudi’yle işbirliğine gitmek zorunda kalacaktır.

Rachel Seiffert’ın ‘The Dark Room’ isimli karanlık romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda ilk filmi Somersault’la tanıdığımız Cate Shortland oturuyor.