Çocuğun Yemek Yeme Davranışında Anne Psikolojisinin Önemi

Çocuğun Yemek Yeme Davranışında Anne Psikolojisinin Önemi

Çocuklarda yeme bozukluğunun gelişmesinde anneni ruh halinin, anne ve çocuk arasındaki etkileşimin, annenin yeme alışkanlığı ve tutumunun kesinlikle çok önemli olduğunu görmekteyiz.

Kendi duygusal sorunları nedeniyle gerginlik, sıkıntı, huzursuzluk yaşayan anneler bu durumu çocuklarına yansıtabilmektedir ve bunun sonucu olarak karşılıklı bir etki-tepki mekanizması otomatik devreye girer. Bebeğin beslenmeye karşı isteksizliği annenin çok daha endişeli, çok daha gergin ve çok daha huzursuz olmasına sebep, neden olur ve yol açar. Anne bu ruh haliyle ya yeme işlemini fazla uzatır ya da gereğinden erken keser ve bu da çocuğun çok daha fazla gergin ve sinirli olmasına yol açar

2004 yılında uzmanlar tarafından yapılan bir çalışmada çocuklarıyla yeme sorunu yaşayan annelerin çocuklarıyla yakınlık kurma ve temas kurma gibi büyümeyi destekleyen davranışların azaldığını göstermiştir.

Başka çalışmalarda bu tip sorunlar yaşayan çocukların anneleriyle daha az kaliteli zaman geçirdikleri, çok daha az oyun oynadıklarını göstermiştir.

Çocuklar çok daha besleyici olması nedeniyle anne ve babaları tarafından belirli yemekleri yemeleri için zorlandıklarında tam tersi çocukta o besini yemeye karşı ilginin azaldığı bilinmektedir.

Bu tip zorlamalar çocukta açlık tokluk gibi sinyallerin algılanmasında da sorunlar ortaya çıkmasına neden ve sebep olabilmektedir.

Beslenme sırasında bazı annelerin yaptığı hatalardan biri de çocuk kendisi yiyebileceği halde çocuğu beslemeye çalışması ve çocuğun ellerini ve çevreyi kirletmesinden duyduğu kaygıyı çocuğa yansıtmasıdır. Bu tip davranışlar kesin olarak çocuğun özerklik duygusunun gelişmesini engelleyebileceği gibi, çocuğun da kaygı düzeyini arttıracak ve huysuzlaştıracaktır. Unutmamalıdır ki anne ve çocuk arasında yoğun bir duygusal bağ vardır ve annenin kaygısı kesinlikle çocuğa bulaşır.

Sonuç olarak kesinlikle yeme sorunları yaşayan bebeklerin anneleri önce kendi kaygı ve sıkıntılarıyla baş etmeyi öğrenmeli, çocukla yemek dışı paylaşımlarını arttırmalı, çocuklarının özerklik duygularının gelişmesini engellememeli ve kesin olarak kendilerininki de dahil belli bir yeme düzenin oluşmasını sağlamalıdırlar.

Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı

Çocuk ve Ergen Psikiyaristi