Emziren Kadınlarda Meme Sağlığı

Emziren Kadınlarda Meme Sağlığı

Emzirme döneminde kadınlarda rastlanan meme hastalıkları daha çok emzirme ile ilgili olmakla birlikte, emzirmeyen kadınlarda rastlanan bütün hastalıklar, meme kanseri de dahil olmak üzere, emzirme dönemindeki kadınlarda da görülebilir.

İnfeksiyonlar, bakteriler, mantarlar veya virüslerle oluşabilirler. İnfeksiyonun önlenmesi tedavisinden çok daha kolaydır: hijyene- iyi el ve meme temizliği-, memenin iyi sağılmasına, dinlenmeye ve bol sıvı tüketimine kesinlikle çok daha fazla özen gösterilmelidir… Fakat bütün özene rağmen, kanalları tıkayan süt tıkaçları nedeniyle kesnlikle infeksiyon kaçınılmaz olabilir. Hastalığın başlangıcındaki yangısal doku reaksiyonu (mastit), erken tedavi edilmezse abseye dönüşür ve tedavisi çok daha zorlaşır. Tedavi, hastalığın evresine ve şiddetine göre belirlenir. Genellikle antibiyotiklere gereksinim olur. Antibiyotik kullanımı konusunda annelerin bebekleri için endişelenmelerine kesinlikle gerek yoktur, çünkü bebeğe zararı olmayanlar seçilir. Tedavi sırasında emzirmenin devam ettirilmesi, bu mümkün olmazsa memenin elle veya pompayla düzenli olarak sağılması istenir. Memedeki infeksiyonun yaygınlık ve şiddetinin tayini ve tedavi sonrasındaki takibi radyolog tarafından ultrasonografik olarak yapılmalıdır. İnfeksiyon abse aşamasına geçmişse, tedavisi için genellikle boşaltılması şarttır. Absenin boşaltılmasında cerrahi kesi yerine öncelikle radyolojik girişim kesin olarak (ultrasonografi kılavuzluğunda aspirasyon ve drenaj) denenmelidir.

Memenin uzun süreli ve tekrarlayan infeksiyonları, “plasma hücreli mastit” olarak dediğimiz bir meme hastalığına yol açabilir. Bu hastalık genellikle çok fazla doğum yapan, çok daha uzun sürelerle emziren kadınlarda görülür. Yeterince iyi sağılmayan süt salgısının, memenin bağ dokusu içine sızarak orada çökelmesi sonucunda, dokunun bu çökeltileri “yabancı” sayarak geliştirdiği tepkisel, steril (mikroplara bağlı olmayan), granülomatöz, kronik, inflamatuar (yangısal) bir olaydır. Uzun dönemde, kronik yangıya bağlı olarak gelişen fibrosis, meme başında mutlaka çekintiye yol açar. Bu tablo sıklıkla kanserle karışır. Gereksiz cerrahi girişimlerin önlenmesi, uygun ve yeterli radyolojik tetkik açısından kesinlikle radyolog ile konsültasyonu gerektirir.

Dermatozlar (egzama, sedef, seboreik dermatit, kontakt dermatit, nörodermatit gibi), genellikle meme başı ve çevresinde, bu bölgenin irritasyonu ile tetiklenir. Bu bölgeye sürülen bazı ilaçlar ve annenin bebeğe verdiği bazı gıdalara geliştirdiği allerji de kesin olarak tetikleyici olabilir. Genellikle steroid içeren kremlerle tedavi edilir. Kalıcı ve kronik hale gelirse, bu yangısal cilt hastalığı zemininde bakteriler ve mantarlar üreyebilir ki o zaman klinik tablo “yangısal meme kanserine” daha çok benzer. Gereksiz cerrahi girişimlerin önlenmesi, uygun ve yeterli radyolojik tetkik açısından radyolog ile konsültasyonu gerektirir.

Meme başı kanaması, özellikle ilk bebeğini doğuran genç annelerde, emzirmenin ilk günlerinde mutlak görülebilir. Bu durum genellikle memedeki damarlanmanın artmasına bağlıdır ve kısa sürede kendiliğinden geçer. Meme başı kanaması sürekli veya uzun süreliyse, hele kitle de eşlik ediyorsa meme kanseri habercisi olabilir; uygun ve yeterli radyolojik tetkik açısından radyolog ile konsültasyonu kesin olarak gerektirir.

Meme kanseri taraması

Meme kanseri her yaşta görülebilir ancak 40 yaşından itibaren yaşla doğru orantılı şekilde sıklığı giderek artar. Tüp bebek teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak ileri yaş gebeliklerin artması, gebelerde ve emziren kadınlarda meme kanseri sıklığının artması anlamına gelmektedir. Bu nedenle, 40 yaş ve üstü kadınların gebe kalmadan önce kesinlikle mamografi taraması yaptırması çok daha önemlidir.

Gebelik ve emzirme döneminde ortaya çıkan meme kanseri, yüksek düzeydeki hormonların etkisiyle çok daha hızlı büyür ve kesin olarak çok daha hızlı yayılır, dolayısıyla buda çok daha kötü bir gidişat gösterir. Yalnız kanser değil, bazı iyi huylu meme kitleleri de gebelik döneminde büyürler; ele gelmeye başlayanlar kesinlikle, genellikle büyük endişe yaratırlar.

Gebelik öncesinde (idealde 20 yaşından itibaren) her kadının düzenli olarak meme sağlığı taramasından geçmesi, meme kanseri tarama yöntemlerini öğrenmesi ve uygulaması, gebelik sürecinde kesin olarak meme ile ilgili gereksiz endişeleri önlediği gibi, meme kanserinin erken tanısında kesinlikle tek yoldur.

Meme kanseri tarama yöntemlerini bilgilerinize emin misiniz?

Ya doğru uyguladığınıza ?

Prof. Dr. Ayşegül ÖZDEMİR

www.aysegulozdemir.com

Meme Radyolojis