Gebelik Oluşumu ( Hamilelik Oluşumu )

Gebelik Oluşumu ( Hamilelik Oluşumu )

Erkekte normal sayıda ve özellikte sperm üretimi. Sperm kanallarının açık ve yeter fonksiyonu. Kadın yumurta hücresi üretimi. Kadında yumurtayı iletecek olan tüplerin açık olması. Yumurtlama günlerinde ilişki. Sperm ve yumurtanın döllenmesi ve buluşması. Döllenmiş yumurtanın yerleşmesine uygun rahim fonksiyonu. Döllenmiş yumurtanın, rahme yerleşip Embriyo ve fetus (Cenin) halini alışı. Gelişimini tamamlamış bebeğin doğumu.

Sperm üretimi

Erkek üreme hücresi olan Sperm testislerde üretilir. Üretim kadınlardakinden çok farklı olarak buluğ çağında başlar ve hayatın sonuna kadar devam eder. Keza kadınlar periyodunda ayda bir (1) kez yumurtlama (Ovulasyon) ile bir adet (nadiren birkaç) yumurta hücresi (ovum) oluşmasına rağamen, erkekler de Sperm üretimi süreklidir.

Doğum esnasında Erkek yumurtalarında Sperm üretecek ana Sperm hücreleri (Spermatogonium) bulunur. Ergenliğe kadar bu hücreler sessizce bekler. Ergenlikte beyinden salgılanan hormonların (LH, FSH) artışı ile yumurta içindeki ana Sperm hücrelerinde parçalanma başlar. Oluşan yeni hücreler de çeşitli parçalanma, gelişme ve farklılaşma açısından gereken Sperm haline gelir.

Testisler dakikada ortalama 50 – 200 bin adet Sperm üretir. Testislerin içindeki kanallarda oluşan Spermler ”Epididim” olarak adlandırılan kanal sistemi içine girerler. Spermler burada da olgunlaşmaya devam eder. Ve eididimin kuyruk kısmına geldiklerinde özgür hareket kabileyi kazanmış olurlar. Bir sperm hücresinin gelişimini tamamlayıp olgunluğa erişme evresi ortlama 70 gün sürmektedir.

Sperim, 5 ila 7 mikron boyunda, 3 ila 4 mikron eninde, armut şeklinde baş, 2 ila 3 mikron boyunda, boyun ve 40 ila 45 mikron uzunluğunda kuyruk kısımlarından oluşmaktadır.

Spermin dışarı çıkışı

cinsel uyarılma meydana geldiği zaman, sperm hücreleri ve meni keseciklerinin , prostatın salgıları, arka idrar yolu ve boşalma kanallarında birikmeye başlar. Birikim için prostat içindeki idrar kanalının mesane tarafındaki üst kısmı ve prostatın alt tarafındaki alt kısmı sfinkter sistemi (büzücü mekanizma) tarafından kapalı tutulur. Bu sayede biriken sıvı mesaneye ve idrar yolundan dışarıya kaçamaz. Biriken bu sıvıya meni adı verilir.

Cinsel uyarılma doruk noktasına ulaştığında, boşalma refleksi denen olay başlar. Masene tarafındaki iç sfinkter kapalı kalır, dış sfinkter açılır. Aynı anda, idrar yolu üzerindeki ve boşaltma kanallarında bulunan kaslar, hızlı ve ritmik olarak kasılırlar. Bu kasılmalar sonucu meni, fışkırır tarzda birkaç hamle ile idrar deliğinden dışarıya doğru atılır.

Yumurta hücresi üretimi

Anne karnındaki ceninin bel kemiğinin her iki yanındaki dokular, ceninin kromozom yapısı dişi ise yumurtalık şeklinde farklılık göstermeye başlar. Farklılaşan yumurtalıkta Gebeliğin 6.haftasında humurtanın ana hücreleri (oogonia) belirginleşir. 20. haftaya kadar ana yumurta hüreleri parçalanarak çoğalır. Çok daha sonra, 46 kromozomlu (Gen) bu hücreler kromozom sayısını yarıya indirecek parçalanma aşamasına girer. Gebeliğin 7 – 9 ayları arasında oluşan bu bölünme tamamlanamaz. Parçalanma aşamasında kalan bu hücreler oosit ismini alır. Etrafı bir hücre duvarıyla çevrilen oositler, yumurtalıkta beklemeye başlar. Bu oositler sayıca bellidir ve daha sonra değişmezler. Yani Kadın yumurtalığı, erkektekinin aksine belli sayıda bir üreme hücresine sahiptir. Doğumdan ergenliğe kadar olan evrede, yumurtalıkta sessizce bekleyen oositler, ergenlikten sonra gelişerek olgun yumurta hücresi haline gelecektir. Fakat, bunların % 90’u çeşitli sebeplerden yok olurken, sadece % 1 kadarı gelişecek ve yumurta hücresine dönüşecektir.

Yumurtlama (Ovulasyon)

Kadın periyodunun ortalama 14. gününde beynin hipofiz (beyin orta kısmında hormon salgılayan yer) bölgesinden salgılanan hormonlardan LH’nin miktarı, aniden artar. Müteakiben olgun follikülün zarı kırılarak yumurta hücresi serbest kalır. Oluşan bu olaya yumurtlama adı verilir.

Yumurtalık içinde, yumurta hücresinin gelişmesi sırasında, östrojen ve progesteron isimli hormonlar üretilmektedir. Yumurtlamadan önceki peryodun ilk döneminde östrojen, yumurtlamadan sonraki 2’incidönemde progesteron isimli hormon rahim içinde bulunan dokuların, döllenmiş yumurtanın yuvalanmasına uygun hale gelmesini sağlar. Aksi halde döllenmiş yumurta rahme yavalanamayacak ev düşük olacaktır.

Döllenme

Döllenme, Erkek üreme hücresi sperm ile dişi üreme hücresi yumurtanın bir araya gelip spermin, yumurta içine yerleşmesi halidir. Bu olay, Kadın tüplerinden birisi içinde gerçekleşir.

Cinsel ilişkide, boşalmadan sonra meni içersindeki spermler, hızla serviks olarak adlandırılan rahmin boyun kısmından içeriye girerler. Spermler buradan rahmin içlerine doğru ilerliyerek, tüplerin içine girer ve burada da ilerlemeyi sürdürürler.

Yumurta hücresi, Kadın yumurtalığından serbest bırakıldıktan sonra karın boşluğunun alt kısmına düşer. Düştüğü yer, tüplerin eldiven parmağı gibi uzantıları olan serbest uçlarına yakındır. Yumurta hücresi, tüpün uzantısı tarafından tüpün içine alınır. Yumurta hücresi tüp içinde rahim tarafına doğru iletilir. Bu arada tüp içine kadar ulaşmış sperm hücresi varsa, döllenme için buluşma gerçekleşmiş olur.

Sperm ve yumurta hücresinin bir araya gelmesinden sonra sperm, baş kısmında bulunan eritici emzimlerle yumurtanın zarlarını delerek içine yerleşir. Bir sperm, bir yumurta içine girdikten daha sonra yumurta zarının özelliğini değiştirir ve başka spermlerin yumurta içine girmesine müsade etmez.

Gebelik

Döllenmeden sonra, döllenmiş olan yumurta (Zigot) ortalama 30 saat, dıştan tespit edilebilir bir farklılık olmaksızın sessiz kalır. Bu sırada Erkek ve dişiden gelen krımızımlar birleşmiş, yeni canlının kromoxomları meydana gelmiştir. Rahip tüpleri içinde gerçekleşen döllenmeden sonra, Zigot tüpün çinde rahime ilerler. Rahime ulaşması ortalama 4 veya 6 gün sürebilir. Bu aşamalarda Zigot, parçalanarak çoğalır. Hücre sayısı 2 – 4 – 8 – 16… şeklinde artar. Yuvalanma aşamasındaki zigot, bir boşluğu çevrelemiş, tek duvar halinde dizilmiş hücrelerden meydana gelir. Bu hücre topluluğunun bir tarafındaki gücreler sayıca ve tabaka olarak çok daha fazla gelişir. Bu bölge de, rahime yapışma bölgesidir. Bu aşamadaki canlıya embriyo ismi verilir.

Yavalanma ve döllenmeden sonra 6 – 8’inci günlerde başlar, 8 – 10’uncu günlerinde tamamlanmış olur. Yani kadının kadının adet gününe daha 4 – 5 gün kala, yuvalanma ve döllenme işlemi bitmiş olur. Kadın, adetinin olmaması ile gebeliğini fark ettiğinde, embriyo ortalama 15 – 20 günlük olmuştur.

Embrio, rahme yucalandıktan sonra sürratle gelişmesine devam eder. Döllenmeden sonra, 2’inci aya kadar olan süreçe, embriyo dönemi denir. Daha sonra fetüs ismini alan yeni canlı, doğum zamanına kadar gelişimine devam eder.

Büyüyen ceninde anormalliklerin çoğu ilk 12. haftada meydana gelir. Bu nedenle Anne ilaç, aşı, zararlı kimyasal maddeler, radyasyon ve virüs gibi bazı enfeksyonlar ve buna benzer zarar verici tüm etkenlerden korunmalı ve kaçınmalıdır.

Anne karnındaki cenin, plasenta adı verilen (Bebeğin eşi) yapıya göbek bağı işe sıkıca bağlıdır. Plasenta rahime yapışıktır. Plasentada, Anne kanı ile bebek kanı birbirlerine karışmaksızın besin ve çeşitli maddelerin alışverişi olur. Bu yolla cenin, besinlerini Anne Karnında alırken, artıklarını anneye verir. Plasenta, bazı kimyasal maddeler, hormon, mikroorganizma ve küçük molekülleri geçirgendir.

Örnek; annenin alkol ve sigara kullanması direkt olarak çocuğu etkiler. Keza, üzüldüğü zaman açığa çıkan hormonları, plasentadan geçerek ciddi olumsuz yönde etkiler.

Kaynak: www.gata.edu.tr