Gebelik öncesi dönem ve gebelik takipleriniz

Gebelik öncesi dönem ve gebelik takipleriniz

İnsanın hayatında verdiği en önemli kararlardan birisi de Çocuk Sahibi olmak istemesidir. Hayatının herhangi bir döneminde Çocuk Sahibi olmayı istemeyen kadın yok gibidir. Ancak bu güç karar verildiğinde gebe kalmadan önce hem ruhsal hem de fiziksel olarak hazır olmak gerekir.

Günümüzden yaklaşık 100. yıl öncesine kadar Doğum ile ilgilenen ebeler ve doktorlar sadece Doğum olayı ile ilgilenirler, gebeliğe ve gebelikte takibe pek fazla önem vermezlerdi. Tıp bilimindeki gelişmelere paralel olarak Gebelik ve Fetal gelişimdeki pek çok faktörün anlaşılması buna bağlı olarak görülen Bebek ve Anne ölümlerinin azalmasında ve sağlıklı toplumların oluşmasında son derece önemli bir rol oynamaktadır. Bu olayda tıp alanındaki ilerlemeler kadar iletişimdeki gelişmelerin etkisi ile Baba ve Anne adaylarının bilinçlenmesinin ve günümüzde takip talep etmelerinin de rolü çok ciddi derece önemlidir.

İlk Doktor ziyaretini Hamile kaldıktan sonra yapmak her zaman yeterli olmayabilir. Sağlıklı bir Hamilelik Dönemi geçirmek, Rahat ve Sağlıklı Doğum yapmak ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için Hamile kalmaya karar verdiğinizde uzman doktorunuzla görüşmeniz son derece önemlidir. Doktorunuz hem sizin hemde dünyaya getirmeyi planladığınız bebeğinizin zarar görmesini engellemek için bazı muayene ve tetkikler yapacak ve size Sağlklı Hamilelik Dönemi için önerilerde bulunacaktır.

Gebelik Öncesi Danışmanlık 

Gebeliğin başarı ile sonlanmasında Gebelik Öncesi alınan bazı tedaviler ve önlemler etkili olabilmektedir.

Örnek; Şeker Hastalığı olan bir kadında gebelikten önce kan şeker düzeylerinin kontrol altına alınması anomalili Bebek doğurma riskini en aza indirecektir. Benzer şekilde Gebelik üzerinde etkili olabilecek tüm hastalıklar veya sosyal davranışlar kontrol edilmelidir.

Kişideki bazı durumlar gebeliği olumsuz yönde etkileyebileceği gibi, gebeliğin kadını olumsuz yönde etkileyebileceği bazı hastalıklar da mevcuttur.

Örnek; konjenital veya sonradan edinilmiş Kalp Hastalıkları, Akciğer damarlarındaki Yüksek Tansiyon, Damar Tıkanıklığı veya bazı konjenital anomaliler (sakatlıklar) Kadın gebe kaldığında hayatını tehdit edebilecek komplikasyonlara yol açabilir.

Yine daha önceki dönemlerde düşük veya Ölü Doğum ile sonuçlanmış başarısız Gebelik tecrübesi yaşayan Kadınlar Gebelik Öncesi danışmanlıktan fayda görebilirler.

Anne yaşı, ilaç veya madde bağımlılığı, viral enfeksiyolar gibi faktörlerde söz konusu ise Gebelik Öncesi Danışmanlık ayrıca önem kazanır.

Gebelik öncesi muayene

Anne olmaya karar verildiğinde ilk yapılması gereken gebeliği takip etmesi istenilen Hekim ile temasa geçmek, randevu almak ve muayeneye gitmektir. Gebelik öncesi muayenenin birtakım amaçları vardır. Sağlık durumu ile iligili amaçların dışında sizin hamileliğinizi takip etmesini ve doğumunuzda eşlik etmesini arzu ettiğiniz hekiminizi tanımanız ve pozitif diyalog kurmanız açısından da bu ilk ziyaret oldukça önemlidir. Doktorunuzla kuracağınız diyalog Hamilelik takiplerinin önemli bir detayıdır.

Doktorunuz “ben bebek sahibi olmak istiyorum” diye başvurduğunuzda sizin genel Sağlık durumunuz ile ilgili ana hatları çıkartmaya çalışacak ve olası problemleri saptayarak bunları tedavi edecektir.

Muayenenin ilk aşaması görüşmedir. Bu görüşmede doktorunuz ilk önce sizi tanımaya çalışacaktır. Yaşınız, mesleğiniz, kaçıncı evliliğiniz olduğu gibi sizin için önemsiz görünebilecek bazı bilgiler doktorunuza önemli ipuçları verebilir. Bunlardan mesleğiniz özellikle önemlidir. Meslek ile ilgili faktörler genel sağlık durumu dışında hamilelikte de zararlı olabilmektedir.

Doktorunuz daha sonra Diyabet, Kalp Hastalığı, Karaciğer Hastalığı, Böbrek Hastalığı gibi kronik sistemik hastalığınız olup olmadığını sorgular. Bu hastalıkların varlığı hamileliğin size zarar vermesine neden olabileceği gibi bebeğinizin sağlıklı gelişimine engel olabilmesi açısından da son derece önemlidir. Sistemik hastalıklar gözden geçirildikten sonra sıra daha spesifik olan jinekolojik hastalıklara gelir. Yumurtalık Kisti, Myom, Endometriozis gibi hamileliğe engel olabilecek durumların varlığına yönelik ipuçları aranır veya daha önceden bu tür durumların varlığı tespit edilmiş ise, uygulanan tedaviler ve sonuçları ile ilgili bilgi edinilir. Bazı jinekolojik hastalıklar ve Enfeksiyonlar Hamile kalmada güçlüğe veya Hamile kalındığında düşüklere neden olabildiğinden jinekolojik öykü son derece önemlidir.

Obstetrik öykü olarak adlandırılan ve daha önceden yaşamış olduğunuz hamilelikler ile bunların sonuçları ile ilgili bilgiler de önemli ipuçları verebilir. Eğer daha önce Doğum yaptıysanız bebeklerin Doğum Kiloları, Doğum Haftaları, Doğum Şekli, Eylem ve Doğum sırasında yaşanan özellikler değerlendirilir. Eğer daha önceden tekrarlayan düşükler, ölü veya sakat doğumlar varsa uzman doktorunuz yeniden hamile kalmanıza izin vermeden önce bunların nedenlerini araştırmak ve gerekiyorsa tedavi etmek isteyecektir.

Bu ilk görüşmede hem Baba hemde Anne adayının aile geçmişleri sorgulanır, soylarında genetik geçiş gösteren herhangi bir anomali veya hastalığın olup olmadığı araştırılır. Bu tür bir problem varlığında doktorunuz Gebelik Öncesi Genetik Danışmanlık isteyebilir.

Görüşmenin bir başka amacı da Baba ve Anne adayının yaşam ve beslenme alışkanlıklarının ortaya çıkarılmasıdır. Bu alışkanlıklar hamileliğe ve bebeğe zarar verebileceği için mutlaka sorgulanmalıdır.

Düzenli veya düzensiz kullanılan ilaçlar hekim ile tartışılmalı, bunların gebeliğe ve bebeğe olan etkileri sorgulanmalıdır. Öte yandan alerji varlığı ve hangi maddelere karşı allerjik olunduğu da önemlidir.

Muayene

Öykü alındıktan ve kişinin genel sağlık durumu ile ilgili detaylı bilgi edinildikten sonra sıra muayeneye gelir. Bu jinekolojik muayenede standart muayeneden farklı bir işlem yapılmaz.

Muayenede Vajinal ve Pelvik enfeksiyonlar araştırılır. Transvajinal ultrasonografi (alttan ultrason) ile rahim ve yumurtalıkların durumu değerlendirilir. Kist, Myom, Endometrioma varlığı araştırılır. Rutin bilinenin aksine alttan ultrasonun gebeliğe hiç bir zararı yoktur, çünkü bu Ultrason vajinadan yapılır rahim ağzı veya rahime teması yoktur. Eğer bir zararı olsa idi tüm gebelerde Cinsel İlişki yasak olmalıydı,oysa gebeliğin son üç (3). haftasına dek ilişkide bir sakınca yoktur.

Eğer daha önceden yapılmadıysa veya yapılmış olsa bile üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmiş ise mutlaka Smear Testi yapılmalıdır.

Muayenenin son aşaması Kilo, Boy, ve Tansiyon tespitinin yapılmasıdır.

Laboratuvar incelemeleri:

Öykü ve muayeneden sonra sıra bunlarla saptanamayan faktörlerin incelenmesi gerekir. Bu inceleme laboratuvar yardımıyla yapılır. Bilinenen herhangi bir hastalığı olmayan kişlerde rutin testler istenir.

Rutin testler şunlardır:

  • Tam kan sayımı.
  • Tam idrar tetkiki.
  • Anne ve babanın kan grupları.
  • Rubella (kızamıkçık) ile ilgili testler.
  • Toksoplazma ile ilgili testler.
  • Hepatit B ile ilgili testler.

Açlık Kan Şekeri (AKŞ) bakılması son zamanlarda önerilmemektedir çünkü AKŞ sadece var olan aşikar diabeti gösterir. Bunun yerine 50. gram Glukoz ile yapılan tarama testi (gebeliğin 24. ila 28. haftalarında yapılır) daha önemli bilgiler verebilir.

140MG/D L VE ÜZERİNDE DEĞERLER 100 GR ogtt ENDİKASYONUNU DOĞURUR.

Bunlar dışında belirli bir yakınma veya bulgu varsa buna yönelik incelemeler yapılır.

Örnek; adet düzensizliği varlığında prolaktin ve tiroid hormonları da dahil olamak üzere detaylı hormon incelemesi gerekli olabilir. Jinekolojik hastalık dışında bir Patoloji saptandığında doktorunuz ilgili branştan konsülatasyon isteyecektir.

Öneriler

Tüm incelemeler yapıldıktan ve hamile kalmaya engel bir durum olmadığı gösterildikten veya var olan patolojiler tedavi edildikten sonra sıra önerilere gelir.

Yapılan tetkiklerde rubella’ya karşı bağışık olmadığınız saptanırsa aşı olmanız gerekir. Ancak bu aşı canlı virüslerden yapıldığı için aşı sonrası üç (3). ay süreyle hamile kalmamanız ve bu sürenin sonunda bağışılık gelişip gelişmediğini kontrol ettirmeniz gereklidir.

Eğer Diabet (şeker hastalığı) saptanmış ise kan şeker düzeyinizin mutlaka normal düzeyde tutulması gerekir Yapılan araştırmalar Kan Şekeri yüksekliğinin Hamilelik üzerinde olan olumsuz etkilerinin döllenme olmadan çok daha önce başladığını ortaya koymuştur.

Gebelik ve Anne olma heyecanı sağlıklı Yaşam için mükemmel bir motivasyon aracıdır. Bu kararı veren pek çok Kadın alışkanlıklarını kendi isteği ile değiştirmekte, pek çoğunun eşi de ona detek olmak maksadıyla ona uymaktadır. Sonuç çok daha sağlıklı bireyler ve aile olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gebelik sonrası takip

Üreme çağında ve düzeli adet gören kadınlarda aniden adet kesilmesi saptandığında ilk şüphelenilmesi gereken durum gebeliktir. Bu nedenle prenatal bakımın ilk aşaması gebeliğin tespitidir. Yüzde 8. oranında son adet tarihinden itibaren 40. gün civarında hafif bir kanama olabilir. Bu Gebelik ürününün rahime yerleştiği döneme (implantasyon) denk gelen bir kanamadır. Adet Gecikmesi olduğunda ve bu gecikme on (10). günü geçtiğinde idrar veya kanla yapılan tahliler yardımı ile mutlaka Gebelik olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu tür testler sadece herhangi bir gebeliğin var olup olmadığını gösterirler. Eğer Gebelik Testi Pozitif ise yapılması gereken ilk işlem bir ultrasonografi ile gebeliğin normal olup olmadığının saptanmasıdır. Test pozitif olduğu halde gebelik ürünü gelişmemiş olabilir (blighted ovum, boş gebelik) ya da bir Dış Gebelik söz konusu olabilir. Benzer şekilde de halk arasında üzüm gebeliği denilen Mol gebelikte veya embryonun hayatını yitirdiği missed abortus denen durumlarda da hiçbir belirti olmaksızın sadece gebelik testi pozitif olabilir. Böyle durumlar anne hayatını tehtit eden sonuçlar doğurabilirler. Bebek öldüğü halde plasenta bir süre daha hormon salgılanmaya devam edeceğinden gebelik testleri uzunca bir süre daha pozitif sonuç verebilir. Ancak bu Sağlıklı Gebelik olduğunu göstermez.

Gebeliğin saptanıp, rahim içerisinde canlı normal bir gebeliğin varlığı Ultrason ile tespit edildikten sonraki ilk aşama bu gebeliğin yaşını hesaplamaktır. Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen gün değil son adet kanamasının başladığı ilk gün gebeliğinde başlangıcı olarak kabul edilir (son adet tarihi=”SAT”).

Sigara:

Sigarayı bırakmak için anne olmayı istemekten daha iyi bir sebep kesinlikle olamaz. Sigara kadında yumurta, erkekte sperm sayı ve kalitesini azalttığından gebe kalmada güçlüğe neden olabilir. Sigara içen gebelerin bebekleri düşük doğum ağırlıklı olabilmekte, ani Bebek Ölümleri görülebilmekte, çocugun eşi normalden aşağıda yerleşebilmekte ve bu kadınlarda düşük veya erken doğum daha sık görülmektedir. Yeni yayınlanan bir çalışmada gebelikleri boyunca Sigara kullanan kadınlardan doğan erkek çocukların ileriki yaşamlarında şiddet ve suça olan eğilimlerinin artmış olarak bulunması oldukça ilginçtir.

Alkol:

Benzer şekilde alkol de gebe kalma şansını bir miktar azaltır. Anne karnında alkole maruz kalan bebeklerde uzun dönemde Öğrenme Bozuklukları, Zeka Gerilikleri, Davranış Bozuklukları görülebilir. Yine yapılan bir çalışmada haftada 1. veya 5. kez Alkol kullanan kadınların hiç kullanmayanlara göre daha zor gebe kaldıkları saptanmıştır. Alkol erkekde de sperm sayısı ve kalitesini azaltır.

Stres:

İsrail’de uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmada infertilite tedavisi gören kadınlarda Stres gidermek maksadı ile meditasyon yapanlarda gebeliklerin çok daha kolay elde edildiği sonucuna varılmıştır. En sağlıklı ve kolay Stres giderici egzersizdir.

Beslenme:

Gebelikte olduğu gibi gebe kalmaya karar verildiğinde de beslenme oldukça önemlidir. Suni tatlandırıcılar, kafein gibi pek çok maddenin kullanımı azaltılmalıdır. Kilo fazlalığı varsa bunları vermek için en iyi dönem Gebelik Öncesidir. Çünkü gebelikte Diet kesinlikle önerilmez. Yaygın kanının aksine beslenme bozukluğu olmayan kişilerde hamile kalmadan önce vitamin takviyesi gerekmez. Bu durumun istisnası folik asittir.

Hamile kalmadan önce B grubu vitaminlerden biri olan folik asit takviyesi faydalı olmaktadır. Günde alınan 400. veya 800. mikrogram folik asit bebekdeki merkezi sinir sistemi anomalilerini yüzde 50’ye yakın oranda azaltır. Buna karşın folik asidin düşük olasılığını da arttırdığına dair az sayıda araştırma da mevcuttur. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi üreme çağındaki her kadının hergün folik asit almasını önermektedir.

Önemli noktalar

Gebe kalınıp kalınamayacağı önceden bilinemez. Hiçbir uzman hekim veya kişi, hiçbir kimseye çocuğun olur veya olmaz diye krsin garanti veremez. Tabii ki bunun istisnaları vardır. Rahimi veya testisleri olmayan bireylerden oluşan çiftlerde doğal olarak Gebelik olmaz. Ancak Anatomik olarak hiçbir problem olmasa bile yüzde 15 vakada açıklanamayan kısırlık olduğu unutulmamalıdır.

Gebe kalmaya karar verildiğinde doğal olarak ilk yapılacak şey korunmayı bırakmaktır. Uygulanan yönteme bağlı olarak üreme yeteneğinin geri dönmesi 0-3 ay kadar sürebilir.

Gebe kalmak için en uygun dönem 28. günde bir adet gören kadında kanamanın başlangıcından itibaren 12. ila 15. günlerdir.

Gebe kalma şansını arttırmak için düzenli bir Cinsel Yaşam ve haftada en az üç (3). ilişki faydalı olur. Bu şekildeki çiftlerin %75’i 6 ay içinde gebelik elde eder.

Çiftlerin yüzde 15’inde 1. yılın sonunda Gebelik olmaz. Bu çiftlerin infertilite araştırılması açısından hekime müracaatı gerekir. Gebe kalan kadınlarda ilk hedef Gebelik Öncesi takip ve bakımdır. Bu aşamadan sonra ise Doğum Öncesi takipler başlar.

Özetle, “Prenatal takip” adıyla anılan bu bakımın ana hedefleri:

  • Anne ve fetusun sağlık durumunun tanımlanması.
  • Gebelik yaşının saptanması ve fetal gelişimin izlenmesi.
  • Komplikasyon riskindeki hastaların tanımlanması ve riskin mümkün olduğunca azaltılması.
  • Gebelik problemlerinin önceden tahmin edilip önlenmesi.
  • Hastanın eğitilmesidir.

Bu amaçların gerçekleşmesi bir takım, planlı, efektif, sağlık hizmeti ile mümkündür.

Yard. Doç. Dr. İlker GÜNYELİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum