Meme biyopsisi Nedir ve Nasıl Yapılır

Meme biyopsisi Nedir ve Nasıl Yapılır

Biyopsi, bir anormal oluşumun kesin tanısı için o oluşumdan örnek alınması işlemidir. Bu örnek, hücre veya doku örneği olabilir. Kesin tanı, patolog tarafından mikroskopik değerlendirme ile söylenir. Hücre örneği alınırsa sitoloji, doku örneği alınırsa histopatoloji tanısından söz edilir.

Meme biyopsisi yapılmasına karar verildiğinde biyopsinin yöntemi önem taşır. Her biyopsi, hasta ve yakınları için kesinlikle fiziksel, ruhsal ve ekonomik travmadır. Bu nedenle, seçilecek biyopsi yönteminin kolay, konforlu, genel anestezi, detaylı tetkik ve hastane yatışı gerektirmeyen, nedbe oluşturmayan, memenin estetiğini bozmayan, güvenli ve güvenilir bir yöntem olmasına son derece dikkat edilmelidir.

Meme biyopsisinde şu 5 yöntemden biri kullanılmaktadır:

1. Cerrahi biyopsi (doku biyopsisi yöntemidir)

2. Kılavuz tel kullanarak cerrahi biyopsi (doku biyopsisi yöntemidir)

3. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) (hücre biyopsisi yöntemidir)

4. Kor biyopsi (doku biyopsisi yöntemidir)

5. Vakumlu kor biyopsi (doku biyopsisi yöntemidir)

Elle hissedilemeyen (yalnız mamografi veya US ile saptanan) anormal meme oluşumları için mamografi veya US kullanılarak yapılan kılavuz tel işaretlemeleri, İİAB, kor ve vakumlu kor biyopsi yöntemleri son 20 yılın uygulamalarıdır. Bu yöntemler Türkiye’de ilk kez Prof. Dr. Ayşegül Özdemir tarafından kullanılmıştır. Kılavuz tel işaretlemesi ve İİAB 1991’den, kor biyopsi ve vakumlu kor biyopsi yöntemleri 2000’den bu yana uygulanmaktadır.

Meme kanserinin de dahil olduğu memenin solid (kist olmayan, dokusal) anormallikleri için son 20 yıldır gelişmiş ülkelerde yaklaşık olarak ortalama yüzde 99 sıklıkla kullanılan biyopsi yöntemleri, meme radyologları tarafından ultrasonografi (US) veya mamografi kılavuzluğunda yapılan kor ve vakumlu kor biyopsilerdir.

Biyopsi sırasında US ve mamografiden hangisinin kılavuz yöntem olarak kullanılacağına meme radyoloğu karar vermelidir. Mamografi kılavuzluğunda yapılacak biyopsiler için kesin olarak stereotaksik sistem kullanılmalıdır.

Stereotaksik meme biyopsisinde, memedeki anormal dokunun üç boyutlu koordinatları hesaplanır. Stereotaksik biyopsi cihazları iki türlüdür: birinde hasta oturur, diğerinde ise yüzüstü yatar (pron). Pron masa stereotaksik meme biyopsisi kesinlikle hasta için çok daha konforlu ve kesin olarak güvenlidir. Bütün işlem yaklaşık olarak ortalama 1 saat sürer.

Hem ultrasonografik, hem de stereotaksik kor ve vakumlu kor biyopsiler öncesinde hiçbir tıbbi hazırlık gerekmez; hastanede yatış söz konusu değildir. Lokal anestesi altında uygulanır; ağrısız ve acısızdır; dikiş gerekmez; biyopsi sonrasında işinize kesinlikle hemen dönebilirsiniz.. Herhangi bir komplikasyon riski kesin olarak yoktur. Cerrahi biyopsiye göre kesinlikle çok daha ucuzdur. Bütün bunların yanı sıra, tanı güvenilirdir.

Diğer yandan, cerrahi biyopsiler genel anestezi gerektirirler. Bu nedenle, anestezi almaya engel durumunuz olup olmadığının biyopsi öncesinde mutlaka araştırılması gerekir. Bu yüzden mutlaka 1 gün öncesinden hastaneye yatış yapmanız gerekebilir.

Cerrahi biyopsiden sonra memede nedbe dokusu gelişir. Nedbe dokusunun iyileşmesi yıllarca sürer ve yerinde genellikle kalıcı bir ağrı bırakır. Çok Daha kötüsü, kansere benzer mamografi bulguları oluşturarak gereksiz başka tetkik ve biyopsilere zemin hazırlar. Bu nedenlerle, tanıda cerrahi biyopsi artık çok nadiren kullanılmaktadır. Meme biyopsilerinin yaklaşık olarak ortalama yüzde 99’u meme radyoloğu tarafından radyolojik yöntemlerle yapılabilmektedir. Memedeki cerrahi girişimler ise artık ağırlıklı olarak tedavi amaçlı olmalıdır, tanı amaçlı değil…!

Memenizi koruyun…! Nasıl mı?

1. Kontrolu ele alın. Memenizi tanıyın. Öğrenme ve karar verme sorumluluklarınızı devretmeyin. Sormaktan ve sorgulamaktan çekinmeyin.

2. Memenizde rastlanan bulgunun biyopsi gerektirip gerektirmediğine iyice emin olmaya çalışın. Doğru kaynaklardan ikinci görüş alın…

3. Biyopsi yöntemi için seçeneklerinizi iyi öğrenin. Öğrenecekleriniz kesinlikle hayatınızın akışını değiştirebilecek güçtedir..!

Prof. Dr. Ayşegül ÖZDEMİR

Meme Radyolojisi