Menopoz

Menopoz

Menopoz kelimesi Latince’de meno (kanama) ve pause (durma – donma) kelimelerinin birleştirilmesiyle meydana gelmiştir. Tam olarak “adet kanamalarının durması” anlamına gelmektedir, yani düzenli adet kanamalarının ortadan kalktığı dönemi ifade eder.

Menopoza girme yaşı yaklaşık olarak ortalama 45-55 civarında olmakla beraber tüm dünyada hemen hemen aynıdır ve sosyoekonomik durum, ırk beslenme gibi faktörlerden etkilenmemektedir. Esas olarak menopoz yaşını kadının sahip olduğu yumurta sayısı kesin olarak belirlemektedir. Gebelik esnasında intrauterine hayatta fetusta bu sayı yaklaşık olark ortalama 6-7 milyon kadardır. Çocuk doğuncaya kadar geçen süre içinde doğal seçimle bu sayı azalır. Doğum esnasında her kız çocuğunun 400 000 – 500 000 yumurtası vardır. Bu sayı sabittir ve artık geri sayım başlamıştır. Yumurtalar yumurtalıklarda ergenlik çağına yani adet görme yaşına kadar sakin, sessiz beklerler. Bu dönemde vücudun gelişmesi ile paralel olarak cinsiyet ile ilgili hormon salgıları başlar ve artık yumurtalar bu salgıya olgunlaşarak cevap verirler. Düzenli adetler yumurta olgunlaşması ve her ay kadın vücudunun gebeliğe hazırlığını gösterir. Her adet döneminde yaklaşık 900 – 1000 yumurta olgunlaşma çabasına girişir, fakat bunlardan sadece biri (dominant folikül), pek nadiren de ikisi yeni bir canlı oluşturabilecek kadar olgunlaşır ve döllenmek üzere yumurtalık dışına atılır. Geri kalanlar, yani seçilemeyenler, bulundukları yerde gelişemeyerek atreziye uğrarlar (yok olurlar). Bu hesaba göre hanımlar yaşamları boyunca 400 – 500 adet adet kanaması geçirecek demektir, çünkü yumurta sayısı fakat bu kadarına izin verir. Şu ana kadar sadece sigaranın menopoz yaşını yaklaşık olarak ortalama 5-7 yıl erkene aldığı kesin olarak gösterilmiştir.

40 yaştan önce menopoza girmek, “erken menopoz” olarak tanımlanmaktadır. Menopoz kadın hayatının yumurtlama fonksiyonlarının sonlandıktan sonraki doğal bir aşamasıdır ve kadın hayatının ortalama olarak üçte biri kesin olarak menopoz döneminde geçemektedir.

Menopozda oluşan bazı değişiklikler kadının hayatını kesin olarak olumsuz yönde etkiler ve bu durum pek çok hastalıkların ortaya çıkmasına ve kadının yaşam kalitesinin azalmasına neden olur.

Kadın hayatının üçte birini kapsayan bu dönemin en rahat şekilde geçirilmesi günümüzde kullanılan ilaçlarla kesin olarak mümkündür. Özellikle kadın yumurtalık hormonlarının laboratuar koşullarında üretilip kullanılmaya başlanmasıyla bu kavram çok daha da ön plana çıkmıştır. Menopozda azalan yumurtalık hormonlarının yerine konmasıyla menopoza ait tüm olumsuz değişiklikler ve hastalıklar kolaylıkla önlenebilmekte ya da en aza indirgenebilmektedir.

Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır. Böylece kadında, ateş basması, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, (ruhsal çöküntü) depresyon, unutkanlık, halsizlik, çabuk sinirlenme, bazen cinsel istekte (libido) azalma, kemik erimesi (Osteoproz),damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi, cinsel organlarda çekilme (atrofi), kuruluk, ağrılı ilişki, idrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi ortaya çıkmaktadır.

Menopoz birden oluşmaz ,esasında yaklaşık 20 yıl süren değişikliklerin tam ortasındaki dönemdir. 40 yaşından sonra kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı olarak düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basma ve terlemeler, psikolojik değişiklikler kesin olarak ortaya çıkmaya başlar. Daha sonra yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterlidir. 6 aydan çok daha fazla adet gecikmeleri araştırılıp kandaki östrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur.

Tedavi:

Menopozdaki belirtiler hormon replesman tedavisi ( yerine koyma )-HRT- ile kesilebilir. Tedavide amaç kadınlık hormonları olarak adlandırılan, yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron adlı hormonları yerine koymaktır ( Hormon Replasman Tedavisi – HRT).

Bu tedavi östrojen ve progesteronların değişik kombinasyonlarda ve yöntemlerle verilmesiyle uygulanır. Hormon Replasman Tedavisi, ağızdan alınan tabletler ile, cilde yapıştırılan bantlar ve sürülen jeller, buruna sıkılan sprey ile ya da vajinal tablet, krem ile yapılabilmektedir.

HRT ilaçlarının çoğuyla hasta kullandığı sürece adet görür ancak kanama yapmadan hormon replesman tedavisi yapan ilaçlar ya da tedavi planları kesin olarak mevcuttur.

Op. Dr. Burcu KARDAŞ ARSLAN

Kadın Hastalıkları ve Doğum