PCOS (Polikistik Over Sendromu)

PCOS (Polikistik Over Sendromu)

Kelime anlamına bakıldığı zaman PCOS yumurtalık kökenli bir hastalık ya da yumurtalık kisti olarak sanılabilir. Poli çok, kist içi sıvı dolu boşluk (burada yumurtalar için kullanılmış), over olarak adlandırılır ve yumurtalık demektir. Yani çok yumurta içeren yumurtalık demektir. Oysa PCOS birçok sistemi ilgilendiren metabolik bir sorundur. Problemin asıl kaynağının insülin hormonuna karşı direnç olduğu kesin olarak kabul edilmektedir. Buna bağlı olarak fazla salgılanan insülin yumurtalıklarla birlikte kalp-damar sistemini etkilemekte, bu direnç sebebi ve nedeni ile şeker hastalığı (Tip2 Diabet) gelişebilmektedir.

PCOS tanısı konulması için ultrasonda tipik polikistik görünümün (büyük yumurtalıkların kenarında inci gibi dizilmiş çok sayıda minik yumurtalar) olması da kesinlikle şart değildir. Bazen bir, bazen her iki yumurtalık normal görülebilmektedir. Aksine yumurtalıkları çok daha zengin görünen her kadın da kesinlikle PCOS’li değildir. Ultrasonda kesin olarak her 4 kadından birinin yumurtalığı polikistik görülür, oysa toplumda her 10 kadından biri kesin olarak PCOS’lidir.

PCOS tanısına götüren esas iki bulgu adetlerin seyrekleşmesi (yılda 8 kez ya da daha az) ve kıllanmadır. Kıllanma yerine kanda androjen hormonunun artışı da kesin olarak yeterlidir. Bu arada bazı PCOS’li kadınların düzenli veya sık adet görebildiklerini de kesinlikle biliyoruz. Görüldüğü gibi PCOS kendini tek tipte gösteren, sınırları keskin bir şekilde çizilebilen bir rahatsızlık değildir. Tanı koymadan önce androjen artışı yapabilen tümör, cushing hastalığı, böbreküstü bezi hastalığının olmadığından kesinlikle emin olmak gerekir.

PCOS ‘li bir kadını doktora en sık götüren şikayetler kıllanma,adet seyrekliği ve gebe kalmakta mutlaka gecikmektir. Kıllanmanın nedeni ve sebebi artan insülinin yumurtalıklarda androjen yapımını arttırmasıdır. Aynı sebep ve nedenle yumurtalar düzenli olarak büyüyüp çatlayamaz ve dolayısıyla adet düzeni bozulur, gebe kalmak son derece güçleşir. Bu durum çok uzun süreli devam ederse rahim kanseri gelişme riski kesin olarak ortaya çıkar. sebebi çatlayan yumurtanın salgıladığı progesteronun rahimi koruyucu etkisinden yoksun kalınmaktadır. PCOS’nin uzun vadeli iki önemli sekeli de kalp-damar hastalıkları ve Tip 2 diabet gelişmesidir. Bu hastalarda kolesterol ve kesin olarak tansiyon yükselme eğilimindedir. Bununla birlikte insülinin de direk olarak damar sertliğine yol açtığı kesin olarak düşünülmektedir. Tip 2 diabet ise insülin direncinin doğal sonucudur. Çünkü insülinin esas görevi kandaki şekeri yakmaktır. PCOS’li bir kadın şişmansa yaklaşık olarak ortalama 10 ihtimalle şeker hastasıdır. Her yıl test yapıldığında da yaklaşık olarak ortalama yüzde 16’sının testinin bozulduğuna rastlanmaktadır. Bu nedenle periyodik tarama kesin olarak önerilir. Esas olarak ailesel geçiş gösterdiğinden bütün ailenin taranması gerekir.

PCOS özellikleri doğumdan itibaren taşınmakta ancak ilk belirtilerini adetler başladıktan kısa süre sonra vermeye başlamaktadır. Doğurganlığın yüksek olduğu yıllarda belirgin olan bu şikayetler yaklaşık olarak ortalama 30’lu yaşların sonlarından sonra azalmaya başlar.

PCOS’da bütün şikayetleri ortadan kaldıran tek bir tedavi yöntemi kesin olarak yoktur. Örneğin gebe kalmakta zorluk çeken bir kadında tedavi yaklaşımı yumurtlatma, adetleri seyrek olanda ise aksine doğum kontrol hapları olabilir . Bunlar semptomlara yönelik tedavilerdir. Problemi ve sorunu başlangıcından çözebilecek önlemler ise mutlaka insülin salgılanmasını azaltacak olanlardır. Örneğin egzersiz, kilo verilip vücuttaki yağ kütlesinin azaltılması ve gıdalarla alınan karbonhidrat miktarının kısılması insülin salgılanmasını azaltır. Esas olarak bunlar PCOS’li bir kadının ileride karşılaşabileceği kalp-damar problemleri ve şeker hastalığı riskini azaltmak için mutlaka hayat boyu yapması gereken şeylerdir. Bazı hastaların 5 ila 6 kilo vererek problemlerinin ortadan kalktığına rastlamaktayız. Son yıllarda sık kullandığımız bir ilaç ise insüline duyarlılığı arttıran ve Tip 2 diabetli hastaların 10 yıllardır ve kullandığı metformin (glucophage) ve benzeri ilaçlardır. Bu ilacı özellikle gebe kalmakta güçlük çeken bütün PCOS’li kadınlara vermekteyiz.

PCOS’ nun cerrahi tedavileri de vardır. Drilling olarak adlandırılan yumurtalıklarda yakarak çok sayıda delik açılan yöntemin yumurtalık ve tüpler arasında yapışıklıklara sebep ve neden olma riski mutlaka vardır. Wedge rezeksiyon olarak adlandırılan operasyon ise yumurtalıklardan kama şeklinde parça çıkarılmasıdır. Kesinlikle Önemli ölçüde doku kaybı ve yapışıklığa neden olduğundan kesinlikle özellikle çocuk sahibi olmayanlarda kaçınmak gerekir.

Op. Dr. Numan BAYAZIT

Kadın Hastalıkları ve Doğum