Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlıklar ve Çözümler

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlıklar ve Çözümler

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlıklar ve Çözümler 

Bazı çiftlerde defalarca denemelere rağmen bir türlü Gebelik olmamaktadır. Problem değişik aşamalarda meydana gelebilmektedir.

Yetersiz yumurta oluşumu:

Yumurtalıkların istenen sayı da ve kalitede yumurta üretilememesi. Yaşa bağlı olabileceği gibi yumurtalıkların uyarıya dirençli olmasından ya da erken menapozdan kaynaklanıyor olabilir. Bu tür hastalarda genelde FSH hormon düzeyleri oldukça yüksektir. Özel uygulamalara gerek duyulur. Mevcut ilaç dozları yükseltilmesinin yanı sıra yardımcı bazı yeni ilaçların (Letrozol, DHA, L-arginin, Tmx vs.) kullanılması faydalıdır.

Döllenme olmaması:

Bir araya getirilen yumurta hücresiyle sperm hücresinin normal olmasına rağmen döllenmenin olmaması Gebelik şansını ortadan kaldırır. Çünkü her iki hücreninde sahip olabileceği genetik kurslar olabilir ya da hücrelerde döllenmeyi tetikleyecek elektro biyokimyasal-enerji bağlantılı aksamalar vardır. Bu tür durumlarda genetik incelemeler yapılmalı ve hücreye elektrik uygulaması (Piezo elektrik uyarımı) yapılmalıdır. Piezo elektrik uygulaması yeni ve oldukça etkili bir yöntemdir. Hücreyi döllenmeye kışkırtmakta embriyo oluşumunu uyarmaktadır.Ayrıca mikroinjeksiyon (ICSI) uygulamasıda yüz güldürücüdür.

Embriyo bölünmemesi:

Bu aşamada çok sık karşılaşılan problemlerdendir. Laboratuar ortamının yeterli olmaması neden olabileceği gibi. Yine Sperm ve Yumurta hücrelerinin yetersiz olgunlukta olması ile bağlantılı da olabilir. Anne-Baba adayının taşıdığı bazı genetik kusurlarda buna sebep olabilir.

Transfer edilmiş embriyonun tutmaması:

Yukarıda saydığımız etkenler bu durumda da geçerlidir. Ayrıca tedavi hazırlıkları sürecinde rahim iç dokunun yetersiz hormonal desteğin sağlanması, dokusunun yetersiz kalınlaşması, kalitesiz embriyoların verilmesi de sebepler arasında yer alabilir. Uygu koşulların sağlanması bu açıdan çok daha önemlidir. E2 hormon düzeyinin çok düşük veya çok yüksek olması embriyonun rahme tutunmasını bozar. Embriyonun tutunmasını kolaylaştırmak için yuvalanma teknikleri yardımcı olabilir. Mekanik-kimyasal ya da Laser yöntemlerle Embriyo kapsülüne açılan delikler embriyoya zarar vermeden tutunmayı oldukça kolaylaştırır.

Oluşan gebeliğin erken dönemde düşmesi:

Düşüğün engellenmesi için transfer sonrası yoğun ilaç tedavileri verilir. İlaçlar ile gebeliğinde devamında sorumlu progesteron hormonu,kan sulandırıcı iğneler ve aspirin bebeği ret edebilecek olan anneden kaynaklanan mekanizmaları baskılayacak steroid dediğimiz hormonlar düşük dozlarda verilir.

Erken dönemlerde ki düşüklerin çoğunluğu bebeğin genetik kusur taşımasından kaynaklanır. Çok ağır fiziksel zorlanmalar düşüğü tetikleyebilir. Kan pıhtılaşması eğilimi olan Anneler, hormonal eksiklik ve dengesizlik yaşayan Anneler düşük yapabilir. Sistemik bazı hastlıklar (yüksek tansiyon, guatr, şeker hastalığı, aşırı kansızlık, kan hastalıkları.), bulaşıcı hastalıklar, (brucella, kızamıkcık, toksoplasma, hepatit türleri, uçuk virüsü vs..) neden olabilir. Bazı vakalarda herhangi bir düşük sebebi bulunamamaktadır.

EMBRİYONUN DONDURULMASI:

Embriyo transferi yapıldığı gün halihazırda yeterli olgunluk ve kalitede, gelişme potansiyeli olan embriyolar artmış ise, bunlar dondurulup saklanabilir. Blastokist dediğimiz beş (5) . gününe kadar sağlıklı bir şekilde gelişmiş embriyolar işleme uygundur. Dondurulan embriyolar beş (5). sene süre ile saklanabilir. İstenildiği zaman çözme işlemi yapılarak embriyolar Anne adayına kolayca transfer edilir. Taze embriyo transferine nazaran Gebelik olma ihtimalinde %10 civarında azalma olmaktadır. Ancak işlem kolay, maliyeti de çok daha azdır.

İLERİ YAŞLARDA TÜP BEBEK:

35 yaşından itibaren kadınlarda yumurtalık faaliyetlerinde zayıflamalar başlamaktadır. 40 yaşlarda bu durum çok daha iyi belirginleşir. 45 yaş sonrası kadınlarda artık menapoza yaklaşılmıştır ve Gebelik ihtimali çok azalmıştır. Her yaş grubuna yönelik kişiye özel tedavi yaklaşımları uygulanmaktadır. Yaş ile bağlantılı olarak Kadını FSH hormon düzeyi çok önemlidir. FSH değeri 20 üzerine çıktığında Gebelik olma ihtimali yok denecek kadar azalır. Bu grup hastalarda AMH hormonu düzeyine bakılması tedaviye başlama konusunda yardımcı olacaktır.

MİKROİNJEKSİYON (ICSI):

Özelikle erkek faktörüne bağlı kısırlık da (hareket , sperm sayı ve anormal şekilli olma halleri) uygulanır. Yumurta hücresi içine tek bir spermin mikroskop altında özel aletler yardımı ile yerleştirilmesi işlemidir. Artık birçok merkezde rutin uygulamaya girmiş durumda bir yöntemdir.

Op. Dr. Sertaç ŞEN

Kadın Hastalıkları ve Doğum